Hazır 'şehirlilik' düşünürken

Hazır 'şehirlilik' düşünürken
Hazır 'şehirlilik' düşünürken
Marmara Üniversitesi'nin Uluslararası Öğrenci Trienali, Pera'daki 'Connecting the Dots' sergisiyle noktalanıyor. 60 ülkeden katılımın olduğu trienalin ortak teması İstanbul ve kent.

Gezi direnişi fotoğrafları, odanın bir duvarından diğer duvarına gerilen iplere asılmış. ‘Kurutma askıları’ gayet alçağa gerildiği için ancak eğilerek ilerleyebiliyorsunuz. Ödülünüz, polisin Gezi faaliyetlerinden karelerin paylaşıldığı bir projeksiyon. Etkileri halen gündemdeki Gezi direnişini böyle belgeleyen ‘Direniyorsan Senin Olsun’ atölyesi, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi 6. Uluslararası Öğrenci Trienali’nin bir parçası. Farklı disiplin ve ülkelerden genç sanatçıların bir senelik süre içinde bir araya geldiği çeşitli atölyelere ev sahipliği yapan trienalin ürünleri 22 Eylül’e kadar Pera Müzesi’nin üç katında birden sergileniyor. ‘Connecting The Dots / Noktaları Birleştirmek’ başlıklı sergideki işlerin ortak noktası kent yaşamına ve politikalarına dair olmaları. Dün bir basın toplantısıyla izleyicilere sunulan sergi, 13’üncü İstanbul Bienali’nin ilk haftasıyla da örtüşecek, böylece genç sanatçılar uluslararası sanat ortamıyla da tanışma imkânı bulacak.
İlki 1997’de düzenlenen Marmara Üniversitesi GSF Öğrenci Trienali’nde, bu sene gerçekleştirilen atölye çalışmaları, şehir temalı işleri katılımcıları şehirle buluşturarak gerçekleştirilmiş. Misal ‘Rüzgârda Bir Tutam Duman’ atölyesi kamusal alanda çağdaş sanata yaklaşımı, ‘kaygı verici’ performanslarla irdeliyor. Finlandiyalı Anu Pennanen ve Fransa doğumlu Stephane Querrec’in yönettiği atölyede bir iş, katılımcılarından birinin silindir bir nesneyi ya trafiğin aktığı ya da kalabalık mekânlarda ‘salışını’ belgeliyor. Arabalar geçerken katılımcı bir şey yokmuş gibi davranıyor, araba gözden kaybolduğunda ise nesneyle kamusal alanlarda oynamaya devam ediyor.
Kentin hangi noktasına odaklandığı adından belli ‘Boğazın Üzerindeki Köprüler’ atölyesi ise serginin en ilgi çekici işlerinden birine ev sahipliği yapıyor. Royal Academy of Arts, Marmara Üniversitesi, Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi arasında kurulan ‘Art Science’ grubu tarafından yürütülen atölyenin ürünlerinden biri, en İstanbullu ulaşım aracını, dolmuşu merceği altına alıyor. Bostancı - Taksim dolmuşlarının güzergâhı, hangi noktada hangi durakta daha çok beklendiği, alternatif rotaların ne gibi sıklıklarla kullanıldığı verileriyle istatistiğe dökülüyor. İstanbul’un gündelik hayatı demişken, Pera duvarlarını süsleyen ve İstanbul sokak köpeği grafittilerini de es geçmemek lazım. ‘Kamusal Alanı Paylaşmak’ başlıklı atölye, sokak köpeklerinin kentteki yaşam mücadelesini sene boyu İstanbul’un duvarlarına stencil’le taşımış. Şimdi sıra Pera duvarlarında.
Sadece İstanbul değil, İstanbul’a ne kadar benzediği öteden beri söylenen San Francisco da sergi kapsamında. Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ve California College of the Arts öğrencilerinin iki kente dair işlerinin sene boyunca internet üzerinde paylaşarak yürüttükleri ‘Yerellik ve Evrensel Söylemler’ atölyesinde özellikle ilgi çekici bir çalışma var: San Francisco’nun en ‘belalı’ semtlerinden Tenderloin sokaklarında bulunan çeşitli nesneler (şampuan etiketi, ruj vs.) döküm atölyesinde tekrar yaratılarak değerli nesnelermiş illüzyonuyla sergileniyor.
Uluslararası Öğrenci Trienali, sene boyu etkinliklerine şehrin farklı mekânlarında devam ettirdi. Pera’daki toplu sergi ise bu verimli süreci noktalıyor. Hazır, gençlerin şehir üzerindeki haklarını daha hararetle iddia ettikleri Gezi Çağı’nda, genç sanatçıların kentten nasıl beslendiğine bakmayı da es geçmemeli.