Hard rock mirasına yenilik

Hard rock mirasına yenilik
Hard rock mirasına yenilik
Haber: SEDA NİĞBOLU - seda.nigbolu@radikal.com.tr / Arşivi

Videoları MTV’de dönecek, parçaları karaokelerde söylenecek, ‘Guitar Hero’ya dahil olacak kadar büyük bir grup Queens of the Stone Age. Ve ne mutlu ki konumlarından öte müzikaliteleriyle ilgilenenlerin başından bu yana kendilerini ciddiye almasını sağlayacak malzemeyi her zaman sunmuş, rock’n roll’un ağırlığından taviz vermemiş olan sayılı popüler gruplardan...
Aslına bakılırsa bulundukları bölge asla konforlu bir bölge olmadı. ‘Trashy’ gitarları, ateşli riff’leri, ‘ erkek ’ olmanın pop kültürdeki kanunlarını dibine kadar kullanmak varken isimlerinde ‘kraliçe’ye, parçalarında kırılganlığa yer açtılar. Aynı anda güneşli ve karanlık , kontrollü ve patlayıcı olup sert kalmak için maço olmanın gerekmediğini gösterdiler. 6 yıl aradan sonra gelen ‘...Like Clockwork’ içinde hareket ettikleri bu sarsılmaz ama çeşitlemeye açık alanın bugüne kadar ifadesini en iyi bulduğu albüm.
Bu yüzden ne pop ne rock cephesi hemen kucaklamayacak ve ticari anlamda en büyük başarılarından olmayacak. Dave Grohl’un davullarıyla eşlik ettiği ilk single ‘My God is the Sun’ ve ‘I Sat by the Ocean’ önceki albümleri doğrudan akla getiren iki parça ama onlara bile sinmiş yeni bir heyecan var. Blues etkili ‘The Vampyre of Time and Memory’ ve ‘If i had a Tail’, Elton John’un piyanosuyla eşlik ettiği ‘Fairweather Friends’, ‘Smooth Sailing’ ve kapanıştaki ‘...Like Clockwork’ gibi parçalar hard rock’un mirasını yenilemeye girişirken akla Led Zeppelin ve Deep Purple’dan David Bowie ve Neil Young’a onlarca isim geliyor.
Josh Homme’un grup içi problemleri, neredeyse ölüme varan sağlık sorunları ve Them Crooked Vultures gibi diğer projelerinin etkileri tamamen bir (vokali dahil) sahip olduklarına daha çok sarılma ve sınırlarını yoklama arzusu yaratmış. Alex Turner’dan Trent Reznor’a tüm konuklarsa all-star albümü tehlikesi yaratmadan dozunda katkılarını sunup gitmişler. 21’inci yüzyılın sarkazm çılgınlığında rock’n roll’un bir parodi veya klişeye dönüşmeden gidebileceği yerlere, hele ki popüler alanda şahit olabilmek harika.