'Hadi sırt çantanı al, aramaya gidelim!'

'Hadi sırt çantanı al, aramaya gidelim!'
'Hadi sırt çantanı al, aramaya gidelim!'

Çağlar Öğünç ve köpeği Gui.

Bayramın ilk günü Şile'de kaybolan ve 28 saat sonra bulunan küçük Berat'ın izini sürenler arasında AKUT'un köpekli arama birimi de vardı. AKUT K-9 Köpekli Arama Birimi Sorumlusu Çağlar Öğünç, köpekle kayıp aramayı anlatıyor
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Şile’nin Oruçoğlu Köyü’nde önceki gün kaybolan ve 28 saat sonra 5 kilometre uzaktaki Akpınar mevkiinde bulunan üç yaşındaki Berat Coşkun artık evinde. Haberin duyulmasıyla köylüler, avcılar , köpekli ekipleriyle jandarma, AKUT , Sivil Savunma Kurtarma Birliği ve LİDAM ormanlık alanda Berat’ın izini sürmüştü. Dün evine dönen Berat’ın, ormanla kaplı alanda altı kilometre yürüdüğü ortaya çıktı.
30 saate yakın bir süre, eğitimli köpekleriyle arama yapan 23 kişilik AKUT ekibi bölgeye ulaşan ilk gönüllü profesyonel arama ekibiydi. AKUT K-9 Köpekli Arama Birimi Sorumlusu Çağlar Öğünç, salı akşamı 17.30’da jandarmadan aldıkları çağrıyla, bir köpek ve üç AKUT gönüllüsünden oluşan ekiple bölgeye geçtiklerini anlatıyor: “Gece 3’e kadar AKUT olarak üç kişi artı bir köpek, çalıştık. 3’te ekibimizden 20 kişi daha geldi. Aileye kaybolma anını canlandırttık. Çocuğun eşyalarını aldık. Berat oraya giderken yolda kusmuş, çamaşır makinesinden o kıyafetleri aldık, iz takip köpeklerine Berat’ı tanıtmak amacıyla. Köylülerden biri ayak izlerini buldu. Sivil Savunma’dan Cemil Erden ve iz takip köpeğiyle ayak izinin peşinde giderken Berat’ın pantalonunu bulduk. Köpekle aynı anda yürüttüğümüz sesli aramaya çocuktan yanıt geldi. O yöne ilerlerken ses kesildi. Yorgunluktan baygın düştüğünü düşünüyoruz. Bulduğumuzda da baygındı, vucut ısısı epey düşmüştü. Operasyonda tüm ekiplerden toplam yedi köpek çalıştı.”
Öğünç, 2001’den beri AKUT gönüllüsü. İktisat ve kimya eğitimi almış, mesleğiyse endüstriyel robotlar üretmek.
Son operasyona katılan Border Collie cinsi Gypsy ise AKUT gönüllüsü, Everest Yayınları’nın kapak tasarımcısı Utku Lomlu’nun köpeği. Öğünç’ün köpeği Gui de operasyonel olmak için çalışıyor. Eğitimli köpekleri ve AKUT’un ne tür vakalarla karşılaştığını Çağlar Öğünç’e sorduk... 

Köpekler kayıp insanları nasıl bulur?
Engelli köpekleri, arama köpekleri, kurtarma köpekleri, yaşlılar, özürlüler için rehabilitasyon köpekleri, bomba arama, narkotik köpekleri var. Köpek burnu, insandan 100 kat fazla koku alıyor. İyi bir arama köpeği onlarca personelin bir çok saatte yaptığı işi kısa sürede yapabiliyor. Kaybolan kişinin ‘son görüldüğü nokta’ denilen yer vardır. Bu noktayı esas alırız. İnsan vücudundan deri parçaları dökülür. Bu parçalarda bakteri yaşar. Bakteriler derinin besin değeri kaybolana kadar üzerinde yaşamaya devam eder. Bu canlılar deriyi yerken dışarıya koku çıkartıyor. Köpekler bunu kokluyorlar. Bir teori de, köpeklerin insan nefesini de koklayabilmesi. 

Köpeğin eğitimi ne zaman biter?
Muhteşem bir köpek bir, bir buçuk yılda stajyer operasyonel olur. Tek başına sorumluluk alamaz ama bir köpeğin ardından alanı kontrol edecek duruma gelir. Eğitiminin tamamlanabilmesi, deneyim kazanması üç yılı bulur. Ortalama sekiz yıl çalıştıklarını düşünürseniz, bayağı zorlu bir iş. Köpekler zaten koku almayı çok iyi biliyor, biz köpekleri kullanmayı öğreniyoruz. Kendimize ‘köpek eğitmeni’ yerine ‘köpek kullanıcısı’ deriz. Her ruh halinde, her sosyal çevrede köpeğinizin ne tepki verdiğini iyi bilmeniz lazım ki onu doğru okuyabilesiniz. Bunun tek yolu, köpeğinizle yaşamak. Biz AKUT olarak köpeklerimizle yaşıyoruz. 

Köpek, kaybı bulunca ne tepki verir?
Köpekler o atmosferi yaşamak için çalışıyor bence. Hep şöyle hayal ediyorum; “Evet operasyon! Hadi sırt çantanı al, aramaya gidelim!” Heyecanlı olurlar. Köpekler ‘oyun arkadaşını’ arıyor. Eğitimlere 1 yaşına girdikten sonra iyi bir şekilde başlıyoruz. O dönemde oyunla karışık arama eğitimi veriyoruz. Köpek çalışma sırasında bulduğu insanla deliler gibi oynar. Tabii ormanda kaybolmuş biri, “Yaşasın beni buldu” diye köpekle oynamıyor. Çantamda hep oyuncak olur, bir köpek beni bulursa diye… Ama zannetmiyorum herkesin yanında oyuncak olduğunu! 

Kaybolanların profili nasıl?
Genelde 60 yaş üzeri alzheimer’lılar ve 10 yaş altı çocuklar kayboluyor. Mantar, odun toplamaya çıkmış, haber alınamamış olabiliyor. Günlerce operasyon yapabiliyoruz. Bilinçleri yerinde olan, oralı insanlar da kayboluyor. Doğanın kuralları serttir, sis çıktığında her taraf kuzey, her taraf güneydir. Doğada yaşamayı iyi biliyor olmak gerekir. Bir çocuğu üç gün arayıp evinden kilometrelerce uzakta, ters istikamette yürürken bulduk. “Eve gidiyorum, beni niye arıyorsunuz?” dedi. Bir çocuk dikenli tellere takılmış ama yürümeye devam ediyordu. Kaybolduklarını anlayamayan ya da kabullenemeyen insanlar oluyor. Gün mefhumlarını yitiriyorlar. Ormanda tek başına iki gün yaşamış çocuk gördüm, sağlıklıydı. “Bir ağacın altına kıvrılıp yattım, ne var ki bunda?” diye cevap da verebiliyorlar. 

Tuhaf ihbarlar aldığınız oluyor mu?
“Köpeğim halıya çiş yapıyor, nasıl çözebiliriz?” de geliyor; “10 köpeğim var, arama köpeği yapmak istiyorum” da. “Kedim kayboldu” diye çağrı da geliyor. O insan üzgün ve “Kardeşim, kedi aranır mı?” diyemiyorsunuz. Ulaşılmadık yerlerdeki hayvanları, nerede olduğu biliniyorsa kurtarıyoruz. “Nerede bilmiyorum, tüylerini köpeğe koklatsanız kedimi bulabilir miyiz?” diyorlar. İstanbul’da bir kediyi tüyünden bulmak imkansız.


    ETİKETLER:

    Avcılar

    ,

    AKUT

    ,

    haber