Hayatımı değiştiren filmler

Bu haftaki konuğumuz yönetmen Derviş Zaim unutamadığı bir set anısını paylaştı.

Bunlar İyİce delİrdİ
Filmler, seyirciler tarafından algılanma sürecinde toplumsal filtrelerden geçebilirler. Öyle ki, insanın zihnine sadece bireysel algının kapasitesi ile değil sosyal filtrelerin katkısı ile de kazındıkları ileri sürülebilir. Anlatacağım olayı, bu neden dolayısıyla, araştırma gereksinimi duymadan, bende kaldığı tortu ile aktarmaya çalışacağım. Hem nasılsa; meselemiz, bizi en fazla etkileyen filmin hangisi olduğuna dair izlenimci bir anekdot anlatmak değil mi? Muhtemelen yetmişli yıllar civarı olabilir, Bodrum kalesi olduğunu tahmin ettiğim bir yerde bir Yeşilçam filminin setindeyiz. Birçoğumuzun TV’de defalarca izlediği bir tarihi macera filmi çekiliyor. Hani, ahtapot denizden gelir de kale duvarlarının dışında bir yerlere bağlanmış karakteri kollarıyla denize çeker ya, işte o filmin (Tarkan: Viking Kanı) setindeyiz. Çekimler esnasında bir gün, Bodrum’daki kalyonlardan birini kiralayıp içine de çok sayıda Viking savaşçısı kılığında figürasyon doldurmuşlar. Gelgelelim, kalyonun dümeni kilitlenmiş. Kalyon, içindeki kılıç kalkan kuşanmış Viking savaşçısı figürasyonuyla beraber karşıdaki Yunan adasına doğru sürüklenmeye başlamış. O yıllarda Kıbrıs olayları nedeni ile Yunanlılarla aramızın bugünkünden daha gerilimli olduğunu, bu noktada, hatırlamanızı rica edeceğim. Hikayenin bundan sonrasına lezzetini veren şey, yine abartma, rivayet, ekleme filtreleri tarafından bana sunulmuş olmalı.
Kos adasında nöbette olan Yunanlı asker Türkiye ’den bodoslama adaya doğru gelen Viking kalyonunu görünce telefona sarılmış. “Komutanım” demiş, “Bunlar iyice delirdi”.


    ETİKETLER:

    Türkiye

    ,

    Bodrum