Gözyaşı yetmez!

Gözyaşı yetmez!
Gözyaşı yetmez!
Hakan Yonat imzalı 'Sadece Sen', Güney Kore sinemasından bir örneği yerlileştirirken, melodram sinemasını tek boyuta indirgime hatasına düşüyor.
Haber: MURAT ÖZER - cinemozer@gmail.com / Arşivi

SADECE SEN (1 Yıldız)
Yönetmen: Hakan Yonat
Oyuncular: Belçim Bilgin, İbrahim Çelikkol, Kerem Can, Cezmi Baskın, Necmi Yapıcı
Süre: 105 dk.

Özcan Deniz’den ‘Evim Sensin’ ve Uğur Yücel’den ‘Benim Dünyam’ı izledikten sonra yeni bir ‘uyarlama’yla daha karşı karşıyayız: ‘Sadece Sen’. Hakan Yonat’ın yönettiği film , Özcan Deniz’in yaptığı gibi Güney Kore sinemasının bir ürününü temel alıyor. 2011 yapımı ‘Always’i yerlileştiren bu çalışma, Jacques Audiard’ın ‘Pas ve Kemik’iyle (De Rouille et d’Os) de akrabalık ilişkisine sahip.
Eski boksörle gözleri görmeyen genç kadının aşkını odağa yerleştiren hikâye, ‘olanaksız aşk’ motifi üzerinden hareketle melodramatik bir yapı kurmaya çalışıyor. Ancak, bu yapının ‘gözyaşı fabrikası’na hizmet etmek dışında temel bir amacı yok gibi görünüyor. Orijinal filmi izlemedik, ama Güney Kore sinemasının bu tür hikâyeleri ‘çözme’ ehliyetinin olduğunu biliyoruz. Bizdeyse işin bütünlüklü bir atmosfer yaratma boyutunun es geçilerek, yalnızca seyirciyi ‘ağlatma’ motivasyonu öne çıkıyor, ki bu da melodram sinemasının yalnızca tek boyuta indirgenmesi sonucunu doğuruyor.
‘Sadece Sen’, iki kader mahkûmunun bir araya gelip gelemeyeceklerini merak ettiren bir yöne de akmıyor. Evet, onların koşullarla belirlenmiş yazgılarının trajik sonuçlar doğurabileceğini hissediyoruz, ama bu sonuçların ‘ucu açık’ olmadığını da görüyoruz bir yandan. Kalıplar arasına hapsedilmiş hikâye, bir an olsun sınırlardan arınamıyor ve ‘bildiğiniz gibi’ başlayıp sonlanıyor. Filme dair akıllarda kalansa, boksör karakterin yediği/attığı dayak dışında bir şey olmuyor en nihayetinde.