Hem etnik hem cereyanlı hem de fusion

Hem etnik hem cereyanlı hem de fusion
Hem etnik hem cereyanlı hem de fusion

Festivalin yıldızlarından Mulatku Astatke, Şenlendirici ve Mısırlı Ahmet le sahne alacak.

İstanbul caz sahnesine katkıları inkâr edilemez Akbank Caz Festivali bu akşam Kuzey cazının temsilcisi Mattias Nilsson'la açılıyor. 23'üncüsü gerçekleştirilecek festivalin sunduğu geniş yelpazede öne çıkan isimleri toparladık.
Haber: BARAN ALP UNCU / Arşivi

Mulatu Astatke: Şüphesiz bu yılki festivalin en heyecan verici konseri. Etiyopyalı besteci, aranjör ve usta vibrafoncu Mulatu Astatke yarattığı Ethio-Jazz türüyle caz müziğinin efsane isimlerinden biri ve cazseverler kadar dünya müziği hayranlarının da ilgisini çekmekte. Heliocentrics gibi elektronik müziğin önde gelen isimleriyle de ortak projeler gerçekleştiren Astatke bu defa Hüsnü Şenlendirici’nin klarneti ve Mısırlı Ahmet’in perküsyonuyla müziğine farklı bir coğrafyadan yeni boyutlar katacak. 5 Ekim 18.00/ Lütfi Kırdar
Submotion Orchestra: Britanyalı Submotion Orchestra nu-jazz’ın son dönemlerde en çok ses getiren gruplarından. Her ne kadar electronica, dubstep ve ambient gibi elektronik müzik türlerine öncelik verseler de; alttan gelen çarpıcı bas seslerin üzerine gelen vokalist Ruby Wood’un mükemmel sesi ile caz ve soul müziklerini de büyük bir maharetle işin içine sokuyorlar. Sonuç, müzikleriyle yaratıkları dingin, rahat ama bir o kadar da enerji dolu bir konser atmosferi her türden müzikseveri içine çekecek gibi. 5 Ekim 22.00/ Babylon
Mare Nostrum: Biraz Brel, biraz Piaf ve biraz da diğer kabare müzisyenleri... Üstüne Miles Davis’i ekleyin. İtalyan trompetçi Paolo Fresu, Fransız akordeoncu Richard Galliano ve İsveçli piyanist Jan Lundgren’den oluşan Mare Nostrum, hepsinin müziğinden bir parçayı modern caz yorumlarıyla sunuyor. Amerikalı cazcıların uğrak yeri olan ve kabare müziğinin popüler olduğu dönemlerde kalbinin attığı 1950’lerin Paris’ine bugünden bakmak için kaçmaz bir fırsat. 28 Eylül 20.30/ CRR
Hypnotic Brass Ensemble feat. Yasiin Bey (a.k.a Mos Def) ve MF DOOM: Kökleri New Orleans cazına dayanan brass toplulukları günümüzde hızla popüler olma yolunda. Modern brass topluluklarının en önemli temsilcilerinden biri de New Orleans cazını funk-caza evriltirken hip-hop, dünya müziği, rock gibi farklı müziklerin tınılarını da harmanlayan Hypnotic Brass Ensemble. Trompetçi Phil Cohran’ın 8 oğlunun yer aldığı ve gerçek ‘cazcı kardeşler’ ismini hak eden grup bu defa güçlerini hip-hop üstatları Mos Def ve MF DOOM ile birleştiriyor. Aktörlük ve aktivistlik taraflarıyla da ön plana çıkan Mos Def’in (nam-ı diğer Yasiin Bey) festivalin yıldızlığına aday olduğu hesaba katıldığında seyircileri oldukça heyecan verici ve dinamik bir konser bekliyor. 5 Ekim 21.00/ Lütfi Kırdar
Enrico Rava Tribe featuring Gianfranco Petrella: 60’lardan beri caz sahnesindeki Enrico Rava İtalya’dan çıkan en önemli caz sanatçısı. Trompetiyle Pat Metheny, Gil Evans, Joe Henderson gibi cazın birçok duayenine eşlik etmiş Rava tam bir albüm makinesi. 2012’de çıkardığı ‘Tribe’, All About Jazz tarafından ‘kariyerinin en güçlü albümlerinden biri’ olarak tanımlandı. Eski bir caz geleneğini devam ettiren Rava, gelecek vaat eden piyanist Giovanni Guidi ve bas sanatçısı Gabriele Evangelista’yı grubuna katmış. Usta davulcu Fabrizio Ferra ve dünyanın en iyi tromboncularından Gianluca Petrella’yla birlikte bir solukta dinlenecek bir konser bizleri bekliyor. 27 Eylül 20.30/ CRR
Alp Ersönmez ‘Cereyanlı’ featuring Butterscotch: Alp Ersönmez’in ‘cereyanlı’ macerası devam ediyor. Daha önce Bugge Wesseltoft ve DJ Logic’le sahne alan Ersönmez ve ekibi funk’a çalan caz bestelerini sample ve efektler eşliğinde ‘can’landırıyorlar. Ersönmez’in bu seferki konuğu ‘tek kişilik orkestra’ olarak da nitelenen elektronik müzik sanatçısı Butterscotch. 27 Eylül 22.30/ Babylon
Nicholas Payton: Festivalin bir başka Grammy ödüllü sanatçısı New Orleans’lı Nicholas Payton. Asıl enstrümanı trompet olan besteci ve müzisyen Payton sahnedeyken piyanodaki maharetlerini de sergilemekten hiç çekinmiyor. Müzik kariyerini Wynton Marsalis, Dr. Michael White, Christian McBride gibi ustalarla beraber çalarak inşa eden Payton solo albümlerinde cazın dışında R&B ve soul gibi farklı müzik türlerine de uzanıyor. 2 Ekim 21.30/ Babylon
Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris): Bu konserin özelliği farklı müzik türlerini iç içe geçiren müzisyenlerin ağırlığı. San Francisco’dan gelen avangard saksofon dörtlüsü free-jazz etkisi altındaki müziklerini dünyanın değişik bölgelerinden geleneksel tarzlara da açmakta. Gitarist Sarp Maden, davulcu Ediz Hafızoğlu ve yaylı çalgılardan oluşan Buca Quartet’in eşlik edeceği konserde geçen ocak ayında kaybettiğimiz Butch Morris yad edilecek. 10 Ekim 21.30/ Babylon

Harriet Tubman featuring Cassandra Wilson present ‘BLACK SUN’

Grammy ödüllü Cassandra Wilson, Nina Simone’a benzer sesiyle cazın diva geleneğini günümüzde sürdüren en önemli caz sanatçılarından. Birlikte sahne alacağı Harriet Tubman ise gitarist Brandon Brass, basgitarist Melvin Gibbs ve davulcu JT Lewis gibi enstrümanlarının ustası üç virtüozu bir araya getiren bir müzik kolektifi. Farklı türlerden beslenerek icra ettikleri müziklerini tanımlamak güç ama illa adını koymak gerekirse fusion’a çalan serbest caz denebilir. Müziğinde geleneksel caz kadar folk ve blues’u da ihmal etmeyen Cassandra Wilson’ı kalıplara sığmayan Harriet Tubman’la beraber dinlemek oldukça kafa açıcı bir tecrübe olacak. 6 Ekim 20.30/ Lütfi Kırdar