Hem bilimsel, hem bitkisel sanat...

Hem bilimsel, hem bitkisel sanat...
Hem bilimsel, hem bitkisel sanat...

Güner?in çocukluğu, botanik uzmanı babanın peşinde bitkiler arasında geçmiş. FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Bitki ressamlarının sayıları değil ama uluslararası ödülleri bir elin parmaklarını geçti. Memleketin sayılı bitki ressamlarından Işık Güner, Londra'dan ikincilik ödülüyle dönüyor. Bir tür bilim-sanat ortaklığı olan bitki resimlerini Güner anlatıyor
Haber: BAHAR ÇUHADAR / Arşivi

İSTANBUL - Bitki ressamlığı, Türkiye’de pek bilinmese de zamanında Osmanlı’da ve şimdi de başta İngiltere olmak üzere pek çok ülkede hayli yaygın olan meslek. Meali; bitki türlerinin birebir aynısını, renginden damarına, yaprağının kıvrımından sapının duruşuna ince ince resmetmek. Emek yoğun bir tür bilim - sanat ortaklığı...
Türkiye’de profesyonel olarak bu işi yapanların sayısı bir elin parmaklarını geçmiyor ama bu alandaki sayılı isimlerin memlekete getirdiği uluslarası ödüller en az resmettikleri bitkiler kadar iç açıcı... Son haber Londra’dan geldi, 26 yaşındaki bitki ressamı Işık Güner, Royal Horticultural Society (RHS) tarafından 20 yıldan uzun bir süredir düzenlenen ve sonuçları önceki gün belli olan Uluslararası Bitki Ressamları Yarışması’ndan iki ödülle dönüyor.
Güner’in Şili bitkileri üzerine yaptığı çalışma altın madalyaya, ‘Maymunçıkmaz ağacı’ resmi de ‘sergideki en iyi resim’ ödülüne layık görüldü. 32 bitki ressamının katıldığı yarışmada birincilik Japonya’ya giderken, Güner ikinci olarak belirlendi. Yarışmaya Türkiye’den katılan Hülya Korkmaz ve Gülnur Ekşi de birer gümüş madalyaya layık görüldü. Şili bitkileri projesini birlikte yürüten üç bitki ressamı, geçen sene de Edinburg’da, Botanical Images Scotia’nın (BISCOT) yarışmasında ikinci olmuşlardı.
Botanikçi bir babanın kızı olan, aslında çevre mühendisliği eğitimi alan Işık Güner, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nde 2008’den beri bitki ressamlığı kursları veriyor. Meraklılarına şimdiden duyuralım, yeni kurs 19 Nisan’da başlıyor. Londra’daki yarışma için yola çıkmadan hemen önce görüştüğümüz Işık Güner’den bitki ressamlığının inceliklerini dinliyoruz... 

Daha önce duymadığımız bir alanda çalışıyorsunuz, nedir bitki ressamlığı?
Aslında Osmanlı’da başlamış ama sonra durulmuş bir alan. 1980’lerde iki fasikül halinde bir bitki resmi kitabı çıktı ama bitki ressamı yok, Türkiye’de. Bu bir meslek ama Türkiye’de meslek olarak bilinmiyor. Dünyada çok yaygın. Sadece sanat değil, aynı zamanda bilim. Bitkileri birebir çiziyoruz çünkü, botanik kitaplarında kullanılabilecek resimler bunlar. Sanatsal olarak kattığımız; fırçayı tutuşumuz, boyama tarzımız ve kompozisyondur ama bitkiyi değiştirmiyoruz, aynısını çiziyoruz. Kendinizden çok fazla sanatsal birşey katmıyorsunuz. 

Siz nasıl merak saldınız?
Bitkilerle kendimi bildim bileli haşır neşirim. Babam botanikçi, Nezahat Gökyiğit Botanik Bahçesi’nin (NGBB) müdürlüğünü yürütüyor. Onunla, kendimi bildim bileli arazilerdeydim. Rizeli olduğumuz için yeşilin içinde büyüdüm. Resim ve bilime de merakım vardı, bu iş bana çok uygundu. Hem resim, hem bilim yapıyorsunuz.
2002’de Kew Kraliyet Botanik Bahçesi’nden Christabel King, ANG Vakfı aracılığıyla Boğaziçi Üniversitesi’nde ders vermeye başladı. Orada öğrendim. O kurslara altmış kişi katılmıştır, dört yılda. Üç arkadaş devam ettirdik. 2006’da çevre mühendisi olarak mezun oldum. Bu işi yapmak istediğime karar verdim.
2006’da Kars Biyoçeşitlilik Projesi ile Kars’ta kurslar vermeye başladık, bu seneye kadar sürdü. İlk katılımcılarımız Kars ve çevresindeki üniversite öğrencileriydi, sonra Türkiye’nin her yerinden öğrenciler geldi. Kars’ın çiçekleriyle ilgili birikmiş çok resim var, onlarla bir kitap çıkarılacak. 

Kurslara kimler geliyor?
Bu kursu 2008’den beri veriyorum. İlk başta herkes “Niye yapıyorsun, niye fotoğrafını çekmiyorsun?” diyordu. Ama talep artmaya başladı. Hiçbir önkoşul yok. Çizim becerisi de beklemiyorum. Bu spesifik bir konu. Ankara’da da bir kurs var ama her yerde yok. O yüzden kimsenin hevesini kırmak istemiyorum. Kurslar altı gün sürüyor. Altı hafta boyunca, haftada birer gün. Eli fırça tutmamış insanların altı günün sonunda çok güzel resim yaptığını görüyorum. Bu heves işi. Yayılması da gerekiyor. 

Neden gereklidir bitkilerin resimlerinin çizilmesi?
Kayıt altına almak, bitkileri tanıtmak için önemli. Bitki bilgisiyle ilgili Türkiye’deki en önemli kitap, 11 ciltlik ‘Türkiye Florası’. Bunu ancak bir botanikçi anlar. Bitkileri halk diline çevirmek için, resimler görsel iletişim açısından keyifli bir yol. Fotoğrafla, bitki resmininin etkisini yakalayamazsınız. Ama çizerek, bitkinin tüm kısımlarını yapabilirsiniz. Görsel olarak da ilgi çekiyor. Türkiye’de 10 bini aşkın bitki var. 3 bini endemik, sadece Türkiye’de yetişenler. Tehlike altında çok bitkimiz var, bitmeden resmedilmeliler. 

Bu yönde yürüyen projeler var mı?
Bu işi profesyonel olarak yapanlar, bir elin beş parmağı değiliz. Gelen tüm projeleri yapma durumumuz yok. Amacımız bitki ressamı yetiştirmek. Şu anda arkadaşlarımla çalıştığımız ‘Türkiye Soğanlı Bitkileri Projesi’ var. Ayrıca NGBB’nin doğal bitkileri projesi var.
Kesin olmamakla beraber, ‘Türkiye Florası’ resimli olarak basılacak. Bu, 10 bin bitkinin resmedilmesi demek. İngiltere’de iki bini aşkın bitki var, ondan daha fazla ressam vardır. Kurs sonunda dünya çapında geçerli sertifika veremiyoruz. İleride Türkiye’de de okulunun açılacağını düşünüyorum. Botanik bilimciler sürekli yeni türler buluyor. Her yeni türe makale yazdığınız zaman o çizimi yapmak zorundasınız. 

Nedir bitki resimlemenin tekniği?
İki yol var, suluboya ve teknik kalem çizimi. Botanikçiler bitkileri presleyip kurutuyor, kuru bitkiye bakıp çiziyorlar. Ben genelde suluboya yapıyorum. Suluboya için canlı örnek lazım. Bitkiyi önümüze alıp, birebir çiziyoruz, ölçerek çalışıyoruz. Bitki bilgisi de veriyoruz. 

‘Şu bitki kolay, şunu çizmek zor’ gibi birşey denebilir mi?
Öyle bir şey söylemek zor. Şili Bitkileri’yle ilgili A3 boyutunda resimler yapıyoruz, bir resim bir ayımı alıyor. A2 boyutunda bir resme dört ay çalıştım. Emek işi, ince bir iş. Daha kısa sürede yaptığım resimler de var tabii. 

‘Yeri ayrı’ dediğiniz türler var mı?
Türkiye soğanlı bitkilerinin hepsi birbirinden güzel. Gök navruzlar çok güzel.  

Bitki ressamı, bir çiçeğe bizden farklı nasıl bakar?
Yaptıkça damarlar nasıl kıvrılıyor, yaprağın duruşu, kenarı, dalı nasıl, renkler nasıl kaynaşmış gibi detayları görüyorsunuz.

İletişim için: iguner000@hotmail.com