"Gece gündüz mücadele..."

ki ayrı kişilik: İlki Bilgin Özçalkan. Ailesiyle Üsküdar'da mütevazı bir evde oturuyor. Tedaş'ta elektrik teknisyeni olarak çalışıyor.
Haber: MEHMET TEZ / Arşivi

İki ayrı kişilik: İlki Bilgin Özçalkan. Ailesiyle Üsküdar'da mütevazı bir evde oturuyor. Tedaş'ta elektrik teknisyeni olarak çalışıyor. İkincisi Fatalryhmer, ya da en bildik ismiyle Ceza. Yurtdışında konserler veren, Türkiye'nin dört bir yanından mektuplar, destek mesajları alan bir rap müzisyeni. İkisi de aynı insan. Med - Cezir isimli solo albümünü yayımlayan Ceza, sözlerinde fakirliğe, ikiyüzlülüğe, politikaya, dünya düzenine isyan ediyor. Biraz öfkeli ama yine de barıştan kardeşlikten söz ediyor, günahıyla sevabıyla yaşadığı hayatı anlatıyor. Teşvikiye'de bir kafede karşılıklı otururken sessiz ve sakin. Ama biraz sonra fotoğraf çekiminde yüzüne en sert ifadesini takınıp 'pis' bakacak... Sigara 'kullanmayan', karşımda kolasını yudumlayan Ceza hızlı hızlı sorularımı yanıtlıyor. Hızlı hızlı, çünkü o bir rap solisti. Bir rap'çiyle röportaj yapmanın bedeli de bu işte: Bir saatlik röportaj 20 dakikada bitiyor.
Sokak Sanatı isminde bir parçanız var. Sokakta yaşadınız mı gerçekten?
Ağır iş yapmak, sokakta çalışıp para kazanmak gibi bir şey demek o. Ben altı senedir elektrik işinde çalışıyorum, Tedaş'ta işçiyim yani. Elektrik teknisyeniyim. Saatlerin mühürlenmesi, kontrol edilmesi, açma kapama... Ben hep sokaktayım işim gereği. Para kazanmanın zorluğunu bildiğim için bunu yansıtmak istedim. Görüyorum hayatı, sokakları..
Nasıl yürütüyorsunuz iki ayrı yaşamı? Müziği ve elektrik teknisyenliğini?
Zor oluyor aslında. Bir yandan iş yürürken diğer yandan konser vermem gerekiyor. Sağ olsun, bana destek oluyorlar. Şefler filan izin veriyorlar yani. Onlara biraz yabancı geliyor bu müzik ama yine de destek oluyorlar. Yorgunluk oluyor sonra, zaman yetmiyor. Ama bu hayatın bir parçası. 1995 - 1996 yıllarında stüdyoda kayıtlar yapmaya başlayalı, hayatımda her şeyi müziğe yansıtıyorum. Özellikle de karşı geldiğim konuları. Zaten müzikten para kazanmıyorum ayrı yaşayacak, bir yuva kuracak kadar... Ailemle birlikte yaşıyorum, babam emekli, annem rahatsız. Onlara bakmak zorundayım.
25 yaşındasınız ve çok görmüş geçirmiş bir haliniz var sözlere bakarsak. Nerede büyüdünüz?
Üsküdar'da oturuyoruz. Babamlar, dedem filan hep İstanbullu. İlk başlarda şimdiki evimizde babaannemlerle oturuyorduk. Sonra Ümraniye Bulgurlu'ya taşındık, gecekonduya. Sonunda yine Üsküdar'a, kendi evimize döndük. Mücadeleyle geçti yani. Albümü kaydederken çok duygusaldım. Ailemin sorunları vardı. Bu albüm benim için yapabildiğimin en iyisi. Kutsal bir şey bence. Tamamen hayatımı yansıtıyor. 25 senede hazırlanmış bir eser gibi.
Eskiden muhafazakârdım
Sözleriniz keskin. Politikayla aranız nasıl?
Hiçbir zaman doğrudan ilişkim olmadı politikayla ya da örgütlerle. Konser teklifleri geldi ama kabul etmedim. Eskiden çok muhafazakardım. Ama artık öyle düşünmüyorum.
Neyi kastediyorsunuz tam olarak muhafazakar derken?
Yani bazı şeylere karşı çok tutucu olmak. Ama benim durumumda buna mecbursun. Önceden bu anlamda yazdığım sözleri şimdi hata olarak görüyorum.
Rap yazmaya ne zaman başladınız?
94 filandı. 97'de profesyonel oldum. Stüdyo çalışmaları başladı. 99'da Yeraltı Operasyonu adlı toplamada dört parçamız yer aldı. Yabancı gruplarla düetler yaptık. Biri Stockholm'den bir gruptu. Orada konser verdim. İlgi mükemmeldi. Türkçe söylüyorsun ama anlaşılıyor bir şekilde. "Türkiye'de böyle gruplar var mı?" diye sordular.
Nasıl anladılar sözleri?
Rap'in bir ruhu vardır. Ben Japonca da dinlesem anlarım yani iyi mi kötü mü? Rap'te altyapıyı yaparsın çok kolay, üzerine de sözleri yerleştirirsin ama zor olan ruhu verebilmek. Bunu yapabiliyorsan başarılısın demektir. Ben şu anda dünya standatlarındayım. Bunu herkes biliyor ve görüyor.
Neler dinlersiniz?
Genelde hep underground (yeraltı) müzikler dinliyorum. Amerikan grupları filan... Ama ünlü olanlar değil. Daha çok benim konumumda olanlar.
Aşk şarkıları yazmaz mısınız? Sözleriniz hep sosyal konular üzerine.
Yazmam diye bir şey yok. Ben onu anlatsam da başka türlü anlatırım zaten. Bu albümde yeri yoktu aşk şarkılarının, o yüzden koymadım. Zaten herkes aşkı anlatıyor yıllardır her yerde.
Hip hop ve rap Türkiye'ye yabancı kavramlar gibi duruyor. Ama sözleriniz tamamen buranın sorunlarını anlatıyor. Türkiye'nin protest bir rap kültürü olabilir mi?
Rap'in kökeni Amerika. Ama kapalı olmamak lazım. Herkes kendi derdini bir şekilde anlatıyor. Ben de bunu seçtim. Derdimi böyle anlatıyorum. Sonuçta öyle düşünürseniz pop müziği de yabancı kaynaklı, rock da. Mesela Gaziantep'ten Edirne'ye kadar pek çok yerden e - mail geliyor bana. Bu işi bilen, seven çok yani.
Gay'lere yüklenmişsiniz...
O bir gönderme. Ben karşı değilim kimseye. Ama gay arkadaşım yoktur yani.
Diğer müzisyenlerin tepkileri nasıl size?
Özlem Tekin benimle bir şeyler yapmak istiyordu. Aylin Aslım'la da aynı konuda konuştuk. Ben Mazhar Alanson'u çok severim. Onunla çalışmayı çok isterim mesela. Erkin Koray'ı da seviyorum. Yıllarca uğraştı didindi, müziği bir yerlere getirdi, şimdi kaymağını başkaları yiyor.
Bu işten para kazanmayı bekliyor musunuz?
Zaman ne gösterir bilmiyorum. Geleceği görmek zor bu devirde ama para kazanmak için ödün vermek lazım. Ben bu zamana kadar vermedim, bundan sonra da vermem.



Ceza ismini atışmalarda taktılar
Gaita, zifos nedir bunlar?
Bok demek.
Nece?
Türkçe. Argo yani.
Sözleri nasıl yazıyorsunuz? Neler okuyor, üslubunuzu oluştururken kimlerden etkileniyorsunuz?
İnsanlar inanamıyor bana. Sonuçta ben okumuyorum yani. Ama benim gözlemlerim iyidir. Onlardan yola çıkıyorum. Kız arkadaşım bile takılıyor bazen, "Sen bu sözleri yazacak kadar akıllı mısın?" diye.
Nasıl oturtuyorsunuz tek tek bu kadar fazla sözü? Matematiği nedir bu işin?
Valla tamamen doğuştan bir yetenek yani. Ben kendimi bildim bileli böyleyim. Çalışmak da şart ama yetenek olması lazım. Ben Türkiye'de en iyi iki rap solistinden biriyim. Ceza ismini de bana atışmalarda taktılar. Çok iyi olduğum için gene cezamız geldi diyorlardı ben gelince.
Bu atışmalar aşık atışması gibi mi oluyor?
Aynen öyle. O an aklınıza ne gelirse söylüyorsunuz.
Peki nasıl çalışırsınız, evde mi stüdyoda mı?
Ben hiçbir zaman prova yapmam. Kalkarım ayağa, müzik çalar, kendi kendime söylenmeye başlarım müzik üstüne. Sonra kelimeleri bulurum ve söylerim. Benim bu albümdeki bir şarkıya söz yazmam 15 - 20 dakika sürmüştür, daha fazla değil.