Hammam'a giden Douche'a girer

Sarayburnu Sepetçiler Kasrı'ndaki yeni gece kulübü Douche, gece hayatına yeni bir soluk getiriyor.
Haber: Melis Çelebi / Arşivi

Sarayburnu Sepetçiler Kasrı'ndaki yeni gece kulübü Douche, gece hayatına yeni bir soluk getiriyor. Boğaz'a olmasa da Haliç'e sıfır mekan, eğlence hayatını dolduran yerlere yeni bir alternatif sayılabilir.
Hammam'ın içinden geçilse de Douche, Hammam'dan tamamen ayrı bir konumda. Hammam'a gelenler kapıdan geçmekte zorlansalar da, "Douche'a geldim," deyince anında içeri alınıyorlar.
Tatil havasına girmek için güneye inmenize gerek yok. Hatta Kilyos gibi yakın sahillere bile yolculuk yapmak zorunda değilsiniz. Pazar günleri bir iskeleye dönüşen Douche'a Levent'ten en fazla 15 dakikada geliniyor. Haftanın son günü
14.30'da açılan mekanda, deniz kenarına dizilmiş şezlonglarda güneşlenebilir, güneşten bunaldığınızda ise oraya adını veren duşlarda serinleyebilirsiniz. Güneşle arası iyi olmayanlar için de şemsiyeler yerleştirilmiş. Yüksek volümlü müzik eğlenceyi geceden gündüze taşıyor.
İsteyenler de müziğe danslarıyla eşlik ediyorlar. Bu 'wet chill out' partilerde ağır yemeklerdense atıştırmaya yönelik yiyecekler ikram ediliyor. Soğuk salatalar, kulüp sandviçler, meyve ve soğuk meşrubatlar açlığınızı dindireceğe benzer.
Üstü açık underground kulüp
Douche, 'club' müziğinden keyif alan herkese açık bir mekan. Underground konsepti birçok kişiyi korkutabilir ama müzik sanılacağı gibi ağır bir underground tarzda seyretmiyor,
onu 'Happy House' diye adlandırmak daha doğru olur.
Perşembeleri mekanda Türk geceleri düzenleniyor. Bugünün ve dünün Türkçe müzikleri eşliğinde insanların coştuğu gecenin devamında, mekanda '80'lerin klasik pop şarkıları çalınıyor. Bu nostaljik gecede Abba'dan tutun da Gloria Gaynor'a kadar hemen hemen herkesin ezbere bildiği şarkılar mekanda yankılanıyor.
Burada giriş ücreti yok. Mekanın işletmecisi
İzzet Angel, "İnsanlar eğlenmek için dışarı çıkıyorlar. Daha kapıda merhaba demeden ücret talep edilmesi de onların sinirlerini bozmaya yetiyor," diyor. Douche, pazartesileri hariç her gün açık. Çarşamba geceleri vizyona girecek filmlerin galaları düzenleniyor. Seçilen filmler ilk burada gösteriliyor, daha sonra vizyona giriyor. Bu yüzden de çarşambaları Douche oldukça kalabalık oluyor. Patlamış mısır, çay ve kahve ikram edilen gecede giriş ücreti alınmıyor.
Sangriella denemeye değer
Douche'un içkileri her yerde denediklerinize pek benzemiyor. Sangriella adı verilen Güney Amerika'nın kendine has kokteyli buranın spesiyalitesi sayılıyor. Sangriella kırmızı şarap, votka, meyve suyu ve parça meyvelerin karışımı bir içki. İçerken insana çok hafif bir içki olduğu hissini verse de içtiğiniz anda çakırkeyif oluyorsunuz. Malum şekerli içkiler kana daha çabuk karışıyor. Buz gibi ikram edilen sangriella yazın tercih edilecek
en ideal içkilerden biri. Bu özellikle Küba ve Brezilya'da çok sevilip içilen bir içki.
Angel, "İstanbul'un en iyi mojito'ları bizde," diyecek kadar iddialı. Bunu da Amerikalı barmenlerinin hünerli parmaklarına bağlıyor. Bu içkiler, özgün hallerinde ve Türkleştirilmeden hazırlanıyormuş. Yerli içki 6 milyon TL iken, yabancı içki 11 milyon, meşrubatlar ise 4 milyon TL'ya satılıyor.
Ulaşım kolay
Mekanın anlaşmalı taksileri var. Gecenin kaçı olursa olsun, taksiler gündüz tarifesi uyguluyor. Aslında Douche'un yeri sapa gibi görünse de, trafikte geçirilen süre, Ortaköy'e gitmekten daha kısa sürüyor. Etiler'den gelirken de taksi ücreti 5 milyon TL'yı geçmiyor. Douche'da asla izdiham olmuyor. Mekanın kapasitesi göz önünde bulundurularak insanlar içeri alınıyor.