'Hayatın Ekseni'DNA'da mı gizli?

'Hayatın Ekseni'DNA'da mı gizli?
'Hayatın Ekseni'DNA'da mı gizli?
Hülya Düzenli, e lab Laboratuvar'ın öncülüğünde iki ayrı sergiye imza attı. Düzenli ile 'Axis Mundi III' ve 'Fukuxima' sergileri hakkında konuştuk .

‘Axis Mundi III’ sergisinde baskın temalardan bahsedebilir miyiz? 
Axis Mundi ‘Hayatın Ekseni’ anlamına geliyor. 2000’lerin başlarında ‘Gen-Etik’ adlı bir sergi açmıştım ve genetik konusunun insan hayatında ne denli önemli ve ne denli büyük değişimlere gebe olduğunu işaret etmek istemiştim. Yani etik açıdan gen olgusunu çok boyutlu olarak anlamaya, tartışmaya davet!.. Hatta o yıllarda kendi kromozomlarıma baktırmış, görsellerini zaman zaman resim düzleminde kullanmaya başlamıştım. İşte bu bakış açısı birkaç sergi devam etti. ‘Axis Mundi’ de kullandığım sarmal yılan sanki DNA gibi bir sarılıştı. Yılan birçok mitolojide derisini sürekli değiştirdiği için yenilenen hayatı sembolize ediyor.Yukarda sözünü ettiğim kendi kromozomlarımı resim düzleminde hatta bazen bir DVD üzerinde kullanıyordum. Bu DVD’ler çağın kayıtları idi. Bu DVD’ler ay gibi hatta yan yana duruşlarla yarım ay gibi form alıyorlardı. Ay formuda yine dolunay ve hilal şekillerini alarak her gece başka bir form olarak gözlenebiliyor ve o da değişen hayatı işaret ediyordu. Resimlerimdeki bu semboller değişen, yenilenen, umarım yararlı ve onurlu olacak hayatımızı işaret ederler. Ben bu umutlarımı genetiğin hayatın ekseni olabileceği rolüne yüklemiştim. 

Sergide Japonya’da gerçekleşen Fukuşima felaketine gönderme yapan eserleriniz de var. Nasıl ilgilenmeye başladınız konuyla? 

Fukuşima felaketine gelince izleyicilerin kafası karışmasın diye açıklayalım. Ben e-lab bünyesinde aynı tarihlerde iki ayrı binada iki sergi açıyorum. Birincisi ‘Axis Mundi’ resimlerinden, İkincisi ‘Ortak Bir Acı’ başlıklı sergiden. 2011-12 de yaptığım bu resimler deprem hakkında. Ülkemizde yakın zamanlarda yaşadığımız bu acı, uzaklarda başka bir halkın da başına geldi. Ben kendi deneyimimden yola çıktım Gölcük depreminde pek çoklarımız gibi yardım çalışmalarına katılmıştım. Bu resimleri bu önlemler ve felaket anında yardımlaşmaya dikkat çekmek için ve tüm dünya vatandaşlığı ve onurunu düşünerek yapmıştım. Üstelik de tıpkı bir Japon estamp ressamı imiş gibi Uzakdoğu sanatının plastiğine dikkat ederek çizmiş, kompoze etmiş ve renklendirmiştim. 

Aynı zamanda eğitmen ve sanat yazarısınız. Dengeyi bulmak nasıl mümkün oluyor? 

Bu soru belki de en zor olanı. Ama eğitici bir aileden gelmenin kolaylıklarına sahibim. Yalnızca zaman sıkıntısı çekiyorum. Eğitimci kimliğim bilgi ve çoklu düşünceye yardım ediyor. Sanat üretimim ise sanırım bu yaşam biçimimin yarattığı duyarlılıklara kurgulanıyor. 

İstasyon Sanat Evi, birçok nesli yetiştiren bir kurum. Bu kadar uzun soluklu bir proje olacağının farkında mıydınız? 

Yurtdışına öğrenci gönderen, kabuller sağlayan bir yapımız var. 33 yılı geride bıraktık. Bu denli uzun soluklu olacağımızı biliyor muydum? Hayır. Umut ediyor muydum? Evet.
‘Axis Mundi III’, Maçka’daki e lab Laboratuvar’da; ‘Fukuşima’ ise Nişantaşı’ndaki e lab Medical Corner’da 10 Mayıs’a kadar görülebilir.