@ubuget

Goncagül Sunar: 'Rakel Dink rolünü oynamak istiyorum'

Goncagül Sunar: 'Rakel Dink rolünü oynamak istiyorum'
Goncagül Sunar: 'Rakel Dink rolünü oynamak istiyorum'
Yan rollerin 'başrol' oyuncusu Goncagül Sunar, Kaderimin Yazıldığı Gün'de Şükran Yörükhan Karakteriyle izleyiciyle buluşuyor. Usta oyuncunun gönlündeyse Rakel Dink'i oynamak var.
Haber: ÜMİT BUGET - umit.buget@radikal.com.tr / Arşivi

RADİKAL- Dizi işleriyle uğraşanlar arasında kulaktan kulağa yayılan ‘K’ ile başlayan diziler tutar’ önermesine onlarınkine de uyuyor. Yan rollerin başrol oyuncusu Goncagül Sunar’ın Mahallenin Muhtarları ile başlayan ekran macerası Asmalı Konak, Çemberimde Gül Oya ve Umutsuz Ev Kadınları gibi fenomen dizilerle devam etti. Sunar son olarak Kaderimin Yazıldığı Gün’de Şükran Yörükhan karakteriyle izleyiciyle buluşuyor.

Söz, gelecek planlarından açıldığında Goncagül Sunar partneri Hakan Meriçliler ile birlikte Hrant Dink ve Rakel Dink rolünü oynamak istediklerini söylüyor.

1992’den bu yana televizyon işleriyle izleyici karşısına çıkan Goncagül Sunar’la ekran macerasını ve beyazcamdan beklentilerini konuştuk.


İYİ SEYİRCİ İNTERNETLE HAŞIR NEŞİR

Dizi macerası 1992 yılında başlayan biri olarak Türkiye'de bir dizinin izleyicinin dikkatini çekmesi için neler gerekli sizce?
92’den beri TV dizilerinin içindeyim ama halihazırda Türk seyircisinin beklentisini çözebilmiş değilim. Ancak artık çok iyi isimleri bir araya getirmek formülü tutmuyor orası kesin. Elbette iyi senaryo önemli deyip duruyoruz ama bu da üst düzey bir beklenti değil maalesef. Basit, net, seyirciyi yormayan, derdini çok tempolu ve iri cümlelerle anlatan diziler seyirciyi daha çok çekiyor. Total seyirci algısı tahminimizin altına düştü sanırım. Bu biraz Türkiye' nin sosyopolitik seyriyle paralel yürüyor. Bir de galiba iyi seyirci artık daha çok internet ile haşır neşir oluyor. 

 40’INDAN SONRA OYUNCUNUN AKLI BÜYÜYOR!

Oynadığı rollerde inandırıcılığı çok yüksek bir oyuncusunuz bunu nasıl sağlıyorsunuz?
İnandırıcı oluyorsam ne mutlu bana (gülüyor) inandırıcı olmak, karakterin hayatta karşılığı olması, birbirinden farklı kadınları oynamak yegane amacım benim çünkü... Bir kere 40’ından sonra oyuncu algısı, aklı, duyuları büyüyor zenginleşiyor ki bu konuda geç anne olmanın bile bana katkısı oldu. Hayatın, kendinin, anın farkına varmak ve kıymetini bilmek meseleleri ile yan yana yürüyen bir şey bu… Bir yandan çok fazla düşününce rolün posası kalıyor bence  çok düşünmekten yana değilim, kafa yoruyorum ama konsantrasyon ve akışa bırakmak gibi bir refleks gelişti bende. Beden ve ruhu bir makine gibi düşünüp doğru düğmelere basmak inandırıcılık sağlamanın yolu bana göre.

CANAN CANSEV 10 KAPLAN GÜCÜNDE BİR DİZİ KARAKTERİYDİ

En sevdiğiniz karakter hangisi dönüp baktığınızda?

Hiç düşünmeden Çemberimde Gül Oya’daki Canan Cansev derim. 10 kaplan gücünde bir TV karakteriydi, tüm hatlarıyla Çağan Irmak tarafından nefis tasarlandı ben de kanımla, canımla, kalbimle oynadım! Ne güzel bir şans…

'DİZİLERİN İLK BÖLÜMLERİNİN İLK DAKİKALARINA BAKIYORUM'

Bazı dizilerin ilk bölümlerine ilk dakikalarına bakmaya çalışıyorum. Küstahlık gibi algılanmasın ama evde çoğunlukla TV kapalı çocuk ve yorgunluk bir arada olunca müzik ve internet mesaisi daha iyi geliyor. Yabancı dizilerin çoğunu takipteyim. Kendi oynadığım diziyi set günlerine denk geldiği için genelde sonradan internetten izleyebiliyorum.



ÖZCAN DENİZ ASMALI KONAK ZAMANLARINDAN BERİ DAHA DA OLGUNLAŞMIŞ

Özcan Deniz setinde çalışmak nasıl bir duygu? Asmalı Konak'ta fenomen bir işte birlikteydiniz. Kaderimin Yazıldığı Gün’de de aynı settesiniz. Zor bir karakter mi?

Özcan Deniz çalışması huzurlu ve eğlenceli. Tanıdığım en sağduyulu,  yetenekli, yaratıcı ve sevilesi insanlardan biri. Kafası çok açık, yenilikçi, özellikle sinema sohbetleri çok lezzetli, hayata bakışını seviyorum. Daha ne olsun vallahi maşallah ona, Asmalı Konak zamanlarından beri daha da olgunlaşmış bir samimiyeti ve insancıllığı var.

'SIKICI BİR BAŞROL YERİNE SAĞLAM BİR YAN ROL YEĞLENEBİLİR'

Sizden çok daha az kariyerli ve becerileri sınırlı oyuncular ellerini kollarını sallayarak başrol oynarken sizi genelde en iyi yardımcı kadın oyuncu olarak görüyoruz. Bazen haksızlığa uğradığınızı düşünüyor musunuz?

Öncelikle başrol ve yan rol gibi bir algıyı kırmak mümkün değil. Benim için etkili ve dişi rol var! Ve bazen sıkıcı bir başrol yerine renkli ve açılımlı bir yan rol yeğlenebilir. Bu arada zaman zaman bu haksızlığı hissettiğim olmuştur ancak içimde kalan bir şey yok. Evet vasat performansların baş tacı edildiğini görüyoruz bazen ama gelişmekte olan ile az gelişmişlik arasında kalmış bir ülke insanı profilinin sinema-TV ve müzik seçkisinden çok da fazla bir şey beklememek lazım. Gençlik dönemim özel kanalların ve dizilerin çok az olduğu bir döneme denk geldi. Şimdi orta yaşta kabul ettiğim rollerin tadını çıkarıyorum. Bir gün bir filmde sırtlayıp götüreceğim sağlam bir rol kapıdadır belki de.

HRANT DİNK VE RAKEL DİNK’İ OYNAMAK İSTİYORUZ!

Bir rolü kabul ederken nelere dikkat ediyorsunuz? Gelecekte içinde yer almak istediğiniz bir proje ya da gerçekleşmeyi bekleyen bir hayaliniz var mı?

Daha önce oynamadığım bir rol olması önceliğim! Oynamak istediğim o kadar çok kadın rol modeli var ki… Yeter ki fırsat sunulsun ,iyi yazılsın ve o hikayelerin içinde olayım. Ha bu arada sevgili partnerim Hakan Meriçliler ile birlikte Hrant Dink ve Rakel Dink 'i oynamak gibi bir isteğimiz var

 
Bu yıl iki oyunda oynuyorsunuz nasıl gidiyor çocuk ile birlikte zor olmuyor mu?

Bu yıl 2 oyun bir dizi ve yuvaya giden 5 yaşında oğlumla sürmenaj vaziyette yaşıyorum (gülüyor) çok yorucu ama zevk alıyorum bu yorgunluktan. ‘Yatak Odası Diyalogları’ 150. oyunu devirdi ve hâlâ seyircisi bol. KAM’sa bu yıl beni en çok heyecanlandıran iş. Genç ve yaratıcı Can Bora'nın Türkiye'de bir ilki gerçekleştirdiği Green Box perdesinin önünde sahnelediğimiz digital hayat ve gerçek hayatı sorgulayan akıcı, ironik ve yenilikçi bir tiyatro gösterisi. Şu anda Süzer Plaza Borusan sahnesinde oynuyoruz. Bu oyun bana huzur ve hayat enerjisi veriyor.