Hayvanlar azaldıkça para kazananlar

Hayvanlar azaldıkça para kazananlar
Hayvanlar azaldıkça para kazananlar
Kurutulmuş denizatı, kaplan kemiği, gergedan boynuzu, geyik tırnağı... Antik Çin tıbbı için lüzumlu malzeme de olabiliyorlar, şarap da. Vahşi doğanın internet üzerinden nakde dönüşü vahim boyutlara ulaştı
Haber: UMUT EROĞLU / Arşivi

Facebook’ta Farmville oyununu oynamayan, duymayan neredeyse yoktur. Avrupalı milletvekillerinin bile parlamento oturumlarında kendini alamayıp gazetecilere enseden sobelendikleri meşhur oyunda hayvanlar, bitkiler ve üretimleri çoğaldıkça para kazanılıyor, eş dostla yardımlaşmak suretiyle sosyalleşiliyor. Bu oyunun fanatikleri sanal dünyada neşeyle artadursun, gerçek dünyada hayvanlar üzerine oynanan başka bir oyun, internet aracılığıyla ürkütücü bir hızla yayılıyor. Üstelik burada, diğerinin tersine hayvanlar çoğaldıkça değil, azaldıkça para kazanılıyor.
12-25 Mart tarihlerinde 175 ülkenin katıldığı CITES (Nesli Tehlike Altında Olan Yabani Hayvan ve Bitki Türlerinin Uluslararası Ticaretine İlişkin Sözleşme) gündemini belirleyen önemli ve hassas konu, yasa dışı vahşi hayvan ticaretinin internette hızla artıyor olmasıydı. Uluslararası protokollerle gümrüklerde kontrol sağlayan ve hükümetlerin, ülke topraklarında av yasağı uygulamasını öngören bu sözleşme sayesinde soyu tehlikede olan vahşi hayvanlar rahat nefes alacak gibiydi. Ancak ticareti büyük alıcı ve satıcılardan bire bir satış seviyesine indiren, bu sayede yasadışı pek çok ürün ve hizmeti evlere servis edebilen internet, CITES’de umulanın aksine, vahşi hayvanların şimdilerde nefes nefese kaçışmasına neden oluyor. 

Seri sonu hayvanlar
Ticarete bulaşarak ömründen yiyen hayvanların başında kaplan geliyor. Geçtiğimiz günlerin ana haber bültenlerinden, ağır çekim montajlanan Uzakdoğu’dan kaplan görüntülerini hatırlarsınız; Gureba bahçesinde yatarcasına bir deri bir kemik kalmış hayvanların akıbetinden endişe ediliyordu. İddialar ise kaplanların ölüme bırakıldıkları, eceli gelenlerin hazır torbasında kemik olarak şifalı iksirler için fahiş fiyatlara satılacakları yönündeydi.
Konu zaten Interpol’lük vaziyette. 30 Mart’ta The Times’da yayımlanan yeni bir haber ise vahşi hayvanlara giderek artan talebin vahametini gösteriyor. Çin’de özel bir hayvanat bahçesi yakınında bulunan toplu hayvan mezarlığından çıkarılan 30’a yakın Sibirya kaplanı ve aslanın da açlıktan öldüğü tespit edildi. Kaplan kemiği şarabı üretimi ilk akla gelen seçenekti. Bunu hızla değerlendiren Çinli bir gazeteci, kaçak şarap satın almak için hayvanat bahçesinin etrafını tebdil halde koklarken teklife ulaşmakta gecikmedi: Bir şişe Kaplan şarabı; Kemikli 280, kemiksiz 78 pound.
Antik Çin tıbbı pazarı, internette satışı ve teslimatı kolay ambalajlı ürünleriyle, vahşi hayvan ticaretinin en büyük talebini oluşturuyor. Kurutulmuş denizatından kaplan kemiğine, gergedan boynuzundan geyik tırnağına sayısız organiği toz haline getirip yutulabilir kıvamda sunan antik Çin tıbbı, bol çeşitliliğiyle vahşi hayvan peşine düşen Güney Asyalıların iştahını kabartıyor. Sınırlarının genişliği ve kontrol zorluğu nedeniyle de Çin toprakları, dünyada giderek artan vahşi hayvan pazarının etkili bölgeleri arasında. Çin hükümeti ise özellikle kaplanları korumak konusunda düğmeye basmış durumda. Bunda CITES hükümleri kadar, bu yılın Çin Ay Takvimi’ne göre Kaplan yılı olmasının da payı büyük. 

Yılan kafesinde kokain
25 Mart’ta Doha, Katar’da sona eren CITES görüşmelerinde, vahşi hayvan ticaretinde internet etkisini ortaya çıkaran mazlum mahluk ise bir semender. Benekli Kaiser Semenderi’nin çilesi, şeklinden kaynaklı. Siyah, turuncu fon üzerine koca koca bembeyaz benekleri olan bu pop-art timsali hayvan, sadece İran’da yaşıyor, yani mümkünse biraz daha yaşayacak. Seri sonu yalnızca 1000 adet kaldığı bilinen Benekli Kaiser, Ukrayna kaynaklı bir web sitesi üzerinden aşırı miktarda satılarak son bir yılda talep patlaması yaşadı ve CITES’ın birinci derecede korumaya aldığı hayvanlar listesine acil kapısından girdi.
Egzotik hayvanları yurdundan edip ‘evcil’ hayvanlığa kabul etmeye pek hevesli ülkelerden biri de malumunuz Amerika. Nüfus yoğunluğu, acayiplik severliği, Hollywood’u ve bilumum tertibatıyla bu hayvanlara ilgisi renklenen Amerika’ya vahşi hayvanlar da diğer kaçaklar gibi Meksika sınırından giriyor. Blog’larda dolaşan bilgilere göre, internetteki özel açık artırma sitelerinde ve özel sohbet odalarında yapılan büyük pazarlıklar sonucu hayvanlar gemilerle Güney Amerika sahillerine getiriliyor. Buradan, önce Latin Amerika’ya sonra da Meksika’ya nakledilerek, yine internet bazlı siparişler üzerine sınırdan geçirilmeye çalışılıyor.
Meksikalı çetelerin elindeki vahşi hayvan sınır ticareti, uyuşturucu aktarımıyla paralel işliyor. Vahşi hayvanların barınaklarına veya aralarına uyuşturucu maddeleri saklayıp sınırdan geçirmek ise çetelerin en büyük tek taşla çift kuş marifeti sayılıyor.
Rakamlardan gidelim. Verilerin çoğu The Guardian gazetesinden. 1998 ve 2007 yılları arasında dünyada 35 milyon hayvanın ticareti yapılmış. Bunların 30 milyonu vahşi doğadan çalınmış. Avrupa ve Japonya ithalatçı ülkelerin başında. Interpol raporlarına göre yasadışı vahşi hayvan piyasasının yıllık hacmi yaklaşık 20 milyar dolar. Ticaret için en çok avlanan hayvanlar kaplan, aslan, fil, gergedan, leopar, poligan, kaplumbağa, maymun, köpekbalığı, kutup ayısı ve su samuru... Hangi hayvanın ne şekilde kullanıldığı detaylarına, bilim insanlarının da tercih ettiği üzere, hayvanların doğasına saygı duyarak yer vermedik.
Dünyanın her geçen gün bizi taşımakta zorlandığını biliyor, buna fazla katlanmayacağını hissediyoruz. Vahşi hayatta durumun ciddiyeti öyle bir seviyede ki, uzmanlar yeni bir tabir bile geliştirdiler: ‘Boş orman sendromu’. Tarife gerek yok; bilim insanları Güney Asya’daki bazı ormanlarda artık kuş sesi bile duyulmadığından bahsediyor.


    ETİKETLER:

    Guardian