Hayden Christensen

Bölüm I - Gizli Tehlike'nin bücürü Jake Lloyd'dan sonra, Klonların Saldırısı'yla birlikte Anakin Skywalker bayrağını Hayden Christensen devraldı.

Bölüm I - Gizli Tehlike'nin bücürü Jake Lloyd'dan sonra, Klonların Saldırısı'yla birlikte Anakin Skywalker bayrağını Hayden Christensen devraldı. Tabii geleceğin kara maskeli Darth Vader'ı olarak. Zaten bu bölümde de yoldan çıkma, gücün karanlık tarafına doğru meyletme sinyallerini ufaktan veriyor. Bir yandan da Amidala'ya sınır tanımadan asılıyor. 21 yaşındaki Christensen, bu ay içerisinde Life as a House / Yeni Bir Yaşam'da da karşımıza çıkacak.
Ain't it Cool News'tan Harry Knowles filmi izlemiş. Şöyle yazmıştı...
Bir dakika! Filmi birine gösterdiler mi? (Söyleşi, film vizyona girmeden önce yapılmış.)
Lucasfilm haberdar olmadığını söylüyor ama böyle bir şey oldu.
Cidden? Ben internetle fazla alakalı biri değilim. İyi bir eleştiri mi yazdı bari?
Evet.
Tuhaf ama yine de cool. Şey, pekalâ, Anakin Amidala'yı korumakla görevlendiriliyor ve ona aşık oluyor. Bu bir ikilem; bir jedi'ın romantik aşka bulaşmaması gerekiyor. Ayrıca Anakin'le Obi - Wan (Ewan McGregor) arasında bir sürtüşme var. Çünkü Anakin bir jedi olma yolunda çok hızlı ilerliyor ve bu yüzden de daha önemli bir pozisyona getirilmesi gerektiğine inanıyor. Artan hırs ve arzuları onun kanını kaynatıyor ama öyle birdenbire gücün karanlık tarafına geçmiyor.
Ortalama bir çekim günü nasıldı?
Makyajımın yapılabilmesi için işe birkaç saat erken gitmem gerekiyordu. Ten rengimi biraz esmerleştirdiler. Çünkü filmde çöl misali bir gezegenden geliyorum. Gerçi normalde de öyle, Kanadalı'yım! Bunun dışında jedi giysilerini kuşanmak gerekiyor ve bunun kendi içinde cool bir ritüeli var. Sonra saç parçaları falan ekleniyor. Sete geçtiğinde ise, kendini mavi ekrandan oluşan bir ortamda, plastik yüzlü acayip uzaylı yaratıklarla buluyorsun. Tüm bunların mümkün olduğunca eğlenceli geçmesi, garanti altına alınmıştı.
Nasıl?
Ewan her zaman durumu neşeli hale getirip yumuşatabiliyordu. Ve tabii bir de özel anlar vardı. Mesela pantolonum defalarca düştü. Ben zıplarken defalarca oldu bu. Yani her an gülecek bir şeyler vardı; bu ben olsam bile. Bir Yıldız Savaşları bölümü çekmek, insanın yaşayabileceği en keyifli deneyim.
Herkes böyle düşünmüyor ama. Bölüm I - Gizli Tehlike, Liam Neeson'ın emeklilikten bahsetmeye başlamasına neden oldu.
Evet hatırlıyorum. Herhalde ben, fazla tipik olmayan şeyleri daha kolay kabullenebildim. Çünkü şimdiye dek filmlerden çok tiyatro sahnesinde deneyimim oldu. Belki performansımı seyredince daha farklı hisseder ve "şu o çocukları" diye başlarım... (gülüyor, yani daha doğrusu gülmüş)
Yıldız Savaşları reklam kampanyalarının hangisinde yüzünü görmek seni en çok rahatsız ederdi?
Herhalde Pepsi kutularında. Pepsi'yi seviyorum ve üzerinde benim yüzüm olan bir kutudan içebileceğimi sanmıyorum.
Geçen yılın filmlerinden Yeni Bir Yaşam'da rol aldın ve şu anda da epey zorlu bir oyunun ortasındasın (Londra'da sahnelenen This is Our Youth). Anakin Skywalker seni tanımlamadan önce, çok yönlülüğünü segileyebilmek konusunda bir baskı hissediyor musun?
Sadece akışına bırakıyorum. Halkın seni nasıl gördüğünü ya da görmek istediğini kontrol edemezsin. Oynamak istediğim rollerin peşinden gideceğim. Yine de oyuncular çoğu kez bir ya da iki rolüyle anılıyor. Sonuçta bence Darth Vader, tanımlanmak için cool bir rol.
Yıldız Savaşları'nı ilk kez ne zaman gördün?
7 ya da 8 yaşındaydım. Abim beni oturttu ve ilk üç bölümü video'dan artarda gösterdi. Benim rolü almam karşısında kedere boğuldu. Zamanında patakladığınız birini, filmin kötü adamı olarak hayal edemezsiniz tabii.
Son soru. Bu çok önemli. Jar Jar Binks'le aran nasıl?
Eee, pekala. Aslında ben büyük bir hayranıyım
(gülmüş yine). Ciddi olmak gerekirse, insanların neden ondan pek hoşlanmadığını anlayabiliyorum ama, Bölüm I'in hedef kitlesine göre uygun bir karakter olduğunu düşünmüştüm. Mesele, gerçekten umursayacağınız dijital bir karakter yaratıp yaratamayacağınızda. Bu genellikle yapılamıyor. Yani, Jar Jar'a nasıl sarılabilirsiniz ki?
İyi soru.
Çok tuhaf. Hiç kıpırdamasa da, hareket ediyor. Bir hiçe sarılırken, yine de onunla birlikte salınmanız gerekiyor. Sonunda kendinizi hıyar gibi hissediveriyorsunuz kaçınılmaz olarak.