Her yerde çocuklarım var

Her yerde çocuklarım var
Her yerde çocuklarım var
Mehtap Ar, kendi adını taşıyan tiyatrosuyla Anadolu'yu dolaşıyor. Sabancı Vakfı'nın desteğiyle altı yılda 550 bin çocuğu tiyatroyla buluşturan Ar: "Ne kadar çok çocuğa ulaşırsam o kadar rahat uyuyorum"
Haber: ZEYNEP SARI / Arşivi

Oyununuz ‘Okumak, Okumak, Okumak’tan ve turneden bahseder misiniz?
Bu oyunla dördüncü yılımız. Anadolu ’da her yıl 10 ilde, ilçelerde ve YİBO’larda oynuyoruz. Bir ilde yaklaşık 7-8 gün kalıyoruz. Yani merkezde bir gün değil, kenar, köşe, uç bucak gezip oradaki çocukları tiyatroyla buluşturuyoruz. Oyun, okumanın önemini anlatıyor. “Büyüyünce ne olacaksın?” sorusuyla karşılaşan çocuklara seçenekleri sunuyoruz; “Okursan n’olur, okumazsan n’olur” diye.
Çok dolu bir program bu, oyun çıkışında minik seyircilerden biri de sordu size, “Hiç yorulmuyor musunuz?” diye…
Oynadıkça daha çok coşuyoruz. Çocukların sevgisi, sıcaklığı, hiç düşünmeden bize sarılmaları bizi daha dinç, daha enerjik yapıyor. Ne kadar çok çocuğa ulaşırsak o kadar rahat uyuyorum akşamları.
Anadolu’daki çocuklarla büyük şehirdeki çocukların oyuna tepkileri farklı mı?

  İstanbul ’daki çocukların tiyatroya ulaşmaları daha kolay. Anadolu’da yatılı bölge okullarını (YİBO) tercih ediyoruz. Köylerden gelen çocuklar ailelerinden uzaklar... YİBO’lar çok önemli bizim programlarımızda, muhakkak bulunduğumuz ilde YİBO varsa ona uğramadan geçmiyoruz. Ama çocuk, kahkahasıyla her yerde aynı çocuk…
Neler diyorlar mesela?
Güzel tepkiler var. “Biz yine geleceğiz” diyorlar. “Bu filmi çok beğendim” diyen var, mesela 2’ye giden bir çocuk “Hayatımda böyle güzel şey görmedim” demişti. Ya senin hayatın ne, daha 7 yaşında… Öyle tepkilerle geliyorlar ki benim yaşıtım gibiler. O kadar yerinde laflar ediyorlar ki büyümüş büyümüş…
Oyun sırasında bir repliğiniz vardı ki, söylerken hüzünlendiniz, uzaklara daldınız sanki… “Ben annemi çok seviyorum.”
 
Doğaçlama olarak eklediğimiz şeyler oluyor tabii, her anne çok fedakârdır benim annem; hem annemdi, hem babamdı hem kardeşimdi hem de hastane dönemlerinde bebeğimdi, çocuğumdu… Yolcu edeli 4 yıl 9 ay oldu, çok büyük bir özlemim var. Oyundaki dört şarkıdan ikisi anneme ait, diğerleri de annemin çok sevdiği Ayla Çelik şarkıları. Hâlâ onu yanımda hissediyorum.
Oyun, ‘Büyüyünce ne olacaksınız’ sorusu üzerine, peki siz küçükken ne olmayı düşlemiştiniz?
Ben eczacı olmak istiyordum. Çocukluğumuz çok zor koşullarda geçti, ilaç alamıyorduk. Fakir kâğıdı çıkartılıyordu muhtardan. Ancak öyle ilaç alınabiliyordu. Herhalde eczanem olursa bedava ilaç alırım diye eczacı olmak istedim. Ne mutluyum ki tiyatrocu oldum, rol geliyor eczacı oluyorum, her şeyi canlandırabiliyorum.
Bu kadar gezdiniz, bu kadar çocuk tanıdınız, unutamadığınız ‘an’lar da olmuştur tabii… O kadar çok anım var ki… Tozkoparan ilköğretimdeyiz, bir öğretmen gencecik pırıl pırıl, oyun bitti yanıma geldi “Mehtap Abla” dedi, “Ben on yıl önce seni seyretmiştim, okulumuza gelmiştin tiyatronla” dedi, Oyunu izledi, yine… Bizi unutmamış olması beni çok duygulandırdı. Kars’ta, Yüksekova’da, Kızıltepe’de Şırnak’ta, her şehirde çocuklarım var diye düşünüyorum, çok şanslıyım. Sabancı Vakfı olmasa, benim hayallerim gerçekleşemezdi. Biz vakfımız sayesinde çocukları ücretsiz tiyatroyla buluşturuyoruz.