HAFTANIN TORTUSU

Woody Allen'ın Roma'da verdiği konseri 100 kişi izledi

Woody'den V.I.P. konser
Woody Allen, Hollywood Ending üçlemesinin son ve en başarılı filminin tanıtımı için Roma'ydı. Yazarlığı, aktörlüğü, oyunculuğu ve yönetmenliğinin yanı sıra usta bir klarnet sanatçısı olduğu bilinen Allen, grubu New Orleans Jazz Band'le bir de konser verdi. Karizmatik sanatçının konseri yine kendi kadar karizmatik bir binada, Roma belediye sarayı Campidoglio'nun en önemli odası olan, belediye toplantılarının yapıldığı Giulio Cesare salonundaydı. Jules Cesar'ın ikinci yüzyıldan kalma bir heykelinin önünde, Michelangelo'nun tasarladığı merdivene açılan ortaçağdan kalma kemerlerin altında, neşeli grup elemanları ile utangaç, tedirgin, alaycı Allen zor bir araya gelecek bir kompozisyon oluşturdu. Roma Belediye Başkanı, gazeteci Walter Veltroni'nin Roma'nın antik çehresine çağdaş bir cila sürme çabalarının bir parçası olan konser sadece 100 kişilik çok özel davetlilerden oluşan bir grup tarafından izlendi. Davetliler arasında Hint asıllı İngiliz yazar Arundhati Roy ve Berthie Williams da vardı. Ancak konser Navona Meydanı'na kurulan dev ekranda ve tüm metro istasyonlarında canlı olarak yayınlandı. Woody Allen ve New Orleans Jazz Band'in Campidoglio konseri EDO ve Mose yapımcılık tarafından DVD haline getirilecek. Montajı Woody Allen tarafından gerçekleştirilecek DVD, 2003 yılı içinde tüm müzik marketlerde olacak.
Woody Allen, konserden bir gün önce Roma'nın Space Odissey 2001'i andıran tasarımıyla antik Roma kentine yeni bir soluk getiren ES otelde, Türkiye tutkunu dünyaca ünlü şef Antonello Colonna'nın misafiriydi. Allen, açılışını yaptığı otelde huzurlu bir rüya kadar kısa süren bir basın toplantısı düzenledi. Bir müzisyen olmadığını ve insanların çok başarılı olmasa da sahnede varlığını görmekten zevk aldıkları için kendisini dinlediklerini belirten Allen, "Ben her şeyden önce senaryo yazarıyım," diyor ve ekliyor "ayrıca karım Avrupa'yı çok seviyor. Her fırsatı değerlendirmeye çalışıyoruz". Eğlenceli ve bir o kadar da sivri dilli bir Hollywood eleştirisi olan Hollywood Ending Fransa'da büyük heyecanla karşılanmasına rağmen Amerika'da eleştiri oklarına hedef oldu. Filmin yönetmeni ve oyuncusu Allen, Amerika'dan şikâyetçi. Yönetmen, "Fransızlara hayranım. Onlar da benim filmlerime hayranlar. Avrupa'da filmlerim her zaman ilgi gördü. Amerika'da sinemanın durumu korkunç. Anlamsız şeylere inanılmaz para harcıyorlar. Tek amaçları gişe yapmak. Ben New York'ta oturduğum için Avrupa filmleri görme şansım var. Arada sırada Hollywood'a arkadaşlarıma ziyarete gittiğimde üç gün sonra sıkıntıdan patlıyorum. Çok sıradan," diyor. Allen'a göre, Scorsese, Coppola, Paul Thomas Anderson gibi yönetmenler Hollywood çarklarının dışında kalan yönetmenlerden. Woody Allen, Hollywood Ending'in kendisi için de bir dönemin sonu olduğunu söylüyor: "Elbette komediden asla vazgeçmem. Kendimi dramatik bir film çekerken düşünemiyorum. Ama bundan sonra daha ciddi filmler yapacağım. Christina Ricci ve Danny De Vito'nun başrollerini oynadığı son filmim Anything Else yeni kuşak filmlerimin ilki."
Elvan Uysal



Yok olan Teşvikiye
Teşvikiye'nin değişen yüzü sakinlerinin tepkisini çekiyor.
Teşvikiye, Maçka, Nişantaşı bölgesinde son zamanlarda yaşanan değişikliğin,
üzücü ve can sıkıcı noktalara doğru sürüklenmekte olduğunu gözlemekteyiz. En belirgin değişiklik, bu bölgede giderek artan ve boyutları rahatsızlık sınırını çoktan aşmış bulunan kontrolden çıkmış gürültüdür. Kentin kültürel kimliğinde önemli bir yer tutan bu bölgede, son dönemlerde yaşanan erozyon, mahallenin alışılagelmiş, yaşam modelini zorlamakta, bu durum hâlâ büyük oranda konut bölgesi olan mahalle sakinlerinin huzurunu kaçırmaktadır. Örneklerle açmaya çalışırsak:
  • Cumartesi günleri Armani Cafe'nin terasında tüm öğleden sonra kulakları sağır edercesine çalan müzik, Bronz Sokak sakinlerine dehşet saatleri yaşatmaktadır.
  • 6 Ekim Pazar günü Atiye Sokak'ta bir restoranın organize ettiği
    "Oktoberfest" nedeniyle sokak sakinleri 18 saatlik bir işkenceye maruz kalmışlardır. 06:30'da başlayan hazırlıkla yataklarından fırlayan Atiye Sokak sakinleri kendilerinden izin alınmadan gerçekleşen organizasyon nedeniyle bedelini kimsenin ödeyemeyeceği bir şiddete maruz kalmışlardır.
  • Teşvikiye Cami'nin arsası içinde yer alan Teşvikiye Caddesi üzerindeki kahveler, servislerini sokağa taşırarak özellikle akşam saatlerinde bu taşmaya uygun olmayan kaldırım koşullarını da zorlayarak mahalle sakinlerine hem görsel hem fiziksel bir rahatsızlık vermektedirler. Kimse iyi tasarlanmış düzenli ve özenli bir sokak servisinin, nitelikli bir sunuşun karşısında olamaz. Ne yazık ki bu işletmeler yarattıkları zorlama durumun oluşturduğu görsel düzeysizliğin ve ekstradan oluşturdukları kontrolsüz gürültünün farkında değiller.
  • Son aylarda kimin önerisiyle bilinmez pazar günleri de açık olan dükkânlar, çalışan dizel motorlu dolmuşlar, organize edilen aktiviteler bölge halkının pazar gününü de haftanın diğer günleri gibi bütün gün sürüp giden bir gürültüyle karşı karşıya bırakmaktadır.
  • İşyerlerinin pizza ve hamur işi fırınlarında kullanılan tüplerin apartman altlarında yarattığı tehlike ise kimsenin dikkatini çekmemektedir.
    Kültürel kimliği, belli bir dönemin özenli mimarisi, yıllardır aynı bölgede yaşayan Teşvikiyelilerin çevrelerine kattığı hesaplanamaz artı değer ve çevredeki iş kollarındaki çeşitlilik ile bugünlere ulaşan Teşvikiye, şu sıralarda kontroldışı bir cazibe merkezi haline gelmekte, dünyada ve ülkemizde hatta İstanbul'da benzerlerini çokça gördüğümüz bir tahribata uğramaktadır. Genel olarak tüm kentlerimizi kemiren, kentin yerel kimliklerini hiçe sayarak yayılan bu afetin önüne geçme imkânı vardır. Kentin kendi yerel hafızasını yok sayan bu tutum bulaşıcı bir salgın hastalık gibi tüm yerleşim alanlarını tehdit etmektedir. Halbuki çok değil,bir kaç yıl sonra üzülmemek pekala mümkündür.
    M. Haldun Dostoğlu