HAFTANIN YENİLERİ

Kolay Para, sefil hayatlarından yırtmaya çabalayan ve bunun için de küçük numaralar çeviren birkaç gencin, yeraltı dünyasında boylarından büyük işlere bulaşmaları üzerine bir komedi.

KOLAY PARA
Y: Hakan Haksun, Ercan Durmuş O: Mustafa Uğurlu, Şebnem Dönmez, Emre Altuğ, Okan Yalabık, Erkan Taşdöğen, Peker Açıkalın, Naci Taşdöğen, Özcan Deniz. 100 dk.
Kolay Para, sefil hayatlarından yırtmaya çabalayan ve bunun için de küçük numaralar çeviren birkaç gencin, yeraltı dünyasında boylarından büyük işlere bulaşmaları üzerine bir komedi. İçine aşk karışmış, kötü bir Lock, Stock and Two Smoking Barrels benzeri. Guy Ritchie filmlerini sevmemenin ötesinde vasıfsız bulanların, mutlaka Kolay Para'yı izleyip bu işin sanıldığından çok daha fazla maharet gerektirdiğini görmesi lazım. Kolay Para'nın, aynı şekilde Koş Lola Koş'taki dinamik kurguyu "zıpçıktı genç işi," deyip çöpe atanlarca da izlenmesinde fayda var. Omuz kamerasını sağa sola döndürüp arada kimi kareleri dondurmak ve üzerine de techno müzik döşemek suretiyle tempolu anlar yaratmanın mümkün olmadığı da Kolay Para'da görülebilir.
Türk sinemasında oluşmuş bulunan ve İstanbul'un karanlık alemlerini tekdüze biçimde karikatürize eden gangsterimsi kötü adam veya bıçkın delikanlı stereotipleri, Kolay Para'da da geçidini yapıyor. Onun dışındaki 'tipleri' ise çözmek gerçekten zor. Senaryo ve sanat yönetiminin elbirliğiyle, öykünün bir türlü karakter olamayan tipleri hakkında
'öğrenci olmak' gibi özellikler dışında pek bir şey anlaşılmıyor. Velhasıl Kolay Para, B-filmin hayalgücü ve ironisinden yoksun bir B-film vasatlığı sunuyor. Tüm bunlarda, bunun her iki yönetmen için de bir ilk film olmasının ve kurgunun son haline müdahale ettiğini öğrendiğimiz yapımcının da olumsuz etkisi olsa gerek. 'Yıkıcı değil, yapıcı' olmak gerekirse: Vaktiniz de paranız da bol geliyor ve Türk sinemasını eksiksiz takip etmek istiyorsanız, Kolay Para'yı izlemenizi öneriyoruz.
TAŞIYICI / TRANSPORTER
Y: Louis Leterrier, Corey Yuen O: Jason Statham, Qi Shu, Matt Schulze, François Berleand. 94 dk.
Asker eskisi Frank, yüklü miktarda para karşılığında ne dilerseniz taşıyacak bir 'taşıyıcı', 'illegal malların hünerli kuryesi'. (Yani bırakın karanlık işleri, para verseniz belki sırtında Kabe'yi tavaf bile edebilirsiniz.) Paşa paşa işini yürütürken, mesleğinin en temel ilkelerinden birini yıkıyor: Asla paketin içine bakma! Bakıyor içine ve aksiyona aksiyon, tehlikeye tehlike demeyeceği olayların tetiğini çekmiş oluyor. Ancak 007'nin sahip olacağı oyuncaklarla takılıp, Jet Li'ye yaraşacak geleneksel dövüş manzalarında dans ediyor... Taşıyıcı'nın, son yıllarda yazar-yapımcı sıfatıyla habire vasat aksiyonlara (örn: Wasabi) imza atıp duran Luc Besson'un başının altından çıkmış olması, kötü sinyaller yaymakta. Öte yandan, Guy Ricthie filmleri Lock, Stock... ve Snatch / Kapışma'yla tanıdığımız Jason Statham'ın başrolde olması son derece cezbedici.
ÇARPIŞMA / CHANGING LANES
Y: Roger Michell O: Samuel L. Jackson, Ben Affleck, Kim Staunton, Toni Collette, Sydney Pollack. 99 dk.
"İti ite kırdırmak" diye çok pratik bir laf var dilimizde. İşte bu filmde de, bu lafa denk düşen bir durum söz konusu. Birbirini 'kıranlar' ise, açgözlü bir firmada çalışan ve kariyerinden başka bir şeyle ilgilenmeyen genç avukat Gavin (Affleck) ile karısı ve çocuklarını habire hayal kırıklığına uğrattığı için yalnızlığın eşiğine gelmiş eski alkolik Doyle (Jackson). Paskalya arifesinde, Gavin lüks Mercedes'iyle Doyle'un mütevazı arabasına yandan güzelce bindiriyor ve boş bir çek bırakarak alelacele olay mahallini terk ediyor. Oysa Doyle'un zararı tazmin edilecek türden değil. Kaza yüzünden vesayet davasını kaçırıyor ve değiştiğini ailesine kanıtlama şansını da kaybediyor. İntikam niyetine ise, kaza sırasında Gavin'in unuttuğu ve hem o hem de çalıştığı firma için hayati önem taşıyan belgeyi alıkoyuyor. Böylece bilhassa Gavin'in ahlaki değerlerini gözden geçireceği bir cehennem azabı yaşatıyorlar birbirlerine.
HAYATIMIN ÇALIMI BECKHAM / BEND IT LIKE BECKHAM
Y: Gurinder Chadha O: Parminder
K. Nagra, Keira Knightley, Jonathan
Rhys- Meyers, Anupam Kher, Archie Panjabi. 112 dk.
Londra'da ikamet eden, lakin geleneklerinden ve cemaatsel yaşantılarından ödün vermeyen Hintli bir ailenin kızı, hayırlı bir koca için hazırlık yapacağına futbola merak sarmış. Yegane hayali, Beckham'la birlikte oynayabilmek. Aynı telden bir İngiliz kızıyla tanışıp onun vasıtasıyla bir kız futbol takımına giriyor - hatta utanmadan takımın İrlandalı koçuna da aşık oluyor. Beri yanda ablası ise, münasip bir Hintli delikanlıyla evlilik hazırlıklarını sürdürüyor... Yaklaşmakta olan düğün ve 'sporlu' her filmde olduğu gibi, 'tüm o dökülen terlere değecek' bir tür şampiyona, öykünün zirve noktalarını oluşturuyor. Esprilerin çoğu, My Big Fat Greek Wedding / Kalbinin Sesini Dinle'de de olduğu gibi, kültürlerin 'tatlı' çatışması üzerine. Hayatımın Çalımı Beckham, yer yer son derece sevimli sahnelere sebebiyet verse de, basitliğini mazur kılacak bir şenlik yaratmakta bocalıyor. Filmin parçalı bulutlu bir seyir havası arz ettiğini söyleyebiliriz.