Güneştekin devlet ile yüzleşiyor

Güneştekin devlet ile yüzleşiyor
Güneştekin devlet ile yüzleşiyor
'Yüzleşme' sergisi Ankara CerModern'de açılan Ahmet Güneştekin, işin ticari boyutunu reddetmese de eleştirilere meydan okuyor.
Haber: DENİZ ZEYREK - deniz.zeyrek@radikal.com.tr / Arşivi

Başkent ressamları naiftir, sansasyondan kaçarlar. Mütevazı ama renkli sergilerde boy gösterirler. İstanbul ’daysa resim sanatı ve ressamlar daha agresiftir. Daha çok haşır neşirdirler parayla, koleksiyonlarla... İstanbul’da Antrepo’daki Ahmet Güneştekin sergisini gezerken duyduğum rakamlar bende küçük bir şok etkisi yaratmıştı. 70 bin kişinin gezdiği, sadece maliyeti 300 bin doları bulan bir sergiden söz ediyorum. “‘Sanat bozkırı başkent böyle bir sergiyi kaldıramaz” diye geçirdim içimden. Ancak, Güneştekin ile İstanbul Modern’in sıcak kafeteryasında buluşup yemek yerken serginin Ankara ’da da açılacağını öğrendim ve iki nedenden dolayı şaşırdım.
İlk neden, “Ankara’da böyle bir sergiyi kaldırabilecek bir yer var mı?” sorusuydu. Ancak hemen CerModern geldi aklıma. İstanbul’un gurur duyduğu Dali, Van Gogh gibi sergileri de getiren CerModern, Ankara bozkırına renk katmayı sürdürüyor. İkinci neden, Güneştekin’in polemiklere de konu olan sanat dili ve eserlerinin fiyatıydı.

Ezber bozan mesajlar
Güneştekin, aykırı bir isim ve Kürt sorunu gibi konularda devletin ezberini bozacak mesajlardan çekinmiyor. Serginin video art bölümündeki ‘anadilde eğitim’, ‘anadilde savunma’, ‘Alevilik’ ve ‘dokunulmazlık’ gibi temalar, siyasi gündemin tam da orta yerinde. Eserlerindeki bin yıllık hikâyeler de bir taraftan dinlerin uyumlu birlikteliğini, diğer taraftan etnik, dini ve mezhepsel zenginlikleri, kültürel mirası çoğaltıp, kalıcılaştırıp popülerleştirme gayretinde.
Açılışa eski Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ın yanı sıra İsmail Beşikçi, Dengir Mir Mehmet Fırat, İhsan Arslan, Emin Ekmen, Abdurrahman Kurt, Abdülkadir Aksu gibi Kürt siyasetinin ileri gelenlerinin gösterdiği büyük ilgi de sergideki ‘yüzleşme’ye verilen desteğin göstergesiydi. Bir gün sonra CerModern’de buluşup Divan Kafe’de öğlen yemeği yediğimiz AB Bakanı Egemen Bağış’ın da Güneştekin hayranı olduğunu hatırlatmakta yarar var.
Fiyatlara gelince, hayli yüksek. Hele hele Ankara ressamlarının ya da İbrahim Çallı, İbrahim Safi gibi öncülerin eserlerine biçilen değer ile karşılaştırıldığında, Güneştekin’i kıyasıya eleştirenlere hak verebilirsiniz. Ancak Güneştekin’in bu konudaki duruşu da tutarlı. Eserlerine gösterdiği özen, emeği, ekibinin büyüklüğü, sanata yaptığı yatırımlar ve Avrupa / dünya sanat camiasına geçiş yapma arzusu alt alta sıraladığı gerekçelerden bazıları. Zaten sanat-para ilişkisini de reddetmiyor. Geçen hafta kaybettiğimiz Burhan Doğançay gibi Türkiyeli ressamların eserlerinin ulaştığı fiyatları örnek gösteriyor ve her ressamın hedefinin bu olması gerektiğini vurguluyor.
Güneştekin, sanattan çok ticari boyutuyla öne çıktığı eleştirilerini ikiye bölüyor. “Aynı zamanda işadamıyım, 60 kişi çalıştırıyorum” sözleriyle ticari boyutu reddetmiyor. Ancak, sanatına ve eserlerine yönelik acımasız eleştirilere meydan okuyor. Sergilerine gelenlerin ve eserlerine talip olanların sanata ilgisine dikkat çekiyor.
Megakent İstanbul’un vitrinine devasa boyutlardaki eserleriyle çıkan Güneştekin, ‘Yüzleşme’ başlıklı sergisiyle Ankara’da devletle ve sanat camiasıyla da yüzleşiyor aynı zamanda...
‘Yüzleşme’, 30 Mart’a kadar Ankara CerModern’de.