Güneş ışığı kalp krizini önlüyor

Güneş ışığı kalp krizini önlüyor
Güneş ışığı kalp krizini önlüyor
ERÜ Öğretim Üyesi Prof. Dr. Eryol: "Haftada 3 gün, 20 dakika güneş ışığına maruz kalmak, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılar ve kalp krizini önler"

Erciyes Üniversitesi (ERÜ) Tıp Fakültesi Kardiyoloji Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, "Haftada 3 gün, 20 dakika güneş ışığına maruz kalmak, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılar ve kalp krizini önler" dedi.
Eryol, yaptığı açıklamada, özellikle çocukluk çağında uzun süreli güneşe maruz kalmanın deri kanseri riskini artırdığını söyledi. Terlemeye bağlı olarak gelişen aşırı su ve tuz kaybının da yaşlılar ile hipertansyion ve kalp hastaları için tehlikeli olduğuna dikkati çeken Eryol, bu tür zararların riskli gruptaki bireylerin güneşe yanlış saatlerde uzun süre maruz kalması durumunda ortaya çıktığını kaydetti.
Havaların ısınmasıyla birlikte güneşe maruz kalma noktasında zamanlama ve süre ile ilgili yapılan uyarıların akılda "güneş zararlıdır" şeklinde kaldığını ve insanların güneşten kaçmasına neden olduğunu ifade eden Eryol, şöyle devam etti:
"Güneş, insan vücudu için çok gerekli olan D vitaminin doğal kaynağıdır. D vitamini eksikliği hipertansiyon, metabolik sendrom, şeker hastalığı, damar sertliği ve kalp krizlerine yol açabilir. Haftada 3 gün, 20 dakika güneşe ışığına maruz kalmak, vücudun D vitamini ihtiyacını karşılar ve kalp krizini önler. Endüstrileşen toplumlarda insanlar daha çok kapalı ortamlarda bulundukları için güneşten uzaklaşmak zorunda kalıyor. Bu durum özellikle kilolu, esmer ve yaşlılarda D vitamini eksikliğine zemin hazırlıyor. Özellikle diyet zorunluluğunun bulunduğu yaşlılık döneminde gıdalarla D vitamini alımında da yetersizlik yaşanıyor ve bunun neden olduğu riskler daha fazla görülebiliyor."
Güneşin zararlı etkilerinin çok fazla olmadığı saat 11.00'den önce ve 16.00'dan sonra güneşlenmenin yeterli olacağını belirten Prof. Dr. Namık Kemal Eryol, "Doğal hayat kaynağı güneş, faydalarıyla da gündeme getirilmelidir. Sadece zarar verici etkileri değil, şeker, hipertansiyon, kalp krizi gibi çağımızın hastalıklarının gelişmesini önlemedeki etkilerinin de kamuoyu tarafından bilinmesi gerekiyor" diye konuştu.