'Gişe yapamayacak kadar kötü gişe filmleri var'

'Gişe yapamayacak kadar kötü gişe filmleri var'
'Gişe yapamayacak kadar kötü gişe filmleri var'
90'ların en tanıdık simalarından Arzu Yanardağ ile buluşmak için "İlk kez bir filmi bu kadar överek anlatıyorum" dediği 'Koğuş Akademisi'ni bahane ettik...
Haber: ECE ÇELİK - ece.celikis@gmail.com / Arşivi

90’ların sonlarında, magazin programlarının ayrılmaz figürlerindendi Arzu Yanardağ. modellikle başladığı kariyerine dizi oyunculuğuyla devam etti; şimdilerde 30’larının ve anneliğin keyfini sürüyor. Son yıllarda daha az gündemde olmasının bilinçli bir tercih olduğunu söyleyen Yanardağ ile ‘Koğuş Akademisi’ filmi bahanesiyle buluştuk...
Son yıllarda sizi dizilerden çok sinema filmlerinde görür olduk… Fazla tercih şansımız olmuyor. İyi senaryolar geldikçe oynama fırsatı buluyoruz. ‘Kolpaçino Bomba’dan sonra hep komedi teklifi geldi. Ancak bazen öyle filmler geliyor ki dayanamıyorum, senaryonun sonu gelmiyor.
‘Koğuş Akademisi’ni nasıl görüyorsunuz?
‘Koğuş Akademisi’ yönetmenimiz Tolga Baş’ın ilk filmi ve çok eğlenceli. Üç kez izledim, üçünde de inanılmaz güldüm. Daha önce oynadığım ancak hiç beğenmediğim işler; sanki film çok iyiymiş gibi, işin tanıtımına katılmak durumunda kaldığım oldu. Canlı yayında “Bu film iyi olmadı” bile dedim. İlk kez bir filmi bu kadar överek anlatıyorum.
Beğenmediğiniz filmlerde sizi rahatsız eden ne oluyor?
Gişe yapamayacak kadar kötü gişe filmleri var. Senaryolarda kadın karakterler çok yüzeysel, kadın seks objesi olarak görülüyor. Senaryolara yapıştırılan seksi kadın motiflerine karşıyım. Bu filmde öyle değil; iki kadın karakter var. İkisi de çok baskın ve zeki. ‘Koğuş Akademisi’ni kabul etmemin sebebi de bu. Çok zekice yazılmış, çok iyi espriler var. Sinema ve tiyatro sektörüne de göndermeler var.
Modellikten oyunculuğa geçtiniz. Her şey planlı mıydı?
17 yaşımda modelliğe, 18 yaşımda reklamlarda, 19 yaşımda ise dizilerde oynamaya başladım. Hayat beni buraya getirdi. Bu zaman diliminde oyunculuğa çok bağlandım. 2002’den beri de tiyatrolarda oynuyorum.
Tiyatro sahnesi sizi zorladı mı?
Eksikliklerimi fark ettim, Müjdat Gezen Sanat Merkezi’ne gittim, tiyatro konusunda çok faydalı oldu. Oyuncu ne kadar eğitim alırsa alsın sahne deneyimi olmadan çok bir şey ifade etmiyor. Sahneye çıktığında da o bildiklerini unutmaları gerekir.
Unutma derken…
Sahnede her şeyi unutup yeniden yapılanman gerekiyor. Bence iyi bir oyuncu olmak için ilk başta iyi bir insan olmak gerekli. Çünkü insanları sevmeyen, onlara saygı duymayan biri onları gözlemleyemez, içselleştiremez.
Eskiye oranla isminizi magazin dünyasında daha az duyar olduk bu bilinçli bir tercih mi?
Tabii ki...
O günden bu güne neler değişti hayatınızda?
Daha sakin bir hayatım var. Etrafımdaki insanlara çok dikkat ediyorum. Beni kullanmak isteyen, üzerimden PR yapmaya çalışan insanlarla bir arada bulunmuyorum. Gece hayatım hiç yok. Film ya da tiyatro oyunum yoksa programlara konuk olmuyorum.
O dönemlerde çıkan haberlerdeki kadar hareketli bir yaşamınız var mıydı?
İnternete ismimi yazdığınızda çıkan haberlerin yarısından fazlası yalan yanlış. Zamanında çok yanlı haberler yapıldı. Ama şu anki halimden çok memnunum.
Magazin dünyası da o ‘Televole kültürü’nden kurtuldu sanki…
Magazinin geçmişi ya da bugünü umurumda değil. Uzun zamandır bir sürü iş yapıyorum ve insanların da beni doğru algılamaya başladıklarını düşünüyorum. Oyunuma önyargıyla gelenler olsa bile izlediklerinde bu yargının kırıldığına inanıyorum.
Bu önyargıları kırmak için uğraştığınız bir dönem oldu mu?
Beni doğru algılasınlar, beni sevsinler diye bir derdim olmadı. Zamanı geldiğinde herkes hak ettiği yeri buluyor.
Korkusuz bir havanız var…
Doğru, korkusuzumdur.
Bu özgüvenin kaynağı nedir?
Tek başıma bir çocuk büyütüyorum. Kimseye eyvallah demeden uzun süredir oyunculuk yapıyorum. Herkes laf söyleyebilir ama namusuma ve ahlakıma kimse hiçbir şey söyleyemez. İç sesimi dinleyerek bu günlere geldim. Geldiğim yerden de mutluyum. Ama özgüvenimin asıl kaynağı kızımın dünyaya gelmesi ve onu pek çok zorluğa rağmen tek başıma büyütmem.
Son olarak, oyunculuğa dair uç hayalleriniz var mı?
Bir aksiyon filmi çekmek ve gişe kaygısı olmayan bağımsız işlerde yer almak istiyorum. Artık ‘güzel ve güçlü kadın’, ‘güzel ve hırslı kadın’, ‘güzel ve … kadın’ı oynamak istemiyorum.