'Hem papaz hem imam hem de hahamı oynadım'

'Hem papaz hem imam hem de hahamı oynadım'
'Hem papaz hem imam hem de hahamı oynadım'
Uykusuz'un çapkın karakteri Otisabi dizi oldu, Türkiye kökenli Alman oyuncu Tim Seyfi ile hayat buldu. Seyfi'ye Otisabi ile yolu nasıl kesiştiğine sorduk...
Haber: Alpbuğra Bahadır Gültekin - bahadir.gultekin@radikal.com.tr / Arşivi

Uykusuz’u arka kapaktan başlayarak okutacak kadar sevilen bir hikâye Otisabi’nin kaçamakları… Ve farklı jenerasyondan pek çok kişinin çizgi çizgi içine işlenen bu karakter, şimdi ekrana taşınarak ete kemiğe bürünüyor. Otisabi’yi ise ‘İki Süper Film Birden’ ile tanıdığımız Tim Seyfi canlandırıyor. 2 yaşından beri Almanya’da yaşayan Seyfi’ye Otisabi ile yolunun nasıl kesiştiğini sorduk… 

Daha evvel Otisabi’yi okur muydunuz? 

Otisabi’yi arada bir Türkiye ’ye geldiğimde Uykusuz’dan biliyordum, ama tabii ki aklımdan hiç geçmemişti onu oynamak. Bir de çizilmiş bir karakteri canlandırmak çok nadir tekliflerden birisidir, oyuncu için. 

Nasıl oldu da yolu sizinle kesişti? 
Geçen senenin sonlarına doğru aradılar, “Otisabi’nin dizisi planlanıyor” dediler. Artik eskisi gibi çok olumsuz bir gözle bakmıyordum televizyon dizilerine, son yılların muhteşem Amerikan dizilerinin sayesinde. “Bir bakayım” dedim, internetten takip ettim. İlk okuduğum hikâye çok hoşuma gitti, bu bir tesadüf olamaz diye nitelendirdim. Bulduğum tüm hikâyeleri okumaya devam ettim ve hayran kaldım. Türkiye’ye geldikten sonra, Otisabi gibi olağanüstü bir karakteri canlandırmaya karar verdim. Ve hiç pişman değilim yaptığıma. 

Otisabi gibi kadın erkek ilişkilerini ele alan bir karakterin ekrana yansıması aynı etkiyi devam ettirir mi? 

Kadın erkek ilişkileri filmde, edebiyatta ve hayatta... Bu konunun sonu olmaz. Ve bu konunun yegâne uzmanı Otisabi olduğu için, Otisabi daima takip edilir. Ha dergide, ha Sinema TV’de… Umarım hayranlarını daha daha arttırabiliriz, herkesi mutlu etmek ne kadar zor olsa da…
Otisabi çapkın ama aynı zamanda cool’luğundan pek de bir şey kaybetmeyen bir kişilik. Sizce canlandırması zor bir karakter mi?
Önceden var olan bir çizilmiş karakter olmasıyla tabii herkes ‘kendi’ Otisabi’sini görmek isteyecek. Ama oyuncu olarak ne kolay ne de zor bir roldü. Tabii bu kadar sayılı aşk ve ilişki içeren bir hikâyeye dahil olmamıştım şimdiye kadar. Toplam 17 tane ‘ilişki’ yaşadım birkaç hafta içinde. Harika oyuncu arkadaşlarımla güzel bir proje sergiledik. Gayet eğlenceliydi, yüksek tempoya ve yoğun çalışmamıza rağmen. 

Gerçek hayatta aranızda benzer yönler var mı peki? 

İnsanın, özellikle aşk konusunda kendisini daima koruması gerektiğini düşünüyorum. Ne kadar âşık olsanız da kendinizi küçültmemeniz, aşağılatmamanız, kendinize olan saygıdan hiç taviz vermemeniz gerekiyor. Ve bunlara da ben, Otisabi gibi çok önem veriyorum. Ve geçmişime bakınca hep doğru kararlar vermişim. 

Sizi Türkiye’deki yapımlarda pek göremiyoruz, daha çok yurtdışı projelerinde imzanız var. Bunun özel bir nedeni var mı? 

Belli bir nedeni yok. Türkiye’de ve onun dışında Avrupa ’da yoğun bir tempo içinde, beni çok mutlu eden ve gururlandıran projelerde yer aldım ve yer almaya devam ediyorum. Zaten bir ülkeye odaklanmak benim felsefem değil bir oyuncu olarak. Ayrı ülke, ayrı kültür, ayrı lisan ve değişik hikâyeler ilgimi çekiyor. Hep yeni şeyler yapmak istedim, çocuk gibi merak ve heyecan dolu gözlerle bir şeye bakmaya devam etmek istedim. O nedenle dizi yapmaktan hep uzak durdum. Beş lisan konuşmanın faydasını görüyorum ve 15 ülkede sinema filmlerinde yer aldım. Senaryo ve yönetmen ilgimi çekiyorsa, o projeye dahil olmamamın bir sebebi yok. O yüzden seve seve her zaman Türkiye’de çalışmak isterim. Zaman ve proje uygun olduğu müddetçe. 

Almanya’daki Türk oyuncuların çoğunlukla toplumsal sorunları vurgulayan filmlerde yer alması hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Geçen sene Almanya’nın en başarılı filmi ‘Turkish for Beginners’, bir komedi filmiydi ve özellikle komedide en cok sevilen oyuncular, Türk oyuncular. Tabii ki bazı toplumsal sorunları içeren filmler de çekiliyor ama genelde Türklerin lehine olan projeler. Rahatsız eden şeyler olunca zaten reddediyorum. Almanlar, yanlış bir imaj yaratmamaya artık çok dikkat ediyorlar. En azından film piyasasındakiler…
Peki, Alman medyasının Türkiye kökenli oyunculara bakış açısı çok mu oryantalist geliyor? Zira Türkiye kökenli oyuncular hep basmakalıp rolleri canlandırıyor son zamanlarda…
Bence eskisi gibi değil. Son yıllarda son derece başarılı Türk oyuncular ve yönetmenler Alman piyasasında yer aldı. Sonunda tabii her oyuncunun derdi farklı, genelleştirmek zor. Benim için mesela açık tenli, mavi gözlü olmam, son yıllarda daha çok Alman rollerini oynamama yol açtı. Ayrıca hem papaz hem imam hem de haham oynadım farklı filmlerde. O açıdan çok şanslı hissediyorum kendimi. 

Son olarak, Türk kimliğiniz sizi Almanya’da bir şeyi temsil etmeye zorluyor mu? 

Hayır zorlamıyor. Fakat Türkiye’yi ve Türklerle ilgili konularda milletimi korumaya çalışıyorum. Özellikle 11 Eylül olayı ve Türk cinayetlerinden sonra, kendimi daha sorumlu hissediyorum ve bir şekilde Almanların kafalarında oluşan Türk ve İslam imajını değiştirmeye mücadele edeceğim. Kalıplaşmış düşünceleri dahil olduğum filmlerle değiştirebilirsem, tabii ki daha güzel olur. Filmin gücünü hiç unutmayalım. O yüzden, lütfen akıllı ve kaliteli filmler yapmaya devam edelim.
Otisabi, her cumartesi saat 23.00’da Sinema Tv ekranında....