Hane içi ayaklanma adabı

Hane içi ayaklanma adabı
Hane içi ayaklanma adabı

KOLAJ: MERT GÜRELİ

Kılıçdaroğlu ailesi gazetecileri ayaklarında pantuflalarla karşılıyor, 'Aşk-ı Memnu'nun Ziyagil ailesi ise yatağa bile stiletto ve çizmeyle girmek üzere... Peki bir ev halini seyre davetli gözler için, iki uca da bu kadar hoyratça savrulmayan bir orta yol yok mudur? Terlik, topuk, babet yandaşları anlattı
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Deniz Adanalı (Halkla ilişkiler duayeni)
‘Resmi ilişki varsa ayakkabı giyilmeli’
Türk ailesi evinde hakikaten terlikle oturuyor, dışarıdan gelen de ayakkabıyı çıkarıyor. Bu yanlış değildir, geleneğimizdir. Terlik, sağlık açısından batıda da kullanılmaya başlandı. Bu katiyen dışlanacak bir şey değildir. Gelenlere de tertemiz terlikler verilebilir. Ama eğer resmi bir görüşme için evimize misafir alıyorsak erkeğin de, eşinin de, çocuklarının da ayakkabı giymiş olması gerekir. Yabancı bir konuksa Türk usulünü adamın burnuna tıkamayız, değil mi? Gelen misafire ‘Bizim usulümüzde böyledir, çıkar ayakkabıyı’ demeyiz. O ayakkabısını çıkarıp terlikle dolanmayacağına göre, ev sahipleri de ayakkabı giyiversin. Rahatlıkla götürmek lazım ilişkileri. Onların terbiyesine de, kendi terbiyemize de uymalı. Ama gelen konuk içeriden de olsa resmi ilişkiler söz konusuysa, düzgün bir kıyafet ve düzgün bir ayakkabıyla çıkılmasını öneririm. 

Deniz Marşan (‘Aşk-ı Memnu’nun stil danışmanı)
‘Gelene terlik vermek bile kabalık’
Yarı resmi bir davetse topuklu ayakkabı giyilmeli. Abiye değil tabii ama uygun bir kıyafet ve ayakkabı ya da babet giyilebilir. Ama asla terlik falan giymem. Arkadaşlarım geliyorsa, kendi halimdeysem spor ayakkabı giyebilirim. Seçilen kıyafet ve ayakkabı, genelde gelen misafirlere verilen önemi gösterir. ‘Aşk-ı Memnu’da birazcık abartı var ama o bir şov, televizyon işi. Tabii ki de evin içinde sürekli öyle ayakkabılarla gezilmez. Televizyon işi olduğu için bilerek evin içinde topuklu ayakkabı giydiriyorum. Çekimler de daha çok evin içinde olduğundan, güzel olsun kıyafetleri diye o şekilde tercih ediyoruz. Kemal Kılıçdaroğlu zaten halka oynuyor. Günlük kıyafetleri de birazcık öyle, vermek istediği imaj bu. Halkımızın yüzde 90’ı da bu şekilde olduğu için... Birilerine de danışıyor olabilir. ‘Ben de sizin gibiyim’ demek istiyor. Kılık kıyafete çok dikkat eden bir insanım, bana göre özenilmeli. Bence gelen insana verdiğin değeri gösterir. İlk tanışmada daha özenli olmak gerekir. Şık bir babet giyilebilir. Carla Bruni mesela, her zaman çok şık, birilerini ağırlamak istediği zaman liderler dünyada o şekilde davranıyor... Terlikle ya da çorapla çıkmak hiç güzel değil, eve en yakının gelse bile öyle karşılanmamalı. Her şeyde bir özen olmalı. Gelen kişiye ayakkabı çıkarttırıp terlik verilmesi bile bence kabalıktır. 

Başak Dizer Fransez (‘Aşk-ı Memnu’nun stil danışmanı)
‘Bihter’e terlik giydirirsek kombin bozulur’
Bence yüzde yüz, kendim de öyle yaparım, gelen misafirin ayakkabısı çıkarttırılmamalı. Önemli bir misafirse hele, hiç çıkarttırılmamalı. Kıyafet kombininin bir parçasıdır ayakkabı. Ev sahibi için de aynı şey geçerli, ayakkabı giyilmeli misafir gelince. Kendine ve karşındakine saygıdır; kıyafete uygun olan babetse babet, topukluysa topuklu, çizmeyse çizme giyilebilir. Kişiyi zorluyorsa olmaz tabii. Ayakkabı aksesuvar olarak kabul edilmeli. Kıyafetin tamamlayıcısıdır. Aksini düşünemiyorum. Terlik çok özensiz bir görüntü verir. Ev sahibi de temizliğine özen gösterip ayakkabıyı kıyafetinin bir kombini olarak görmeli. Sadece sokakta giyilecek bir şey değil ayakkabı. Özellikle tasarımcılar için çok çok önemli bir parça. Arkadaşlarımız geldiğinde de ayakkabı giymeliyiz bence, ayakkabı daha özenli gösteriyor. Misafirin karşısına çorapla çıkmaksa pijamayla çıkmak gibi bir şey. Herhangi bir fotoğraf çekimi ya da haberde konsept gerektirmiyorsa, pijama nasıl saygısızlıksa, çorapla çıkmak da öyledir ki çorap kadar rahat ayakkabılar var artık. ‘Aşk-ı Memnu’daki aile A plus, sosyete dediğimiz bir aile. Yalıda, kalabalık oturuyorlar. Çok rahat, özel durumları dışında evde ayakkabı giymeleri normal. Biz ‘Aşk-ı Memnu’da tam bir görüntü sunmak zorundayız, Bihter’i süper giydirip ayağına terlik giydirdiğimiz an kombin bozulur. 

Sinan Öncel (Twigy terliklerinin sahibi)
‘Terlik Batı’da da yayılıyor’
Misafire terlik verilmesi, bende o kişinin yakın misafir olduğu algısını yaratıyor. Uzak, resmi misafire paspasın üzerine ıslak bir havlu konuluyor ve ‘Ayağını sil de gir’ deniyor. Dışarıdan bir usta, tamirci geliyorsa yanında galoş getiriyor ya da ayakkabısını kapının önünde çıkarıp çorapla giriyor. Hanımlarda gün terliği kavramı var. Ya da arkası kapalı babet. Ev sahibi orta yaşın üzerinde bir hanımefendiyse sabo tarzı ortopedik terlik, gençler süslü terlik tercih ediyor. Genç evliler daha gelin terliği gibi, tüylü terlik giyebiliyor, babeti çok tercih etmiyorlar. Çok şık, tabanları spor ayakkabıdan da yumuşak ama dıştan baktığınızda ayakkabıyı andıran, arkası kapalı ev terliklerimiz var. Erkekler için de var bu modellerden. Terlikte çok ciddi bir moda var. Genç kızlara son zamanlarda çok fazla ‘bot terlik’ satıyoruz, diz kapağının altına kadar gelen Ugg’ın terlik versiyonu. Kemal Bey’in (Kılıçdaroğlu) durumuna baktığımız zaman, halkın kabul edeceği bir model görüyoruz. Kendi gibi olduğunu düşünüyorum. Görüntü de samimi. Ben fotoğrafı görür görmez, ‘Tam ortalama Türk ailesi’ dedim. Hepimizin aileleri, akrabalarımız böyle yaşıyor. Onlar da rahat bir şekilde davet etmişler. Bir de şu anda iktidarda olan partiye, ‘Kapının önünde ayakkabı var’ diye eleştirilerde bulunulduğunu hatırladım. Bu, vatandaşımızın çok büyük bir bölümünün tercihidir zaten. Öte yandan terlik kullanma alışkanlığının Müslümanlıkla da ilgisi yok; İtalya, İspanya, Hollanda, Yunanistan‘da da inanılmaz bir ev terliği pazarı var. Rahatlık ve hijyen önemli. Çorapla poz vermekse doğru değil gibi geliyor. Ayağında bir şey olsa daha şık durur. 

Neşe Şen (‘Kapalıçarşı’nın senaristlerinden)
‘Üç vazgeçilmez: Çay, çekirdek, terlik’
Biz ‘Bir İstanbul Masalı’ ve ‘Bıçak Sırtı’ hariç, dizilerimizde eve giren karakterlerimizin ayakkabılarını hep çıkarttırdık. ‘Zerda’, ‘Hırsız Polis’ ve ‘Kapalıçarşı’da karakterler eve girerken ayakkabılarını çıkarır, terlik giyerler. Ev, bizim için rahatlığın ve konforun sembolü. Dizide orta sınıfın hayatını anlatıyorsanız zaten karakterler evlerine tozlu topraklı yollardan geçip girecekleri için herkes ayakkabısını çıkarır. ‘Aşk-ı Memnu’ ve ‘Kapalıçarşı’ iki ayrı uç. ‘Aşk-ı Memnu’da yatağa da ayakkabıyla girilecek neredeyse, tabii ki terliğin esamesi bile okunmuyor. Orada gerçekten kurgulanmış bir yaşam var. Kendi içinde çok tutarlı tabii. Tribünlere oynayan bütün diziler ayakkabıyla geçiyor. Gerçeğe yakın bir dizi içinse terlik vazgeçilmez bir aksesuvar. Biz ‘Kapalıçarşı’yı hazırlarken üç vazgeçilmez aksesuvarımız vardı; çekirdek, çay, terlik. Çekirdeği herkes yer, çay her fırsatta içilir, evde de terlik giyilir. Kemal Bey’e (Kılıçdaroğlu) belki o fotoğraf için özel olarak terlikle kalması önerilmiş olabilir. Çünkü o terlikler, eminim bir sürü insanın ilgisini çekmiştir.  

Melis Perez (Moda ve stil danışmanı)
‘Pijamayla ağırlamıyorsak terlikle de ağırlanmamalı’
Basın mensuplarını ağırlamak söz konusuysa, ki bu resmi bir davettir, bunu terlikle tamamlamayı doğru görmüyorum. Türk örf ve âdetlerinde ‘Eve ayakkabıyla girilmez’ kuralı vardır, çocuklu evlerde de hijyen sebepleriyle ayakkabı giyilmez. Ama basın mensuplarının karşısına terlikle çıkmak söz konusu olamaz bence. Politikacılar, bizde ne kadar yapılıyor bilmiyorum ama, genelde stil danışmanlarıyla çalışıyor. Dolayısıyla o terlikle bile vermek istedikleri bir mesaj oluyor aslında. Öyle bir imaj da yaratılmak istenmiş olabilir. Gelen konuklar arkadaşlarımızsa, ne kadar samimi olursak olalım, nasıl onları pijamayla ağırlamazsak evin içinde, terlikle ağırlamanın da doğru olmadığını, ayakkabı giymek gerektiğini düşünüyorum. Arkadaşlarla ilerleyen saatlerde bir oyun oynanacaksa, daha samimi bir sohbet yapılacak veya beraber film seyredilecekse, gelen misafir de rahat bir şekilde ayakkabısını çıkaracak şekilde oturacağı için, siz de ayakkabıları çıkarıp terlik giyebilirsiniz. Bazı evlerde içeri girince direkt terlik uzatılır. Öyle bir aileyseniz şık ev terlikleri kullanılabilir. ‘Aşk-ı Memnu’daki gibi full topukla gezilsin demiyorum ama ağırlama kurallarına uygun olarak çok şık olunabilir. 

Derya Baykal (Oyuncu, TV programcısı)
‘Çamaşır sulu havlu yapar, silip girin derim’
Ben kapıda önlem alır, misafiri ayakkabıyla alırım içeri. Kimseye ayakkabı çıkarttırmam. Paspasın üzerinde temiz pak havlum her zaman vardır. Çamaşır sulu havlu yapar, ‘Silin, girin’ derim. Ustalar geliyorsa önlem alırım, galoş giydiririm. Ev sahibi olarak da mutlaka ayakkabı giyerim. Terlik gibi kullandığım ev ayakkabım vardır. Ya da şık bir pabuçla karşılarım misafiri. Kim gelirse gelsin, çocuğumun arkadaşı da gelse, terlikle şıkıdık şıkıdık çıkmam. Ama gittiğim yer, ayakkabı çıkarılan bir evse ona da saygı gösteririm, yanımda götürürüm ev ayakkabımı. Evde kendim de eski, eprimiş, ayağımın çok rahat ettiği ayakkabıyı kullanırım terlik yerine. Ya da ayakkabı biçiminde terlikler vardır, onları giyerim. Bir de ben iş yaparken de terlikle çok rahat etmem. Ama misafirimin yanında kapalı terlik ya da ayakkabıyı tercih ederim. Terlik severim aslında, kendim de terlik tasarımı yapıyorum. Bunun dışında kapının dışında pabuç çıkarmayı da tasvip etmiyorum, sokaktan gelince ayakkabı silinip dolaplara kaldırılmalı.

Suna Kabadayı (İmaj ve iletişim danışmanı)
‘Japonya’da ve İsveç’te de ayakkabı çıkarılır’
Kültürümüzde, Türk insanında terlik alışkanlığı var. Ayakkabı çıkarma geleneğini Tayland’da, Japonya’da, İsveç ve Çek Cumhuriyeti’nde de görürsünüz. Eve girerken ya da birine misafirliğe gittiğinizde ayakkabılarınızı çıkarırsınız. Dışarıdaki kiri eve sokmamak, kültürel bir gelenek. Böyle baktığınızda Kılıçdaroğlu ailesinin fotoğrafında da samimi, sahici, olduğu gibi bir Türk ailesi var. Resmi bir gündem yok, bir pazar gününde ailece vakit geçirirlerken eve misafir olmak istemiş, oradaki sahici aile ortamını görmek istemiş bir gazeteciye açılan kapı ve çektirilen bir fotoğraf. Böyle baktığımda rahatsız edici bir durum görmüyorum. Öte yandan ziyaretçinin de, ev sahibinin de bir gündemi olduğu ve kamunun ilgisini çekecek, resmi diyebileceğimiz ev ziyaretlerinde konu sadece terlikle kısıtlanmamalı, kıyafetin bütününe bakmak lazım. Resmi bir gündem varsa kıyafetler de resmidir; takım elbise giyilmişse altında terlikle misafir karşılanmaz, konu ortamın önüne geçer. Dolayısıyla misafirin ayakkabı çıkarması da beklenmemeli öyle bir durumda. İlişkiler samimiyse, davette belirtilen özel bir giyim kodu yoksa, daha rahat giysiler tercih edilebilir. Üst düzey iş adamları, siyasiler, sanatçılar söz konusu olduğunda, kişiler uzmanlık alanları, vaatleri, başarılarıyla gündeme geldiğinde, basına yansıyan görüntülerde kıyafet ve aksesuvarlar beklentileri karşılayacak düzeyde seçilmiş olmalı.

Zeynep Erkan Tayalı (Elele stil editörü, ICE dergisi yazarı)
‘Evin zeminine zarar vermeyecek topuk’
Ev içinde ayakkabı, terlik seçiminin, diğer kıyafet seçimlerinden farkı yok; uygulanan ve genel kabul gören kural, yerine göre giyimdir. Nasıl günlük yaşamda çok gösterişli mücevherleri davetlere saklıyorsak, gösterişli ayakkabıları da davetlere saklamalıyız. Evde misafir ağırlamayı da duruma göre sınıflandırıp yerine göre seçim yapmak mümkün. Evinizde önemli bir davet veriyorsanız tabii ki gösterişli bir ayakkabınızı giyebilirsiniz. Bayram, kız isteme gibi Türk halkı için önemli ev ziyaretlerindeyse nasıl misafirimiz ayakkabısını özenle seçtiyse biz de terlik yerine abartıdan uzak ama zarif bir çift ayakkabı seçebiliriz. Bunların dışında gündelik komşu, arkadaş, akraba ziyaretlerinde misafirinizle samimiyet derecenize göre rahat gündelik terliklerinizi giyebileceğiniz gibi, kıyafetinizi tamamlayan şık, deri terlikler de tercih edebilirsiniz. İlla ayakkabı giymek istiyorsanız en fazla bir çift sade babet giymenizi öneririm. Burada unutmamamız gereken, Türk kültüründe bir eve ayakkabıyla girmemek de var. Bunun için misafir taraf ziyarete gittiği evde kıyafetinin bozulmasını istemiyorsa yanına altı temiz ve gidilen evin zeminine zarar vermeyecek topukta bir çift ayakkabı almalıdır. Aynı şekilde ev sahibi de misafirinden ayakkabısını çıkarmasını isteyecekse şık, deri, misafir terlikleri bulundurmalı.


    ETİKETLER:

    Carla Bruni