Hayat sudan ucuz...

Fotomodellik yapan Norveçli Marit Kvitthyll Foss, geçen sene tatil için geldiği Alanya'da trafik terörünün kurbanı oldu. Yaya geçidinden karşıya geçerken bir arabanın çarptığı genç kadın sakat kaldı; çarpan adam ise serbest...
Haber: TİMUR SOYKAN / Arşivi
ULAŞ YILDIZ / Arşivi

Havaalanlarında rehberler, Türkiye'ye gelen turistlere, trafik konusunda çok dikkatli olmalarını söylüyorlar. Kendi ülkelerinde trafik kurallarına uyulmasına alışık olan turistler, kural ihlâlleri ile karşılaşacakları konusunda uyarılıyorlar. Ancak uyarılara karşın 1997-2001 yılları arasında Türkiye'de yabancı uyruklu 249 kişi trafik kazalarında hayatını kaybetti; 5 bin 164 turist ise yaralandı. Çoğunun tek hatası, kendi ülkesinin trafiğinde varolan hoşgörünün Türkiye'de olmadığını bir an düşünememekti.
Türkiye'de trafik kayıtlarında bir detay olarak kalan Marit Kvitthyll Foss'un (20) yaşadıkları, 'insan hayatı kuru'nun yüksek olduğu Norveç için bir dramdı. Tatil yaptığı Alanya'da, trafik zorbalığının kurbanı olmuştu. Kazanın üzerinden geçen bir yılın ardından sol kolu sakat. Eskiden dergi sayfalarını süsleyen güzel yüzündeki kalıcı izleri ise makyaj ve saçları ile gizlemeye çalışıyor. Kamuoyunun gözleri, kuralsızlığın Türkiye'deki kurbanlarına çevrilmez iken, çok uzaklarda bir insanın öyküsü aynı acıları anlatıyor.
Norveç'in Trondheim kentinde yaşayan Marit Foss, 4 Temmuz 2001 günü Antalya'ya giden bir uçağa binmek için ülkesindeki bir havaalanındaydı. Resim bölümünde öğrenim gördüğü güzel sanatlar akademisi tatile girmişti. Fotomodel olarak çalışmaya da bir süre ara vermişti. Daha önceki tatillerinde İspanya, Malta, Yunanistan ve İtalya'ya gitmişti. Bu kez sekreter olarak çalışan annesinin önerisiyle arkadaşlarıyla birlikte Türkiye yolundaydı. Kısa bir süre sonra görüşmek dileğiyle, uyuşturucu bağımlılarının tedavi edildiği bir merkezde müdür olan babası ile vedalaştı.
Rehber uyarısı
Ülkesindeki soğuktan ayrılıp Antalya'nın yaz sıcağına geldiğinde tatil başlıyordu. Havaalanında turist rehberlerinin trafik konusundaki uyarılarını duydu. İthal otomobil sahibi olmanın bir sınıf sembolü olduğunu anlatarak, bu tür araba kullananların bilerek trafik kurallarını çiğnediklerini söylüyorlardı. Tüm bu anlatılanlar, ülkesindeki trafik düzeni iyi olan Foss için yabancı bir tablo çiziyordu. Ancak Antalya'dan Alanya'ya geçtikten sonra anlatılanları, gözlemleme şansı oldu. Otomobiller çok hızlı kullanılıyor, sürücüler trafik kurallarını hiçe sayıyordu. Çok dikkatli olması gerektiğini düşündü. Yaşadığı kentte, Türkiye'nin trafik terörünün kurbanı olmuş bir tanıdığı vardı. Gunvor Eriksen, hamileyken Manavgat yakınlarında kaza geçirmiş ve sakat kalmıştı. Türk eşi Deniz Kurgan aynı kazada yaşamını yitirmişti. Ayrıca Norveçli bir kız çocuğunun Side'de bir arabanın altında kalarak yaşamını yitirdiğini duymuştu.
Kaza günü
Tehlikeli bir yolculuk sonunda yanındaki arkadaşları ile birlikte Alanya'ya geldi ve Alangün Otel'e yerleşti. Alanya'nın plajlarını çok beğenmişlerdi. Günün büyük kısmını yüzerek ve güneşlenerek geçiriyordu. Alanya'nın çarşısını gezmiş, alışveriş yapmıştı. Geceleri, arkadaşları ile birlikte eğlence yerlerine gidiyordu. Türkiye'nin çok egzotik bir yer olduğunu düşünüyor ve Alanya Kalesi'ni gezme planları yapıyordu. Türkiye'de geçirdiği dördüncü gün saat 23.00 sıralarında arkadaşlarıyla birlikte otelden çıktı. Yaya geçidinden karşıya geçerken orta refüje sadece bir kaç
adım kalmıştı. Hızla gelen aracı fark ettiğinde çok geçti. Acı fren sesine, arkadaşlarının çığlıkları eklendi. Kartal marka otomobil, Foss'a çaptı ve genç kadını metrelerce sürükledi.
Norveç'te olsa
Sadece bir an Türkiye'de olduğunu unutmuştu. Ülkesindeki trafik kurallarına göre kent içinde araçların hız ibresi, 50 kilometreyi geçemezdi ve bütün sürücüler, bu kurala uyuyordu. Yaya geçidinde geçiş hakkı, yüzde 100 yayaya aitti. Sürücüler, yaya geçidinde bir yayanın beklediğini görünce durarak yol veriyordu. Norveç'te olsa sürücüye selam vererek karşıya güven ile geçecek olan Foss, uzun fren izleri bırakmış otomobilin önünde kanlar içinde, baygın yerde yatıyordu. Özel bir hastanede tedavi altına alınan Foss'un Adli Rapor Formu'nda sol bacağı, kaburgaları, sol kolu ve kalça kemiğinde kırıklar bulunduğu ve hayati tehlikesinin olduğu belirtiliyordu.
Sürücü hatalı ve serbest
Trafik polisleri, kaza yerinde yaptıkları inceleme sonunda Foss'a çarpan otomobilin sürücüsü Davut Akkuş'un hatalı olduğunu tespit etti. Tutanaklara Akkuş'un trafik kurallarına uymadığı, dikkatsiz ve tedbirsiz araç kullandığı yazıldı. Ancak Foss yaşam mücadelesi verirken Davut Akkuş Alanya sokaklarında tekrar direksiyon başındaydı. Foss'un arkadaşları, Akkuş'u gördüklerinde Türkiye'deki trafik düzensizliği hakkında turist rehberlerinin de anlatmadığı başka bir gerçek ile karşı karşıya kaldı. Norveç'te aynı olayın gerçekleşmesi halinde hatalı sürücü dikkatsizlik sonucu ölüme sebebiyet vermek suçundan yargılanır, sürücü belgesi elinden alınırdı.
Bilinci yerine geldiğinde Foss için yeni zorluklar başlıyordu. İlk olarak elinde Türk lokumu ile ziyaretine gelen Akkuş ile karşılaşınca büyük bir şaşkınlık yaşadı. Ayrıca temel ihtiyaçlarını anlatabileceği yabancı dil bilen bir personel yoktu. Hastane, Alanya'da yaşayan iki İskandinav'ı Foss'un bakımı için yardıma çağırdı.
Bir hafta boyunca özel hastanede tedavi altında tutulan Foss, ülkesine dönmek istedi. Yeni bir ülkeyi tanıma heyecanıyla 11 gün önce adım attığı havaalanına, tekrar geldiğinde tekerlekli sandalyede ve sargılar içindeydi. Bedeninde kalıcı sakatlıklar ve yaralar ile Norveç'e dönüyordu.
Foss'un kolu, kaburgaları ve kalça kemiğindeki kırıkların tedavisine uzun bir süre Norveç'te devam edildi. Türkiye'de yaşadıklarının ardından günlük yaşamındaki pek çok faaliyetten yoksundu. Fotomodellik yapan Foss'un yüzünün sol tarafındaki izler kalıcıydı ve artık objektife poz veremeyecekti. Uzun süre evinden çıkamadı. Ayrıca sol kolundaki sakatlık nedeniyle öğrenim gördüğü güzel sanatlar fakültesinde heykel ve seramik çalışmalarını yapamadı.
Bir yılın ardından
Kazadan yaklaşık bir yıl sonra bugün kalça kemiğinde ve kaburgalarındaki kırıklar tamamen iyileşti. Ancak ağrıları halen sürüyor. Sol kolu, sakat kaldı. Yüzündeki kalıcı yaraları makyaj ve saçlarıyla örtüyor. Hafızasında Türkiye yaşadıkları puslu bir camın ardındaki gibi bulanık. Unutkanlık kazanın beyninde bıraktığı bir iz. Hafızasında açılan yara, günlük yaşamda büyük zorluklar yaşamasına neden oluyor. Ancak kazada kusurlu olmasına karşın serbest bırakılan Akkuş'u hastanede karşısında gördüğü ânı unutamıyor. Her yıl binlerce insanın ölmesine karşın duyarsızlığın sürmesine anlam veremediğini anlatıyor. Bir de ülkenin önlemler almak yerine ölümlere alışmasına...



Kazaya karışan yabancı uyruklulara ait istatistikler
YılKazaÖlüYaralı
19972.15050823
19983.188751.044
19992.62945822
20001.690411.360
20011.406381.115
Toplam:11.0632495.164