Her şeye 'Turist' kalmış bir film

Her şeye 'Turist' kalmış bir film
Her şeye 'Turist' kalmış bir film

Filmde Johnny Depp le Angelina Jolie arasındaki kimya oluşmamış. Ayrıca Depp, Karayip Korsanları ndaki hafif şapşal karakterini tekrarlamaktan öteye gidememiş.

Angelina Jolie ve Johnny Depp'in başrollerini paylaştığı 'Turist', 2005'te gösterime giren Fransız yapımı 'Anthony Zimmer'in son derece kötü bir yeniden çevrimi. Film, ne yazık ki her şeyiyle aslını aratıyor...
Haber: UĞUR VARDAN - ugur.vardan@radikal.com.tr / Arşivi

Turİst
Orijinal Adı: The Tourist
Yönetmen: Florian Henckel von Donnersmarck
Senaryo: Florian Henckel von Donnersmarck, Christopher McQuarrie
Oyuncular: Angelina Jolie , Johnny Depp , Paul Bettany
Türü: Gerilim

Biri, “Abi geçen gece bir film seyrettim, süperr” der. Diğeri cevap verir: “Yapma ya, ne filmi?” “Fransız” diye cevaplar konuyu ilk açan. “Ee,” diye sürdürür karşısındaki, “Yeniden çekilir mi?” Cevap hemen gelir: “Çekilir tabii, hem de ‘Mis’ gibi olur.” “Peki” diye sürdürür öteki konuşmasını, “ne zaman çekilmiş bu film?” “Aslında çok da eski değil, 2005’te” cevabını alır. Kısa süren sessizlikten sonra, “Canım ne olacak, zaten Fransız filmlerini kim izliyor ki? Koyarız başrole Angelina Jolie’yi, karşısında da şöyle afili bir isim, hallediriz...” der ve konuşmayı sonlandırır. Elbette ben uyduruyorum bu diyalogları, ama 2005’te çekilmeş ‘Anthoy Zimmer’i bu kadar kısa sürede, perdeye taşımanın başka açıklaması yok.
Evet, eleştirmenlere öngösterimi son anda (dün öğleden sonra) yapılan (çünkü yurdışından böyle istemişler, herhalde birisi finali kulaktan kulağa yayar diye düşündüler) ‘Turist’ (The Turist), bugünden itibaren vizyonda.
Hikâye kısaca şöyle: Scotland Yard, uzun süredir Alexander Pearce adlı bir dolandırıcının peşindedir. Sürekli yer değiştiren, hatta yüzünü de değiştirdiklerinden kuşkulandıkları Alexander’a ait eldeki en önemli ipucu, eski sevgilisi Elise Clifton-Ward’dur. Gözetim altında tuttukları Elise’ye, konuşlandığı Paris’te bir mektup gelir. Mektupla birlikte harekete geçen güzel kadın, Venedik’e gider. Bu sırada trende tanıştığı Amerikalı matematik öğretmeni Frank Tupelo’yla da ilişkisini ilerletir.
Öte yandan Elise’nin peşinde Scotland Yard, İtalyan Interpol’u ve Alexander Pearce’ın yüklüce dolandırdığı Ivan Demidov ve adamları da vardı. Bu topluluk, Venedik’in sakin hayatına hareketlilik getirirken kafalarda Pearce’ın, eski sevgilisiyle buluşup buluşamayacağı sorusu belirir. Peki ama bu aşamada Elise’ye aşık olan ve başına gelmedik bela kalmayan matematik öğretmeni Frank ne yapacaktır? 

‘Plastik güzel’ Jolie
Öncelikle kendi adıma şunu ifade etmeliyim, ‘Anthoy Zimmer’ son yılların en klas polisiyelerinden biriydi. Reji, senaryo, oyunculuklar (başrolleri Yvan Attal, Sophie Marceau ve Daniel Olbrychski paylaşıyordu) ve öykünün geçtiği mekân (Nice sahilleri), atmosfer vs., her şeyiyle çok iyiydi. Böylesine başarılı bir yapımın tekrarına soyunuyorsanız, orijinalini geçmeseniz bile en azından yakınında dolaşmalısınız. ‘Turist’, başrolüne koyduğu Angelina Jolie’nin güzelliğine, Johnny Depp’in popülaritesine ve öykünün geçtiği Venedik’in kendine özgü mimarisine güvenmiş. Lakin ekibin güvendiği dağlara kar yağmış. ‘Turist’ son derece sıradan, hiç bir özel esprisi olamyan, hele hele ‘Anthoy Zimmer’i izleyenler için gerçek bir hayal kırıklığı ve sıkıntı başyapıtı. Üstelik Angelina Jolie de, sadece fiziği üzerine yazılmış rollerde parlak bir ışığı olmayan bir oyuncu. Güzelliği de giderek plastik bir havaya bürünmüş durumda. Dolayısıyla Elise karakterinin pek bir özelliği yok. Bazı sahnelerde Audrey Hepburn, bazılarında da Sophia Loren esintileri ise, kartpostal düzeyinde kalmış. Johnny Depp de, ‘Karayip Korsanları’ndan üzerine sinen hafif şapşal görünümünü, burada da tekrarlamış, böylesi bir tercih de Jolie’yle aralarındaki ‘zorlama’ kimyanın hiç tutmamasına neden olmuş. 

‘Başkalarının Hayatı’yla oynamış
İşin yönetmen boyutuna gelince; bu filmde kamera arkasına geçen Florian Henckel von Donnersmarck, son dönemlerin en etkileyici yapımlarından ‘Başkalarının Hayatı’yla dikkati çekmişti. Bir kariyer ancak bu kadar kolay harcanabilir. Alman yönetmen, 2006’daki başarısının ardından para adına atıldığı ‘Turist’ serüveninde son derece kötü bir işe imza atmış.
Sonuç? Ara rollerde Paul Bettany, Timothy Dalton, Rufus Sewell, Steven Berkoff gibi İngiliz sinemasının klas isimlerini önümüze getirirken hatıraları tazeleyen, ünlü oyuncu-yönetmen Vittoria De Sica’nın oğlu Christian De Sica’yı da ‘Rüşvetçi’ İtalyan polis şefi olarak sunan (aşırı milliyetçi bir İtalyan olsam, film hakkında “Venedik’i güzel, polisimizi de ‘kötü’ gösteriyor” diye düşünürdüm) ‘Turist’ için olumlu bir şey söylemek mümkün değil. Ben seyirci olsam, bu film yerine koşa koşa gider, ‘Anthony Zimmer’in DVD’sini alıp doğru dürüst bir film izlerdim. Yandaki puanlamada da iki yıldızın birini Venedik kazandırıyor, bilginize...