Harbiyelinin sinema serüveni

Meslek değiştirmek, hele sinema gibi, icra etmesi bir miktar sado-mazoşizm gerektiren bir işe geçiş yapmak cesaret ister.

Meslek değiştirmek, hele sinema gibi, icra etmesi bir miktar sado-mazoşizm gerektiren bir işe geçiş yapmak cesaret ister. Ama eski birikimlerinizi yeni işinizde kullanabiliyorsanız, durum en azından biraz daha makul gözükmeye başlayabilir. Haftanın yeni filmlerinden 'The Last Castle/Son Kale'nin kırk yaşındaki yönetmeni Rod Lurie de, işi gücü yerindeyken kulvar değiştirip sinema yapmaya başlayanlardan ve de filmlerinde işlevsel hale getirebileceği bir geçmişi var. Lurie eski bir film eleştirmeni ve asker. Eleştirmenlik, sinemaya ilgisini açıklıyorsa, asker geçmişi de filmlerinin türü açısından uygun bir zemin sağlıyor. Lurie, ABD Askeri Akademisi West Point'ten mezun olmuş tek yönetmen. Bunun, filmlerinin dokusuna yansıyan yönü ise şöyle: Lurie'nin bugüne kadar çektiği uzun metrajlı üç film de, karakterler arasındaki hiyerarşi ve iktidar mücadelesinin, verilen stratejik kararların ana unsur olduğu dramlar. İlk filmi 'Deterrence' (1999) bir politik gerilimdi; keza 2000 yapımı 'The Contender/
Zirve Mücadelesi' de öyle. Kusurları bir yana, Jeff Bridges, Joan Allen ve Gary Oldman gibi sıkı oyuncuları bir araya getiren 'Zirve Mücadelesi', karakterlerin ilişkilerindeki ince ayarlardan doğan dinamiği iyi yakalamış bir filmdi.
Dedikoduya mahal yok
Lurie, iki politik gerilimin ardından, asker filmi 'Son Kale'yle tam anlamıyla kendi uzmanlık alanına dönüş yapmış oldu ve yabancı basından, olumlu sayılabilecek eleştiriler aldı. Bir Los Angeles radyosu ve dergisinin film eleştirmeni ve bir zamanlar da L.A. Film Eleştirmenleri Birliği başkanıyken, 'Zirve Mücadelesi'nin yapımına girişince, basının kendisine kıyak geçtiğine dair olası dedikodulara karşı 'eleştiren taraf' olmayı bırakmıştı. 'Son Kale'de, eleştirmenlik gibi geride bıraktığı askerliğin özüne inmeye çalışıyor. Filmin ana meselesi, liderliği tanımlamak. 'Son Kale', liderlik statüsünün sonradan kazanılamayacağı gibi, kolay kolay da bırakılamayacağını savunuyor. Lurie, kendi okulu West Point'ten örnek vererek
"Yöneticiler orada lider yetiştirmez; lider ruhlu insanları bulurlar" diyor. Lurie'nin 'Son Kale'de çıkardığı işle ilgili görüşler muhtelif. Ancak yönetmen olarak, bu filme avantajlı başlamış olduğuna şüphe yok. Ne de olsa asker askerin halinden anlar. Tabii anlamak başka; sinema yapmak başka. Rod Lurie, drama unsurlarına hâkim bir yönetmen olarak kendini kabul ettirmeyi başardı.