Gladyatör Pişo üç ayda bir arenada!

Gladyatör Pişo üç ayda bir arenada!
Gladyatör Pişo üç ayda bir arenada!
Haber: Pişo - pisokedi@gmail.com / Arşivi

Geçen hafta bizimkiler bana kötü bir sürpriz yaptı. Tabii ben de ziyadesiyle burunlarından getirdim. Anlatayım: Keyifli bir cumartesi günüydü. Balkonda, Kiraz’la yasemin çiçeğinin toprağını eşelemekle meşguldük. Kadın beni çağırdı. Elinde en sevdiğim şey olan ton balığı konservesi tutuyordu. Fakat ton balığını her zamanki mama kabımıza koymak yerine kutuya koydu. Ben de arkasından kutuya daldım elbette. Arkamdan kutunun kapağını kapatınca tongaya düştüğümü anladım. Kiraz benim gibi sazan olmadığından kutuya falan girmedi. Ama yine de aynı akıbetten kurtulamadı. Onu da ensesinden tutup başka bir kutuya koydular.
Sonra arabayla yola çıktık. Ben arkada feryat figan ağlamaya başladım. İstikamet veterinerdi. Malum, aşı zamanımız gelmiş. Kadınla adam, içeri girdiğimizde, “Bu sarı kafaya dikkat edin. Biraz yabanidir” dediler. Söz konusu sarı kafa benim haliyle.
Önce Kiraz aşılandı. Ardından sıra bana geldi. Kadın, veterinerdeki genç hekimlerin yeni olduklarını ve benimle daha önce müşerref olmadıklarını anladığından, onları ikinci kez uyardı ve odanın pencerelerini kapattırdı. Adamların hâlâ olayın ciddiyetini kavrayamadıklarını sezerek, “Benim kalbim dayanmayacak” deyip odadan çıktı. Bence yerinde bir hareket yaptı. Sonrasında benim akrobasi gösterim başladı çünkü.
Hekimlerin kafama havlu koyduktan sonra yarım saniye boş bulunmalarını fırsat bilerek ellerinden kaçtım. Önce ilaç dolabının altına saklandım. Alet edevatla beni oradan çıkmam için dürttüklerinde önce masaya, oradan duvardaki borulara atladım. Tabii tutunamayıp düştüm. Ardından diğer duvara düz tırmanmaya çalıştım. Bir saniye sonrasında pencerenin pervazına iki patimle tutunmuş sallanıyordum. Allahtan kadın içeride değildi, yoksa düşüp bayılırdı.
Sonunda beni file atarak yakalayıp popoma üç iğne yaptılar. Filenin altında kendimi Roma arenalarında gladyatörlerle mücadele eden uzak akrabalarım gibi hissettim. O halde de hekimlere ‘kıh’lamayı ve pençe atmayı ihmal etmedim. Beni kutuya geri tıktıklarında genç hekimlerin alı al moru mor olmuştu. Bizim adamın yüzünde “Siz Pişo’yu yeterince ciddiye almadınız galiba” anlamında bir sırıtış vardı. Aynı sırıtış, adamları kan ter içinde gördüğünde kadına da bulaştı.
Neyse, sonra evimize geri döndük. Bu aşıların ağızdan olanı bulunsa ne iyi olacak. Yoksa bu arena görüntüsü her üç ayda bir tekrarlanmaya mahkûm!
İyi haftalar...

Acar muhabir Pişo’dan haberler 
* Tarihe geçen köpekler
Can Yayınları’nın ‘Kırkmerak’ dizisinden çıkan ‘Uygarlığı Değiştiren 100 Köpek’, köpeğin zekâsı, cesareti ve sevecen doğasına bir övgü niteliğinde. Büyük İskender’i bir filin ayakları altında ezilmekten kurtaran köpeği Peritas, Fransa ile Rusya arasında savaş çıkmasına yol açan İtalyan tazısı Biche, Papa VII. Clemens’i ısırıp İngiltere’nin Katolik Kilisesi’nden kopmasına neden olan Urian, Richard Wagner’e operalarını bestelerken yardım eden Peps ile Fips’ten başka, daha nice tarihe geçmiş köpeği Sam Stall’ın yazdığı bu kitapta bulacaksınız. 

* Ölümü hisseden kedi: Oscar
Oscar’la ilgili haberi daha önce gazetelerde okumuş olabilirsiniz. Bu, hikâyenin kitaba dönüşmüş hali. Steere House Bakım ve Rehabilitasyon Merkezi’nde yaşayan Oscar adlı kedi, hastaların ne zaman öleceğini bilmesiyle dikkat çekmişti. Şimdiye kadar 50’nin üstünde hastanın kısa süre içinde son nefesini vereceğini sezen Oscar, ‘şefkatli bakıcı’ plaketine sahip. David Dosa tarafından yazılan kitap, Epsilon tarafından basıldı. 

* Hayfest, 18 Temmuz’da
İçinde hayvan, çocuk ve doğa temalarını barındıran Hayfest 2010 Hayvan Festivali, 18 Temmuz’da İstanbul’daki Maçka Küçükçiftlik Parkı’nda. Sivil toplum örgütleri, sanatçılar, uzmanlar ve tabii hayvan dostlarının bir araya geleceği, eğlenceli bir panayır olması düşünülen Hayfest’te Zerrin Özer de konser verecek.


    ETİKETLER:

    Roma