Geriye bir onlar kaldı

20 yıl öncesine dönüp, müzik âleminde cirit atan onlarca bıçkın rock grubuna, '2002'de içinizden yalnızca biri kalacak...

20 yıl öncesine dönüp, müzik âleminde cirit atan onlarca bıçkın rock grubuna, '2002'de içinizden yalnızca biri kalacak, o da Aerosmith olacak' desek, inanan çıkar mıydı acaba? Elektronik müzik tüm dünyada kesin hâkimiyetini ilan etmeden çok önceleri
'Müzik dinliyorum' diyenler rock dinlerdi. Ve şarkılar ikiye ayrılırdı. Normal olanlarla
slow olanlar. Çünkü zaten bir parçada yavaşça yükselip patlayan bir intro, en az iki yerde cayır gitar solo, mümkünse bol ataklı davul, kemik gibi bas, varsa klavye melodileri (tabii solo da olacak), yırtıcı ya da dokunaklı vokaller standarttan sayılıyordu. Bunun dışında geriye sadece hızlı ve yavaş seçeneği kalıyor.
İşte Aerosmith biraz böyle bir grup hâlâ. O dönemlerin en tipik pop rock ve glam numaralarını bir araya getiriyorlar. Bildik bir formülü evirip çevirip harmanlayarak karşımıza koyuyorlar ve hâlâ başarılılar. Özetle grup aslında müzik piyasasında
'antika rock' reyonunu tek başına işgal ediyor, zira ikinci bir ismi pek kaldırır hali yok günümüz dinleyicisinin.
Tamamen duygusal
Aerosmith aslında bir Steven Tyler projesi. Yıl 1964. Tyler, Chain Reaction diye bir grupta şarkı söylüyor. Geri vokal filan yapıyor ama pek mutlu değil. Aynı dönemde Joe Perry ve Tom Hamilton da Jam Band isimli grubun elemanları, sanki bir kahraman arıyorlar. New Hempshire'da bir konserde bir araya geliyorlar ve biz bir grup kuralım en iyisi diyorlar. Kuruyorlar da. 1970 yılına gelindiğinde Aerosmith; Steven Tyler, Joe Perry, Tom Hamilton ve Ray Tabano ile Boston'da kuruluyor. Tabano bir yıl sonra gruptan ayrılıyor (hata!) ve yerine Brad Whitford ve Joey Kramer dahil oluyor. Sonra ünlü oluyorlar tabii. Milyonlarca satıp bol bol kokain kullanıyor, mankenlerle takılıyorlar.
Aerosmith'in tarihindeki dönüm noktalarından biri 1979'da grup zirvedeyken Joe Perry ve Brad Withford'un ayrılması. Diğeri de 1983'te Steven Tyler'ın kokain bulundurmaktan
tutuklanması ve yüklü bir kefalet ve üç yıl gözetim şartıyla serbest bırakılması. İşin ilginci bu zor döneminden sonra Perry ve Whitford'un geri dönmesini basın eleştiriyor.
Yani vefalı bir hareket olarak değerlendirmek
yerine, parasız kalıp yeniden birleştikleri yazılıyor. Perry, Rolling Stone'a bu konuyu şöyle açıklamış: "Herkes bunun para için olduğunu düşünecekti ama umrumda değildi. Çünkü zaten öyleydi!" Bu arada iyi şeyler de oluyor hayatta. Mesela Steven'ın Playboy güzeli ve model Bebe Buell'den nurtopu gibi bir kızı doğuyor 1977'de. Sonradan pek beğendiğimiz Liv Tyler oluyor kendisi.
Ortalama rock
Sıkıntılı ve gelgitli bu dönemin ardından Aerosmith ikinci kez, 1986'da Run D.M.C. ile birlikte yaptıkları Walk This Wake remake'i ile doğdu. Bu Aerosmith bestesi, çağın gereklerine göre, Run D.M.C. tarafından elden geçirilince hem daha sevimli hem daha dinlenebilir olmuştu. Bu gazla yeni hit'lere soyundular ve 1987'de Angel çıktı. 1989 ise asıl patlama yılıydı. Pump albümü büyük bir satış yakaladı. Janie's Got a Gun, Love in an Elevator, What it Takes, The Other Side hit oldu. Klipleri (Janie's Got a Gun ve The Other Side) MTV en iyi rock/heavy metal video klip ödülünü aldı (1990, 1991). 1993 yılında Get a Grip albümü geldi. Livin' On The Edge, Cryin', Crazy; rock ve pop müziğin unutulmaz hitleri arasına girdi. Albüm sadece ABD'de 10 milyon gibi bir satış rakamına ulaştı. 2001'de Jaded ile çıkış arayan grup aradığını henüz pek bulabilmiş değil. Yeni çıkan Young Lust: The Aerosmith Anthology ise grubun 70'ten bu yana neredeyse tüm hikâyesini içeriyor. Hem şarkılarla hem de albüm kapağındaki detaylı Aerosmith öyküsüyle.
Hâlâ enerjik ve sırım gibiler. Hâlâ hit yapıyorlar. 80'lerin ortalama rock zevkini yansıtıyor, kaybolan bir kulağa hitap ediyorlar aslında. Ama yeni hit'ler için yükselişe geçen 80'ler trendinin biraz daha yol almasını bekleyecekler anlaşılan.