Futbol sevgisi küfür yemeye değer mi?

Futbol sevgisi küfür yemeye değer mi?
Futbol sevgisi küfür yemeye değer mi?
Küfürlü tezahürat eden kadınlar da var evet ama küfürden rahatsız olduğu halde statlardan vazgeçmeyenler de... Terim'e dava açan Mürüvvet Karaboğa vesilesiyle kadın taraftarlara sorduk...
Haber: ECE ÇELİK / Arşivi

21 Ekim’deki Park Antalyaspor- Galatasaray maçında bir kadın taraftar, Galatasaray Teknik Direktörü Fatih Terim’in kendisine ve yan hakemlere küfrettiğini iddia etmiş, Terim hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Soruşturmayı yürüten Antalya Cumhuriyet Savcısı Fevzi Argıç tarafından hazırlanan iddianame hafta başında kabul edildi. Terim hakkında 6 aydan 4 yıla kadar hapis cezası isteniyor. Mürüvvet Karaboğa’nın bir kadın olarak küfürden rahatsız olup, bu rahatsızlığını yargıya taşıması aklımıza şu soruyu getirdi: Kadın taraftarlar, kadınları aşağılayan küfürlerin havada uçuştuğu statlarda bulunmaktan rahatsız olmuyor mu? Futbolun bir ‘erkek oyunu’ olduğu ve küfrün maçlardan eksik olmadığı yadsınamaz bir gerçekken kadın taraftarlara “Futbol sevgisi küfür yemeye değer mi?” diye sorduk…

Kadınlar da küfürlü tezahürat yapıyor İpek Ören (Reklamcı): Küfür otobüste, yolda, sinema filmlerinde, her yerde ve her gün duyabileceğimiz bir şey. Artık kadınların da bol bol küfrettiğini görüyoruz. Bence insanlar küfürlerini gerçek anlamıyla kullanmıyor. Küfür çoğu insanın ağzından bir tepki anında otomatikman çıkıyor. O küfrün kadınları rencide edip etmeyeceğini düşünmüyorlar. Maçlarda da bol bol küfür var ama o ortamın öyle fanatik bir atmosferi var ki kadınlar dahil herkes anlamı ne olursa olsun küfürlü tezahürat ediyor. Küfür hoş değil ama önemli olan futbolun, maç atmosferinin verdiği keyif. Küfür var diye maça gitmemek olmaz.

Statlar herkes için deşarj alanı
Türkü Erus (Öğrenci): Maçları statta izlemek çok eğlenceli bir aktivite. Atmosferi beni çok heyecanlandırıyor, enerjisi çok yüksek bir alan. Maça küfür yiyeceğimi düşünerek gitmiyorum. Edilen küfürleri üzerime alınmıyorum, insanlar orada anlamını fark ederek küfretmiyor. Futbol maçları hem kadınlar hem erkekler için bir deşarj alanı.

Geceleri de sokakları da statları da istiyoruz!
Bahar Çuhadar (Gazeteci): Bu sene, yıllardır niyetlendiğim şeyi yapıp İnönü'deki Beşiktaş maçlarına gitmeye başladım. Tribünlere çıkıp ışıklar altındaki sahayla göz göze geldiğim an ağzım kulaklarımla birleşti; tek kelimeyle büyülendim! Kadınlığı aşağılayan tezahüratlara gelince... Erkekler sokakta, kafede, işyerinde de küfrediyor; köşeye sıkıştıkları en ufak anda. Ama onların küfürbazlığı ve futbol endüstrisinin ‘erkeklik halleri’ yüzünden maçlara gitmeyeceksek, nasıl “Geceleri de sokakları da istiyoruz” demeye devam edebiliriz ki? Aksine, statlar daha çok kadınla dolmalı ki yanı başlarında işyerinden arkadaşı, komşusu kadınları gören erkekler dillerini tutmaya başlasın. Küfrettiklerinde ters ters bakmak da serbest, yeter ki kadınlar olarak kalabalık olalım. Federasyonun takımlara ‘ceza’ olarak ‘kadınlar matinesi’ düzenlemesine ne kadar karşıysam, “Futbol erkek sporu, kadının işi olmaz” söylemine de o kadar karşıyım. Hem inanın, futbol sadece erkeklere bırakılamayacak kadar güzel bir oyun...

Küfür her alanda var
Işık Kantarcıoğlu (Öğrenci):
Futboldaki mücadeleyi izlemek zevkli ve heyecanlı. Futbol sadece sahada oynayanların mücadelesi değil, kitlesel bir mücadele var. Küfür sadece bu kitlesel mücadelede değil kadının hayatının her anında doğrudan veya dolaylı olarak karşı karşıya olduğu bir durum. Toplum erkeklerin çocukluk yıllarından itibaren ettikleri her küfürde sırtını sıvazlıyor. Maçlarda ve diğer alanlarda küfrü engellemek imkânsız. Öte yandan insanların toplu halde verdiği bir mücadeleyi, bir amaç uğruna oyun kurmalarını izlemek çok zevkli. Bu sebeple küfür yüzünden bu zevkten mahrum kalmaya hiç niyetim yok.