Genelev kapansın da sokağa mı çıkalım?

Genelev kapansın da sokağa mı çıkalım?
Genelev kapansın da sokağa mı çıkalım?
Şehrin ortasında şehirden izole yaşayan üç kadın, yıllardır işyeri bildikleri Zürafa Sokak'taki genelevin kapanması ihtimali karşısında tedirgin...
Haber: AYÇA ÖRER - ayca.orer@radikal.com.tr / Arşivi

Sokaktaki eylemlerinin ardından burada çalışan kadınlarla buluşmak için bağlantı arıyorum. Ergül, Sevda ve Sevinç’le bu uğraşın sonunda buluşuyoruz. Buluşmadan önce şartları var; fotoğraf –kesinlikle- çekilmeyecek, “Ee bu işe nasıl girdin?” sorusu sorulmayacak, kim oldukları didiklenmeyecek. Yeşilçam’da bir fal kafede buluşuyoruz. Basın açıklamasını yapan kadınların tercih ettiği kıyafetle geliyorlar, başörtüsü ve gözlüklü bir kamuflaj... Sevda ve Sevinç konuşma boyunca çıkarmayacak gözlüklerini.
Ergül başlıyor. İçlerinde en uzun zamandır Zürafa’da olan o. Dört ayrı evde çalışmış. Sokağın biraz daha eski zamanlarını biliyor. Emekli olanların hikâyelerini de. “En umutsuz olan benim herhalde” diyerek başlıyor. “Buradan çıkanların çoğu Taksim’in otobüs duraklarında çiklet satar. Tuvalet temizler. Pavyonda kolonya tutar. Hiçbirisi olmaz, üç beş liraya kendini satar. Bir insana yol göstermeden onun hayatını elinden alırsan, onun yaptıklarına katlanman gerekir. Çaresizlik insana her şeyi yaptırır.”
“Daha önce sokakta çalışmayı denedim” diye devam ediyor Sevda; “34 yaşındayım. Beş yıl önce bir ara olmadı, sokağa gittim. Gece dışarıda tehditlere açık olmak bitirdi beni. Hap almadan ayakta duramaz oldum. Baktım, kaybettiğim kazandığımı geçmiş. Geri döndüm. İnsanın düzenli muayene olması, gelenlerin kondom kullanması... Bunlar çok önemli. Dışarıda hiçbir şeyin garantisi yok. Biz de hastalanırız, insanlara da bulaştırırız. Burada emekli olsam, çamaşır bezinden farkım kalmayacak. Ama emekli olma umudu var en azından...”
Peki kapanırsa genelev ne olacak? Sevinç “İntihar ederim” diyor. “Etmez” diyor Ergül. “İnsan ne kadar düşerse düşsün yaşamak isteği varsa içinde, yaşar.” Sevinç sıralıyor; “Karaköy rant yeri oldu. Biz de ne zamandır genelevi bu kadar işlek bir yerde tutmak istemeyeceklerini anlıyorduk. Millet turistik gezi için geliyor, sokaktan oluk oluk üstlerine akan adamlar. Pis bir görüntü. Ama bizi bunu bahane edip de sokağa atmasınlar. Yeni yer yaptık diye Fizan’a sürmesinler. Şehirde sivilce patlamış gibi olur, hepsinin üzerine bulaşır.”
Hepsi birer kahve içiyor. Falı kapatmadan gidiyorlar.

 

 


    ETİKETLER:

    Yeşilçam

    ,

    Fotoğraf

    ,

    Fal

    ,

    Kahve

    ,

    Gece

    ,

    emekli

    ,

    yaşar

    ,

    İntihar