Herkesin 'Minik Serçe'si...

Herkesin 'Minik Serçe'si...
Herkesin 'Minik Serçe'si...
Müzik yaşamını noktalayacağını duyuran Sezen Aksu, 40 yılda tam dört kuşağa kendini dinletmeyi başardı. Sadece albümleriyle değil, politik fırtınaların estiği dönemlerdeki açıklamaları ve tavırlarıyla da hep gündemde oldu. Kısaca o herkesin Minik Serçesi'ydi...

RADİKAL - Sezen Aksu, namı diğer 'Minik Serçe', 40 yıllık müzik yaşamında her kuşaktan, toplumun her kesiminden insana bir şekilde dokundu. Tam 4 kuşak onun şarkılarıyla büyüdü. Üstelik bu dört kuşak boyunca farklı farklı ideolojilerden, dinlerden, dillerden her insanın onun şarkılarını söyleyebilmesi hiçte kolay bir değil. Minik Serçe bunu başardı....

İşte kısa bir Sezen Aksu müziği tarihi...

1975 yılında Sezen Seley adıyla çıkardığı ilk 45'liği "Haydi Şansım / Gel Bana"ydı. Ne var ki, bu ilk plağı neredeyse hiç satılmadı bile. Biraç suçu soyadığına da buldu. "Seley" kendi tercihi değildi zaten. Hemen ikinci plağında ilk yaptığı değişiklik de bu oldu. Ama asıl değişikliği bestelerden geldi. Sezen Aksu, soyadıyla birlikte kendi bestelerini ilk defa seslendirmeye başladı.
"Yaşanmamış Yıllar / Kusura Bakma" adlı bu ikinci 45'lik, diğerine göre daha çok ses getirmesine rağmen yine de Sezen Aksu'yu tatmin etmiyordu.

Sezen Aksu müziği bırakıyor!

'OLMAZ OLSUN' PATLAMASI

1976'da çıkan üçüncü plağıyla ise adeta patlama yapıyordu, Sezen Aksu. "Olmaz Olsun / Seni Gidi Vurdumduymaz", listelerde hızla bir numaraya çıktı ve uzun süre popüler kaldı. Minik Serçe nihayet ses getirmiş, Türkiye 'de bambaşka bir furyanın da kapılarını araladı.

Aynı yıl Bebek Belediye Gazinosu'nda sahneye çıkan Aksu, tüm Türkiye'yi dolaşarak konserler vermeye başladı. 1977'de çıkan "Allahaısmarladık / Kaç Yıl Geçti Aradan" Aksu'nun artık 'ününü' perçinleyen albüm oldu.

Sırasıyla "Gölge Etme / Aşk" (1978) ve "Kaybolan Yıllar / Neye Yarar" 45'likler birbiri ardına geldi. "Kaybolan Yıllar / Neye Yarar" sadece Sezen Aksu'nun değil, Türk popunun en çok satan plaklarından biri oldu. Aynı yıl piyasaya çıkan ikinci albüm "Serçe", hem Türkiye'de çıkan ilk ikili (double) albüm olması nedeniyle hem de Sezen Aksu'nun eski sevdası alaturkaya yer vermiş olması nedeniyle müzik tarihinde önemli bir kilmotre taşıydı.

POP MÜZİKTE DEVRİM: AĞLA FİRUZE AĞLA...

"İlk Gün Gibi / Yalancı" ve "Allahaşkına / Sensiz İçime Sinmiyor" (1979) 45'likleri, "Sevgilerimle" (1980) "Ağlamak Güzeldir" (1981) albümleri ile devam etti.

Ve nihayet Atilla Özdemiroğlu yılları geldi çattı...

Sezen Aksu-Atilla Özdemiroğlu işbirliği pop müzikte gerçekten bir 'devrim' sayılır. 1982 yılında çıkan "Firuze" adlı albüm, Türkiye müzik piyasasını sarstı. Ve Aksu, aynı yıl pek çok kurum tarafından "Yılın Kadın Şarkıcısı" seçildi. "Firuze" aynı zamanda Sezen Aksu'yu geniş dinleyici kitlelerine ulaştırdı.

1983'te, Ali Kocatepe ve Coşkun Demir'le birlikte seslendirdikleri "Heyamola" adlı 45'liği de yine çok satanlardandı. Bu albüm "Yılın Plağı" ödülünü kazandı.

ONNO TUNÇ'UN SİHİRLİ ELİ: HERKESİN DİVASI

Ama Minik Serçe'yi adeta sağcısından solcusuna, zengininden fakirine, köylüsünden kentlisine kadar herkesin sanatçısı yapan yolu açan ise Onno Tunç ile yaptığı albümler oldu.

1984'te Onno Tunç desteğiyle çıkan "Sen Ağlama" , o güne dek en çok satış yapan albümlerden birisi haline geldi. Sonrasında yayınlanan "Git" (1986), "Sezen Aksu 88" (1988) ve "Sezen Aksu Söylüyor" (1989), aynı başarıyı sürdüren albümlerdi.

Sezen Aksu 1990'ların başında artık pop müzeğin divasıydı. Ve bu kariyeri yeni sanatçıların yolunu açmak için kullanma zamanı da gelmişti. Aşkın Nur Yengi, Sertab Erener, Levent Yüksel Aksu'nun rahle-i tedrisinden geçip müzik dünyasında ekol olan sanatçılardı. Sonraki yıllarda Göksel ve Işın Karaca da bu kervana katıldı.

1991'de müzik yönetmenliğini yine Onno Tunç'un yaptığı "Gülümse" 2 milyonu aşan bir tiraj elde ederek o güne kadarki rekorları alt üst etti. Albümün "hit" şarkısı "Hadi Bakalım" Avrupa'da da single olarak piyasaya sürüldü ve aynı başarıyı gösterdi.

90'lı yıllar Sezen Aksu'nun farklı bir kimliğinin de yavaş yavaş ortaya çıkmaya başladığı dönem oldu. Toplumsal sorunların ağırlaştığı bu yıllarda Aksu da "Deli Kızın Türküsü" (1993) ve "Işık Doğudan Yükselir" (1995) gibi farklı albümlerle bambaşka mecralarda bambaşka kimlikleri de kendine çekti.

CUMARTESİ ANNELERİ... NEVROZ KONSERİ...

1996'da, başkalarına verdiği besteleri seslendirdiği bir ara albüm olan "Düş Bahçeleri" ni piyasaya sürdü. 1997 yılının Aralık ayında piyasaya çıkan "Düğün ve Cenaze", Sezen Aksu'nun Goran Bregoviç'le yaptığı albümdü ve özellikle ülke dışında ses getirdi. Cumartesi Anneleri için yaptığı beste, Ermeni ezgileri derken Sezen Aksu, politik fırtınaların arasında bu kez sadece müziğiyle değil, şarkılarıyla verdiği mesajlar ve açıklamalarıyla da gündemden hiç düşmedi.

"Erkekler", "Adı Bende Saklı", "Sarı Odalar", "Deliveren", "Şarkı Söylemek Lazım" albümleri bu yıllarda peşpeşe yayınlandı. 2013 yılında Diyarbakır'da Newroz'da 500 bine yakın kişiye verdiği konser ise unutulmazlar arasına girdi...

Evet, Minik Serçe müziği bırakıyor. Son yıllarda kimileri politik gelişmeler karşısındaki açıklamaları nedeniyle ona çok kızsa da 40 yıl boyunca tam dört kuşağa kendini dinletmeyi başardı...