Gitarın yeni tanrıçası Kaki King İstanbul'da

Gitarın yeni tanrıçası Kaki King İstanbul'da
Gitarın yeni tanrıçası Kaki King İstanbul'da
Rolling Stone dergisinin 'gitarın yeni tanrıları' listesine giren ilk ve tek kadın Kaki King, bu akşam Akbank Sanat Gitar Günleri'nin konuğu. Öğrenciye 10 lira olan konser öncesi King'e bağlandık.
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

Kaki King, dört yaşından beri kendi başına gitar çalan bir kadın... 23 yaşında ilk albümünü çıkardı ve 27 yaşında Rolling Stone dergisi onu ‘Gitarın Yeni Tanrıları’ listesindeki ilk ve tek kadın ‘tanrı’ ilan etti (2006). Üstelik daha da yüceltip “Kendi janrını yaratan kadın” olarak tanımladılar. Sahiden de öyle, Kaki King’i dinlediğinizde tarzının, müziğinin başkasına hiç benzemediğini hemen fark edersiniz.
Onu en iyi tanımlayan kelime çeşitlilik. Kendine has farklı akortlar kullanıyor, yeri geliyor dizine yatırıyor gitarını, yeri geliyor bir perküsyon enstrümanı gibi çalıyor. August Rush filmini izleyenler, küçük dâhi çocuğun gitarın sapına vurarak çalma tekniğini –tapping- hatırlar. O filmdeki eller Kaki’ye ait. Kaki King, ilkgençlik yıllarında birkaç yıl gitarı bırakıp davula geçmiş. Üniversitede ise gitarı tekrar kucaklayıp, doğru insanlarla tanışmış ve bu günlere gelmiş.
Kaki, küt saçlı genç bir kızken girdiği müzik dünyasında 10 yılı geride bıraktı ve her birinde yenilikler keşfettiği 6 albüm yayımladı. Fark edilir olmasını sağlayan şey de bu arayış halleri aslında. Şimdilerde son albümü ‘Glow’ ile turnede. Tevazuu pek umursayan birine benzemese de samimi ve gözüpek bir portresi var. Biraz Brooklyn havalılığı, ne de olsa tanrı ilan edilmiş. Yürekli bir lezbiyen hakları savunucusu aynı zamanda. Delikanlı bakışlarıyla izleyenleri kendine hayran bırakmayı seven Kaki King, bu akşam Gitar Günleri kapsamında Akbank Sanat’ta çalacak. Üstelik bilet fiyatları tam 20, öğrenci 10 lira. Konser öncesi King’e bağlandık. 

Son albümünün bugüne kadarki en iyisi olduğundan bahsetmiştin. Nedir sana bunu hissettiren? 

Glow, önceki albümlerde yapmak istediğim pek çok şeyin izlerini taşıyor. Odağında ise daha da kuvvetli bir gitar icrası ve kompozisyon var, bu nedenle öyle hissediyorum. Gitara eklenen sesler yardımcı, destekler nitelikte ve besteleri de çok özel kılıyor. 

Sade bir ortamda ve kısa sürede kaydedildiğini biliyorum... 

Stüdyoya sekiz demoyla geldim, sadece gitar kayıtlarıydı. Prodüktör D. James Goodwin’e üzerlerine yeni sesler eklemek istediğimi anlattım. Gitar ise ana enstrüman olarak kalacaktı. Gitar kayıtlarını mükemmelleştirdikten sonra bir sürü mikrofon ve farklı enstrümanla deneysel seslere giriştik ve üzerlerine ekledik. 

Zaman geçtikçe albümlerin olgunlaşıyor, derinleşiyor ve biraz da kararıyor... 

Artık daha iyi bir gitarist olduğumu düşünüyorum ama ondan önemlisi çok daha iyi bir besteciyim. Önceki bestelerimde fazlasıyla gözüpektim çünkü bazen nasıl bir şemayı izlemem gerektiğini bilmiyordum. Şimdilerde modun giderek derinleştiğine katılıyorum, her zaman daha karanlık olmasa da zaman geçtikçe müziğim duygusal biçimde yoğunlaşıyor. 

Yakınlarda evlendiğin haberini okudum, öncelikle tebrikler... ABD ’de evlilik eşitliği konusu bu sıralar yoğun olarak gündemde, aktif destek veriyor musun? 

Teşekkür ederim. Tabii ki aktif destek veriyorum. Hayatımı açık ve dürüst biçimde yaşayarak bunu yaptığımı düşünüyorum. Evlilik benim daha mutlu, daha tutarlı ve hem kendim hem de içinde yaşadığım dünya için daha üretken olmamı sağladı. İnsanların bu konuda engellenmesi düşünülemez. 

‘Tapping’ tekniğinin ustalarından birisin. Geçmişte davul çaldığını da biliyorum. Davul ve gitarı nasıl bağdaştırdığını anlatır mısın? 

Tapping gerçekten de davul çalarken yaptığın vuruşları andırıyor ve bu yüzden de insanlar ikisini birbirine bağlıyor. Benim zihnimde ise davul çalmaya daha kuvvetli iki yönden bağlı: Ellerin birbirlerinden bağımsız hale geliyor ve gitar üzerinde ‘tapping’ sesinin çok hızlı duyulmasını sağlayan bir ileri-geri tekrarı yapıyorlar. Gerçekte ise sağ ve sol el son derece basit bir şeyi yapıyor. Bunu hızlandırıp birlikte yaparsan karmaşık bir ses ortaya çıkıyor. Davulcuların acayip hızlı ve karışık duyulmalarının sebebi de bu. Kolları ve bacakları çok basit şeyler yapıyor ama önemli olan bunları birleştirme yeteneği. Çalmayı özel kılan da bu oluyor. 

Eski bir videoda, genç Kaki “Gitarlardan hoşlanmıyorum, DJ pikaplarıyla çalmak istiyorum” diyordu. Gitarına gerçekten âşık mısın yoksa onu alt edebildiğin için mi seviyorsun? 

O biraz alaylı bir laftı ama sahiden de DJ olarak çok daha iyi para kazanan bir sürü büyük müzisyen tanıyorum. Gitarı gerçekten seviyorum. Onunla özel bir ilişkim var ama onu hiçbir zaman ‘alt etmeyeceğim’, aslında bana öğreteceği bir şeyler hep olacak.
Kaki King bu akşam saat 20.00’de Akbank Sanat’ta. Tam 20, öğrenci 10 lira.

BİR YERDE UZUN SÜRE KALAMIYORUM

Virtüoz olmak yerine yeni şeyler denemeyi tercih ediyorsun. Sanatının felsefesi mi bu? Bu doğru, tek bir yerde çok uzun süre kalamıyorum. Sanırım bunun sebebi hem besteleyen hem de çalan kişi olmam. Virtüozların çoğu kendi müziğini yazmanın cefasıyla pek meşgul olmuyor. Beni ilerleten ve yenilikler bulmamı sağlayan şey ise beste yapmanın ta kendisi çünkü hep farklı bir şey duymak istiyorum. 

Bir aralar müzik dışında bir hayat sürmek istediğini de söylemiştin. 

Tam öyle değil, müzik yapmayı hep isterim. O sıralar, epeydir yaşamak için müzik yaptığımı ve Dünya gezegeni üzerinde yapmak isteyeceğim başka şeyler de bulabileceğimi düşünüyordum. Fakat sonunda müzik, münakaşayı kazandı. 

İşin eğlencesi; saç kesimin Justin Bieber’ınkine fena halde benziyor... 

Öyle diyorsan şuna bak: lesbianswholooklikejustinbieber.tumblr.com