Havada okul kokusu var

Havada okul kokusu var
Havada okul kokusu var
Sonbahar kasvetiyle olduğu kadar okulların açılmasıyla birlikte ayrı bir telaşla geliyor. Talebelerde biten yazın hüznü, velilerde okul alışverişi humması... Tecrübelere kulak verdik, okul pazarına şöyle bir göz attık
Haber: ELİF TÜRKÖLMEZ - elifturkolmez@gmail.com / Arşivi

Sonbaharın geldiğini en çok ne zaman anlar insan? Omzuna hırka atmadığına pişman olduğu bir ürperti anında mı? Burnunu çeke çeke ilk ıhlamuru kaynatırken mi? Akşamlar erkenden indiğinde, kendini ‘Saat beşte de hava kararır mı yahu?’ derken bulduğunda mı? Yoksa, bir kilo domates alayım diye uğradığı süpermarketten elinde kırmızı kalemler, rengârenk silgiler ve defterlerle dolu bir poşetle çıktığında mı?
Bir yaz daha nihayetlendi, her yanı gri pilili eteğiydi, armalı laci süveteriydi, pergeliydi, Hello Kitty’li kalem kutusuydu derken ‘okul araç gereçleri’, havayı ‘kapalı kalmış sınıf kokusu’ sardı. Ütülü önlük, gıcır ayakkabının yanı sıra arkadaşlarını yeniden görmenin büyük coşkusuyla doluştukları servisten suratınıza havada dağılan isabetsiz tükürük parçacıkları yollayacak veletleri gördüğünüzde zaten anlayacaksınız ama şimdiden uyaralım, okullar haftaya pazartesi açılıyor!
Okula çocuk yollamayan için bile büyük stresken, en az bir tanesine kalem defter düzmek zorunda olanlar için, zamane ‘yaz tatili rehavetindeki çocuğu okula hazırmış gibi göstermek için gerekli kostüm, araç ve gereçleri’ne göz attık, durum şöyle:

‘Okul şıklığı’
Okulla ilgili hatırladığım en şık şey ‘siyah önlük’tü, onu da sadece bir sene giyebildim. Ondan sonra da okulun şık bir yer olma ihtimali bitti zaten. Şimdilerde okullar kendi üniformalarını kendileri satıyor ama yine de genel bir ihtiyaç olan mavi/beyaz gömlek, gri etek/pantolon için Ender mağazaları iyi bir adres. Çok katlı mağazada okulla ilgili her türlü ihtiyacı bir arada bulmak mümkün. LCW ve Boyner mağazaları da bu ihtiyaçlar için stoku hazırlamış. Uzun kol gömlekler, triko hırkalar, pantolonlar, eşofman takımlar, yağmurluklar, polo yaka pike tişörtler ve bisiklet yaka örme tişörtleri buralarda bulmak mümkün. Boyner’in spor reyonu da beden eğitimi dersi için gerekli malzemelerle dolmuş. Nike, Adidas, Puma, Reebok, Eastpak, Jansport gibi markaların çanta, eşofman ve spor ayakkabı koleksiyonlarının her numarası, her bedeni, her rengi mevcutmuş.

Klasör devri bitmiş
Kitap defteri ortaokulda klasörde, lisede kucakta taşımak modaydı bir zamanlar. Şimdi her zevke, her keseye uygun çanta bulmak kolay. Barbie, Hot Wheels, Looney Tunes, Bakugan, Batman, Winx, Spiderman gibi kahramanlarla süslü okul çantalarıyla bu çantalarla uyumlu kalem kutuları ve beslenme setlerini Boyner ya da Beymen gibi mağazalarda bulabilirsiniz. Ama marketlerde, pazarlarda da aslı değilse de ‘çakması’ mevcut zaten. Eastpak’in Authentic Premium ve Leather koleksiyonları epey havalı ve lise çağındakilere daha uygun. Kipling’in renkli çantaları, Oriflame’in uğurböcekli çanta ve saat koleksiyonu da oldukça eğlenceli. Oriflame’in okul çantaları 26.90 ve 21.90 TL, kalem kutuları 9.90 ve 6.90 TL, cüzdan 13.90 TL, kol saati 21.90 TL. Ayrıca ürünler ozonla dost ve hayvanlar üzerinde test edilmiyor. Bu arada Kayseri Park Alışveriş ve Yaşam Merkezi de kendilerine uğrayan tüm öğrencilere kırtasiye malzemesiyle dolu bir okul çantası hediye ediyormuş.

Okul ayakkabısı nedir?
Yaz boyu parmak arası terliklere alışmış ayakları ‘okul ayakkabısı’ denilen tanımı muğlak çeşit içine sokma zamanı! Siyah spor ayakkabıyı ısrarla okul ayakkabısı olarak kullananlar için Reebok şık modeller hazırlamış. Fiyatlar 71.50 TL’den başlıyor. Deichmann ise 19.90 TL’den başlayan fiyatlarla uygun ayakkabı alternatifleri sunuyor. Gezer’de de fiyatlar uygun: 15-25 TL.

Bir pergel, bir kalem...
Okula gitmeyenlerin bile görünce keyfinin yerine geldiği kırtasiye malzemeleri tedariği, okula hazırlığın en zevkli kısmı. Magnum versatil (uçlu) kalem, kalem ucu, silgi ve renkli jel kalemler insanda sürekli bir şey yazma, çizme isteği uyandırıyor. Faber Castell’in boya çeşitleri de hem sağlıklı hem kaliteli. 

Bunlar da var...
Tükenebilir enerji kaynaklarının giderek azalması bilinciyle yola çıkan Siemens öğrenciler arasında enerji kullanımına yönelik doğru davranışların yerleşmesine ve ailelerin de bilinçlenmesine katkıda bulunmak amacıyla Santralistanbul Enerji Müzesi’nde gerçekleştirilen eğitim çalışmalarına destek veriyor. Yılda yaklaşık 15 bin öğrencinin katılımıyla gerçekleştirilen bu programlar 2010-2011 eğitim-öğretim döneminde salı günleri gerçekleştirilecek. Program 3-6, 7-12, 13-15 ve 16-18 yaş olmak üzere dört grupta, farklı program içerikleriyle sunuluyor.
25-26 Eylül’de Türkiye ’deki tüm büyükler çocukların emrinde olacak! Çocukrehberi.com, Şişli Belediyesi’nin katkılarıyla, Dolmabahçe Küçükçiftlik Park’ta 1. Çocukrehberi.com Şenliği’ni gerçekleştiriyor. Şenlikte, illüzyon gösterisi, karaoke show, ritim-masal-boyama-yaratıcı sanat atölyeleri gibi birçok etkinlik yer alacak.
‘Okul başarısının sırrı kahvaltıda’ diyen Bosch, tost ve çay makinelerinde kampanya başlatmış. Her çocuk sabahları mis gibi bir peynirli tostu hak eder.
Saturn’de, öğrencilere derslerini yaparken kolaylık sağlayacak, aradıkları bilgiye anında ulaşmalarını sağlayacak, Crea+Acer bilgisayar seti 799 TL, HP Pavilion dizüstü bilgisayar 1249 TL ve Acer netbook’lar 479 TL’den başlayan fiyatlarla satılıyor. Aile İnternet Güvenliği paketi kapsamında yaptırabileceğiniz yüklemeler ve kurulumlarla çocuklarınızın sakıncalı sitelere girmesini engellemeniz de mümkün. Güvenlik paketinin fiyatı 49.90 TL...

Bilirkişi velilerden sükunet önerileri...
Okul telaşı sadece öğrencilerin değil velilerin de kâbusu. Haftaya okula çocuk yollayacaklara ‘Sizde durum nedir?’ diye sorduk.

‘Okula çocuk gidiyor işte, sakin ol!’
Fem Güçlütürk
(Halkla ilişkilerci)
Ben okulla ilgili olarak telaşlanmam. Daha doğrusu hayatta hiçbir şey için telaş yapmam da, okulla ilgili olarak hiç. Çocuk ilkokul 1’e başlarken de böyleydi, şimdi de böyle. Benim oğlum okula başlarken ağlamadı mesela, ben de ona ne olacak şimdi diye kaygılanmadım çünkü. Bir tek alışverişle ilgili sorunlar olabiliyor. Mesela, alınması gereken bir basket ayakkabısının tek numarasını getiriyorlar ve çocuğa uygun olanını bulamıyorsun. Okul kaygısı duymamak, sanırım hayata nasıl baktığınla ilgili bir şey. Okula çocuk gidiyor işte, sakin ol! Anneler-babalar nasılsa çocuk da öyle oluyor. Ben kendi okul hayatımda da böyleydim. İlkokuldan sonra okullarımı kendi öz irademle seçtim. Okulu hiçbir zaman çok ciddiye almadım. Atıldım, geri alındım... Anne-baba kaygı hissederse çocuk da huzursuz oluyor. Kendine güveni olan ve olan bitene endişe duymayan bir aileden çıkan çocuk da öyle oluyor. 

‘Eskiden üç ay sonra arkadaş görme telaşıydı’
Bennu Yıldırımlar (Oyuncu)
Bizde okul telaşı yok. Çünkü okul artık çocuğun her türlü ihtiyacını karşılıyor zaten. Daha önce olurdu; kitap, defter, kalem almak bile başlı başına bir işti ama şimdi okullar bu konuda daha iyi. Öyle de olması gerekir zaten. Bütün çocukların eşit olması ve ihtiyaçlarının okul tarafından karşılanması lazım. Türkiye şartlarında çok ütopik bir durum bu tabii. Kırtasiye alışverişine çıkmayınca o telaş azalıyor sanki. Bizimse küçükken başka türlü bir telaşımız olurdu. Üç ay sonra arkadaşlarımızı yeniden görme heyecanı vardı sadece.

‘Ders çalış’lar başlıyor!’
Ayça Şen (Yazar)
Okulların açılmasına çok az bir süre kaldı. Atasözlerine inancımın kalmamasının en büyük delili şu iki atasözüdür:
1. Sayılı zaman çabuk geçer: Sayılı zaman geçmiyor. Çok defalar ‘Artık okullar açılsın’ dedim. Ama bu nesilden nesle geçiyor sanırım, annem de kan ter içinde feveran ederdi: ‘Artık çabuk açılsın şu okullaaaar’ diye. Aynı şekilde arkadaşlarımın anneleri de bunu bağırırlardı. Bizim zamanımızda bu ‘zorunsuz’ eğitimdi.
2. Amaç üzüm yemek değil, bağcı dövmek: Bu atasözüne son zamanlarda çok fena takıldım. Her yere rahatlıkla uygulanabiliyor, özellikle de yaz tatillerinde. Çünkü milli eğitim sanmıyorum ki çocuklar dinlensin diye bu tatili veriyor. Amaç bağcıyı dövmek. Zira bu çocuklar yaz tatillerinde bizi çok fena hırpalıyorlar. Ama yine de hep mazlum olan onlar. Nasıl oluyor bu? Yani çocuk kötü davranış sergilediğinde de suçlu biz oluyoruz: ‘Vah yavruuum, nasıl denyolar yetiştirmişse bu çocuğu bu da aha böyle olmuş’ deniyor. Ya da çocuk sabahtan akşama kadar ‘Canım sıkılıyor’ derse de suçlu gene biziz çünkü onlara krallara layık plan yapamamışız.
Bu yüzden okullar açılıyor diye çok tatlı bir lezzet var ağzımda. İçim mutluluk dolu. Artık ‘Canım sıkılıyor’larla, yazlık yerlerdeyken en baba planı yaptığımızda da ‘Çok yoruldum’larla muhatap olmayacağız. Buna mukabil en korkunç şeyi göz ardı ediyorum: ‘Ders çalış’lar başlıyor! 

‘Kalem, defter kokusu bir başka olur’
Ezel Akay, yönetmen
Benim oğlum özel okula gidiyor. Özel okulların şöyle bir sistemi var: Giysi, kitap ve servis olmak üzere üç paket hazırlamışlar, o paketleri alıyorsunuz, telaş melaş olmuyor. Tabii, paranız varsa alıyorsunuz. Parası olmayan yine telaşlı. Çocuklar da eskisi kadar panik olmuyor okula giderken çünkü okullar değişmiş, eğitim şenlikli hale gelmiş. Oğlum istiyor mesela, okula gitme fikri onu olumlu anlamda heyecanlandırıyor. Tabii burjuva bir çevrede, dünyanın kötülüklerinden haberdar olmayan bir ortamda bu böyle oluyor. Ben belli bir yaşımdan sonra çok sıkılmıştım okuldan. Hiç gitmek istemiyordum. Sonra üniversiteye başlayınca yine heyecanlandım, okula isteyerek gittim. Ama kırtasiye alışverişinden, defter, kalem, kitap almaktan hâlâ çok hoşlanırım. Onların kokusu bir başka olur.