Gönüller alsın, kalpler yumuşatsın

Gönüller alsın, kalpler yumuşatsın
Gönüller alsın, kalpler yumuşatsın

Sibil Pektorosoğlu nun Ermenice albümü, yılın en iyileri arasnda.

Mükemmel bir ses, genç kuşakta rastlanmayacak ölçüde iyi bir vokalist olan Sibil Pektorosoğlu'nun ilk albümü 'Sibil', ağırlıklı olarak Cenk Taşkan'ın bestelerinden oluşuyor
Haber: NAİM DİLMENER - naimdilmener@gmail.com / Arşivi

Hrant Dink cinayeti, hunharca bir cinayetti elbette. Ama daha önceki benzer cinayetlerden farklı olarak ‘hayırlara vesile oldu’ da denebilir. Bu toprakların yetiştirebildiği en bilge, en çelebi aydınlarından biri olan Dink’in bu dünyadan çekip gidişi, en azından ardından vuku bulanlar, mühim gelişmelere yol açtı.
‘Hepimiz Ermeniyiz’ gibi, hayallere sığmaz bir sloganın baş tacı edilmesiyle özetlenebilecek, gelişmelerdi bunlar. Yıllar yılı, ‘Ermeni’ isim ya da sıfatını ancak bir hakaret durumunda hatırlayan, ancak bir küfür ihtiyacı hasıl olduğunda sarfeden geniş yığınların, ırk/din/dil üçgeninde hapis kalmış direnç noktalarını yerle bir eden bir slogandı bu. O kadar radikal, o ölçüde benzersiz. 

Surp Vartanants Korosu
O günün sonrasında da, geriye değil, hep ileriye doğru bir gidişat oldu. Hrant Dink cinayeti, büyük çoğunluğun kalbinde yara açmıştı ve üstelik bu yara, durmadan kanıyordu. İtler/köpekler, gün gelir ‘Tabii biz yaptık!’; gün gelir ‘Amcamlar yaptırdı!’ diyerek bir ileri/bin geri havlar dururken, hâlâ şefkat/merhamet ve buna benzer insani duygularını kaybetmemiş geniş yığınlar, içgüdüsel bir biçimde Dink’in ve onun temsil ettiklerinin yanında saf tuttu.
Hâlâ olumlu minvalde süren bu gelişmenin, müzik dünyasına yansıması ise bir Ermenice albüm oldu. Yine bu topraklarda yetişmiş Sibil Pektorosoğlu’nun ‘Sibil’ adlı albümü, yakın bir zamanda yayınlandı ve hemen hemen her türden insanı şaşırttı.
Şaşırdık, çünkü bütün gelişmelere rağmen, hâlâ ‘dikenli’ bir konuydu bu. Ama yıllar önce, daha bu gelişmelerin herhangi biri gerçekleşmemişken bile ‘Sevgiyle El Ele’ adlı bir albüm yayınlamaktan ürkmemiş Hakan Eren ve firması Ossi Müzik, yeni bir cesaret örneği göstererek tabunun altına elini koymuş ve Sibil’in albümünü de yayınlamıştı.
‘Sevgiyle El Ele’ popüler müziğimizin en büyük yaratıcılarından ve müzisyenlerinden biri olan Cenk Taşkan için yapılmış 50.Yıl konserinin canlı kayıtlarından oluşuyordu. Hem o gece, hem de sonrasında yayınlanan albümde, başroller Cenk Taşkan ve onun şarkılarıyla yükseklere taşı-dığı Nükhet Duru’nundu. Taşkan dev orkestrayı yönetmiş, şarkıları da Nükhet Duru ve Surp Vartanants Korosu seslendirmişti. İnanılmaz bir performanstı. Bildiğimiz şarkılar bile bambaşka tınlamıştı o gün. Mesela (Feriköy İlkokulu Korosu’nun da katkılarıyla) öyle bir ‘Harp ve Sulh’ seslendirilmişti ki o gece, şarkının barıştan yana verdiği bütün mesajlar, ete kana bürünerek gezmeye başlamış, salondaki herkesi gözyaşlarına boğmuştu: “Ayırmayın bizi, şu ellerimizi, umut verin bize, şu kalplerimize, güzelliğe hasret o gözlerimize, cehennem harbini göstermeyin gene… Bombalar düşmesin gül bahçelerine, nefreti sokmayın insan sevgimize, içimize.” 

İsmine rücu ediyor
O gece, korolar dışında konuk vokalistler de vardı ve bunlardan biri de Sibil Pektorosoğlu’ydu. Mükemmel bir ses, genç kuşakta rastlanmayacak ölçüde iyi bir vokalist olan Pektorosoğlu’nun ilk albümü ‘Sibil’, ağırlıklı olarak Majak Toşikyan’ın, yani Cenk Taşkan’ın bestelerinden oluşuyor. ‘Hayırlara vesile’ böyle bir şeydir işte; durdurulamaz ya da engellenemez bir şey. Türlü çeşitli baskılar/sindirmeler sonrası, ismini/milliyetini ‘örtmek’ durumunda kalmışlardan sadece biri olan Cenk Taşkan, bu albümle birlikte asıl ismine rücu ediyor.
Taşkan’ın besteleri de, diğerleri de; bütün şarkılar Sibil Pektorosoğlu’na o gürül gürül sesini, layıkıyla gösterme imkanı sunmuş. Sibil’e verilen destek, yukarda sayılan isimlerle sınırlı değil. Göksel Baktagir ve Mercan Dede gibi iki derya da, onun yanında yer almış. Bunun ‘müzikal’den önce, (tıpkı Hakan Eren’inki gibi) ‘insani’ bir seçim olduğu çok belli. Öte yandan, bu iki ismin (ve Surp Vartanants Korosu’nun), albümün müzikal anlamda da yükselmesine katkıda bulundukları çok net. Onların katkılarıyla, eksiksizbir albüm olmuş.
Yukarda sıralanan bütün gelişmelerden bağımsız olarak da iyi bir albüm ‘Sibil’. Hatta bu yılın en iyilerinden. Hayırlara vesile olsun; eşitlik/kardeşlik yolunda, gönüller alsın/kalpler yumuşatsın.


    ETİKETLER:

    Hrant Dink

    ,

    Mayın