Google'ın vergi buharlaştırma yöntemi

Google'ın vergi buharlaştırma yöntemi
Google'ın vergi buharlaştırma yöntemi
Hizmetleri üstünden reklam veren şirketlerden elde ettiği gelirin vergisini ödemediği için Google'la ilişkileri gerilen sadece Türkiye değil. Google sahneye çok daha büyük bir oyun koyuyor

‘‘Neden Türkiye ’ye tabi olmak istemiyorlar? Neden vergi dairesinin adresini bilmiyorlar? Siz Google’dan zengin misiniz? Siz vergi vereceksiniz, onlar bu kadar reklama rağmen vergi vermeyecekler!” Bu sözler Türkiye’de internet konusunda en üst düzey yetkili Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’a ait. Hikayenin özüyse malum, Türkiye’deki kazancının vergisini vermeyen Google ile yaşanan gerilim.
Google Türkiye’de küçük bir ofisle temsil ediliyor. Bu yapı büyük reklamverenlere bizzat, küçük reklamverenlereyse irili ufaklı ajanslar aracılığıyla Google’ın Adwords adlı ağında reklam satıyor. Satılan reklamın bedeli İrlanda’da Google’a ait bir Citibank hesabına havale ediliyor ve onayın verilmesinin ardından reklam hizmeti verilmeye başlıyor.
Böylece pazarlama ve hizmet alımı burada gerçekleşmesine rağmen satış İrlanda’da sonlanıyor ve kazanç Türkiye’de oluşmadığı için Google vergi ödemiyor.
Devlet yetkilileri Türk dijital reklam pazarının yüzde 70’ine sahip Google’ın bu kazancının vergisini vermesi gerektiğini savunuyor. Google ise satış İrlanda’da gerçekleştiği için burada bir vergi yükümlülüğü olmadığını iddia ediyor.
Kimseye söylenmeyen ayrıntı ise aslında Google’ın İrlanda’da da vergi ödemediği. Hatta kimi yorumlara göre ‘vergi kaçırdığı’... 

Bermuda para üçgeni
Google’ın ABD dışındaki faaliyetlerinin çoğunu İrlanda’dan yürütmesi boşuna değil. Ondan çok uzun süre önce Microsoft bu ülkeyi keşfetmişti. Bu tercihin en önemli sebebi elbette vergi. İrlanda, yakın dönemde kalkınmasında büyük pay sahibi olan teşvikler kapsamında kurumlara çok düşük vergiyle yapma olanağı sağılyor. Örneğin kurumlar vergisi İngiltere’de yüzde 28’ken İrlanda’da sadece yüzde 12.5. Bu nedenle teknoloji firmalarının da öncelikli tercihi bu ülke oluyor.
İrlanda’nın bu politikası Avrupa Birliği içinde de tartışma konusu olmaya başlamış durumda. ABD’den yayılan ve Avrupa’yı da etkisi altına alan küresel ekonomik kriz sonrası IMF ve AB yardımları alan İrlanda, Fransa Başbakanı Nicolas Sarkozy ve Almanya Başbakanı Angela Merkel tarafından vergi oranlarını yükseltmesi için uyarıldı. Ülke yönetimiyse firmaları kaçıracağı endişesiyle buna sıcak bakmıyor.
Google örneğinde ise işler biraz daha çetrefilli. Çünkü firma yüzde 20 vergi diliminden iş yaptığı İrlanda’da da kazancının tamamını vergilendirmiyor. Gelirinin büyük bir bölümünü İrlanda dışındaki ülkelerden edinen firma ‘idari harcamalar’ adı altında kârı başka bir ülkeye transfer ediliyor. Hayır, ABD de değil; Bermuda! 

Kepçe/kaşık hesabı
Atlantik Okyanusu’nda İngiltere’ye bağlı küçük bir ada olan Bermuda, 53 kilometrekare yüzölçümüne sahip. Yani Google’ın yıllık kazancının banknotlarıyla boydan boya kaplanacak kadar küçük. Google başta olmak üzere yüzlerce firmayı çeken özelliğiyse ‘vergi cenneti’ olması. Yani Bermuda’da şirketlerin kazancı vergiye tabi değil. Kişi başı yıllık ortalama gelirinin 97 bin dolar görünmesi de bu para bolluğu yüzünden.
Google İrlanda’da son dönem 5.5 milyar avro kâr elde etti. Ancak ülkeye sadece 45 milyon avroluk kısmının vergisini ödedi. Kârın neredeyse tamamı idari harcama olarak Bermuda’da kurulu tabela şirketine aktarıldı. Çünkü kağıt üstünde Google’ın arama algoritması, markası ve benzeri tüm entelektüel varlığı Bermuda’daki bu tabela şirket üstüne kayıtlı. Bu sayede 5.5 milyar avro net kâra karşılık, İrlanda’ya sadece 9.6 milyon avro vergi ödeyerek yılı kapatabiliyor.
İngiliz The Guardian gazetesinden Lisa O’Carroll’ın haberine göre Google’ın aynı taktiği diğer bütün ülkelerde uygulamaması için bir gerekçe de yok. Marka ve algoritmanın lisans sahibi ana firmanın bir off-shore adada kayıtlı olması benzeri taktiği her ülkede geçerli kılıyor.