Gabriel'e tabak yarı dolu geldi!

Gabriel'e tabak yarı dolu geldi!
Gabriel'e tabak yarı dolu geldi!
Peter Gabriel'in "Ben sizin şarkılarınızı söyleyeyim, siz de benimkini" sözleri üzerine kurulu projesi nihayete erdi. Üç yıl önce 'Scratch My Back'te sevdiği şarkılardan albüm yapan Gabriel'e cevap biraz gecikmeli ve eksik de olsa 'And I'll Scratch Yours' ile geldi.
Haber: Derya Bengi / Arşivi

İlklerin adamı Peter Gabriel bundan üç sene evvel ilginç, oyuncaklı, eğlenceli bir işe kalkıştı. Anasından emdiği süt burnundan geldi. Maksadı bir tür ‘şarkı değiş tokuşu’ yapmaktı: Sevdiği sanatçıların şarkılarını bir albümde yorumlayacak, karşılığında aynı sanatçıların birer Gabriel şarkısı yorumladığı ikinci bir albüm yayımlanacaktı.
Birinci aşama kolayca tamamlandı. Peter Gabriel kuşak farkı gözetmeden, genç yaşlı demeden David Bowie, Paul Simon, Elbow, Bon Iver, Talking Heads, Lou Reed, Arcade Fire, Magnetic Fields, Randy Newman, Regina Spektor, Neil Young, Radiohead şarkılarından bir güldeste hazırladı. Gelin görün ki, içlerinden sadece altısı sözlerini çarçabuk tutarak kayıtlarını Gabriel’e salimen ulaştırdı. İlk mızıkçılık eden Radiohead’çilerdi: Gabriel’in güzelim ‘Street Spirit (Fade Out)’ yorumunu beğenmeyince ‘Wallflowers’ı kaydetmekten caydılar. Ardından Neil Young ve David Bowie mazeret bildirdi. Bu üç astan mahrum başlayan ikinci albüm macerası, ‘Heroes’ şarkısında Bowie’yle birlikte imzası bulunan Brian Eno’nun ve yedek kulübesinden Feist ile Joseph Arthur’un katılımıyla, bekle babam bekle, üç senelik rötarla, sonunda geçen ay tamama erdi. 

‘Al gülüm ver gülüm’

Albümlerden ilki ‘Scratch My Back’, ikincisi ‘And I’ll Scratch Yours’ adını taşıyor. Bu İngilizce deyim “Sen benim sırtımı kaşı, ben de seninkini” anlamına geliyor. Türkçesiyle, iyi tarafından bakarsak, ‘Al gülüm ver gülüm’e, ‘Komşu komşunun külüne muhtaç’a denk düşüyor aşağı yukarı. Eğer Peter Gabriel’e reva görülen onca nazı niyazı hesaba katarsak, ‘Etme bulma dünyası’na, ‘Men dakka dukka’ya kadar yolu var!
Cover yapmak, anlaşılan biraz da bir şarkıyı tanınmayacak hale getirme zanaatı. 70’li yılların sonunda İngiliz rock müziğine bambaşka bir yürüyüş temposu armağan eden, bateri setinden zilleri atarak Afrikalı tribal ritmlere kucak açan, bağrında yetiştiği Genesis usulü senfonik rock labirentlerinden kaçtıkça sadeleşen ve sadeleştikçe kendini new-wave gruplarının ve Üçüncü dünya yıldızlarının yanı başında bulan Peter Gabriel, ‘Scratch My Back’ albümünde etrafına geniş bir yaylı orkestrası toplayıp piyanosunun başına geçti. Şarkıların hepsini, hatta kıvrak ‘The Boy in the Bubble’ı bile, ritmi sadece vokal titreşimlerine emanet ederek, son derece ağır çekimde söyledi. Bütünlüklü bir ses evrenine sahip, güzel ama durgun bir ‘ gece yarısı’ albümü çıktı ortaya.
Rövanş albümü ‘And I’ll Scratch Yours’da, bu sefer de bazı Gabriel şarkılarının genetiğiyle oynanmış. Lou Reed o sabah yatağının ‘Metal Machine Music’ tarafından kalkmış olacak ki, ‘Solsbury Hill’i gitar gürültüsüne gömmüş. Bir diğer cesur yorum Randy Newman’dan: Disko hiti ‘Big Time’, Newman’ın piyano tuşlarında mükemmel bir kabare şarkısına dönmüş. ‘Games Without Frontiers’da Arcade Fire, ‘I Don’t Remember’da David Byrne, ‘Don’t Give Up’ta Feist & Timber Timbre tebriki hak ediyorlar.

Kim takar Biko’yu!

Bu eşi menendi bulunmayan albüm hakkında, “Gabriel zorla kendine saygı albümü yaptırmış” tarzı yorumları okumak can sıkıcı. Sanki buna çok ihtiyacı varmış, sanki bugüne dek şarkıları Joan Baez’den REM’e, Erasure’dan Robert Wyatt’a onlarca farklı isim tarafından yorumlanmamış gibi. Elbette başta ‘Biko’ olmak üzere. Bir zamanlar Ahmet Ertegün’ün “Boşversene, kim takar Güney Afrika’yı” diyerek reddettiği ‘Biko’yu, ‘And I’ll Scratch Yours’ albümünde folk gitarıyla Paul Simon söylüyor. Peter Gabriel 1977-82 arasındaki ilk dört solo albümüne ne bir numara ne de isim koymuştur. Hayranları arasında bunlar bazen ‘birinci’, ‘ikinci’ diye, bazen de kapaktaki resimlerin çağrıştırdığı nesne ve fiillerle anılır. İkinci albümün adı bu yüzden ‘Scratch’ kabul edilir, çünkü kapakta Gabriel’in tırnakları, görünmez bir camın tersinde bembeyaz izler bırakmaktadır. Kaşıyor mu, tırmalıyor mu, kanatıyor mu belli değil!
Artık iyiden iyiye Peter Gabriel tarihine kazınan ‘Scratch’ kelimesinin cilvesiyle, ‘Scratch My Back’/ ‘And I’ll Scratch Yours’ albümlerinin kaderi de biraz kaşıntılı, çizikli, sıyrıklı bir seyir izledi. Ama böylece, yeni kılık kıyafetler, yeni maskeler kuşanmış iki düzine şarkı yanımıza kâr kaldı.