Hezârfen Hüseyin Çelebi

Hezârfen Hüseyin Çelebi
Hezârfen Hüseyin Çelebi
21 yıldır yankı uyandıran ve çoğunlukla sanata yaklaşan tasarımlarıyla Hüseyin Çağlayan, içinde yaşadığımız dünyanın çağdaş bilgelerinden biri. Londra'da açacağı yeni mağazası ve sanat yönetimini üstlendiği Gravity Fatigue gösterisi öncesinde Hüseyin Çağlayan'ın yaratıcı vizyonunu hep birlikte kutlamaya ne dersiniz?
Haber: BARIŞ ÇAKMAKÇI - baris.cakmakci@gmail.com / Arşivi

Global moda endüstrisinin hayranlıkla takip ettiği Hüseyin Çağlayan, bu sezon moda dünyasındaki 21'nci yılını kutluyor. Yenilikçi malzeme kullanımı, yeni teknolojiye yönelik ilerici bakış açısı ve disiplinlerarası hikâye anlatıcısı rolüyle günümüzün en vizyoner tasarımcıları arasında adı anılan Çağlayan bu kutlamayı Londra Moda Haftası kapsamında 21 Eylül akşamı ilk kez açacağı imza mağazasıyla taçlandırıyor. Son dönemde Londra Mayfair’de sanat galeriyle dikkati çeken Bourdon Sokağı 2 numarada açılacak bu yeni mağaza rahatlatıcı bir iç mekân tasarımına sahip.

BİR MAĞAZANIN ÖTESİNDE
ZCD Architects tarafından projesi hazırlanan mağaza beyaz duvarları, grafik zemini ve ortada bir gemi şeklinde kurgulanmış tezgâhıyla oldukça çağdaş bir kurguya sahip. Çağlayan’ın artistik yönlendirmeleri doğrultusunda hazırlanan mağazada tasarımcının kadın ve erkek hazır giyim koleksiyonlarının satışının yanı sıra, sergiler, özel gösterimler ve sıradışı akşam yemekleri de gerçekleşecek.
Çağlayan yeni mağazasıyla ilgili İngiliz Telegraph Gazetesi’ne verdiği demeçte “Önemli olan çevresel değerlerin yaratıcılığı ve bu içeriğin öne çıkması. Bir tasarım harikası mekân olmasındansa, fonda kıyafetlerle çevrelenmiş bir mağaza olması benim için daha etkili. Mekânsal tasarımın içeridekilerle yarışmasını istemedim” diyor ve ekliyor “Evet, burada öncelikli olarak satış yapacağız ama insanların markamı daha iyi anlayabildikleri bir yer olmasını da arzuluyorum.”

YILLARA DAYANAN İŞBİRLİĞİ
Yaklaşık 10 yıldır uzun soluklu işlere birlikte imza atarak aynı dili konuştuklarını belirten ZCD Architects ise ‘mağaza içinde mağaza’ kurgusu üzerinden hareket ettiklerini belirtiyor. Satışa sunulan koleksiyonların ağırlığını hissettirmesi ve içeri girenin kendini ferah bir ortamda bulması için sadece mağazanın ortasındaki gemi masanın ve kasa bölümünün bulunduğunu söyleyen mimari ekip, bu modüler yapının istenen kültürel etkinliklere de ortam hazırladığının altını çiziyor.

Bilmeyenler için belirtmemde fayda var, ZCD Architects daha önce Çağlayan’ın Tokyo’da açılan mağazasının yanı sıra, Çağlayan’ın İstanbul’a da gelen The Design Museum destekli From Fashion and Back sergisinde, Tokyo Çağdaş Sanat Müzesi’nde ve Paris Musee des Arts Decoratifs’teki sergisinde beraber çalıştı. Mağaza için de daha iyi bir alternatif aramaya gerek olmadığı aşikâr.

BİR DE SAHNE GÖSTERİSİ
‘Bilge tasarımcı’ Çağlayan sadece bu kadarıyla da yetinmiyor elbette. 21'nci yılı etkinliklerine ekim ayında prömiyeri yapılacak olan Gravity Fatigue (Yerçekimi Tükenmişliği, fotoğrafı üstte) dans gösterisinin sanat yönetmenliğini de ekliyor. Tasarımcı hip hop’tan tangoya, baleden flamenkoya kadar farklı dans alanlarında sanatçılara yaratıcı sahne programlarını sunma imkânı veren Sadler’s Wells’te sahnelenecek olan gösteri için son hazırlıkları tamamlamak üzere. Kimlik, yersiz-yurtsuzlaşma ve kamusal alanlarda günümüz insanının yaşadığı dönüşümleri konu edinen bu ilk sahne tecrübesinde Çağlayan’ın görsel yaratıcılığını ve konsept tasarımlarını ödüllü koreograf Damien Jalet’nin yanı sıra, ses illüstratörleri ve ışık tasarımcıları da destekliyor olacak.

1999-2000 yılında Yılın Tasarımcısı Ödülü’nü kucaklayan Çağlayan’ın daha önce Sidi Larbi Cherkaoui’nin Faun isimli eserinin yanı sıra, Michael Clark’ın current/SEE ve Sasha Waltz & Guests'in Passion with Pascal Dusapin eserlerinde kıyafet tasarımları sahnede yer almıştı.
Çağlayan’ın 2000 yılında gerçekleşen ve hafızalara kazınan Before Minus Now şovunu aşağıdaki videoda izleyebilirsiniz. Hani şu etek olan sehpayı hatırlamak adına…

2008 yılında LED ışıklarla gerçekleşen unutulmaz şovunu da pas geçmek olmaz. Videoyu aşağıda izleyebilirsiniz.


 

Hüseyin Çağlayan’ın 1993 yılında 'The Tangent Flows' isimli mezuniyet koleksiyonundan bugüne dek hep hikâyelerden yola çıkarak hazırladığını söylediği tasarımlarının ardında yatan fikirler antropoloji, tarih, bilim, felsefe ve teknoloji gibi disiplinlerin arasında geçişler yaratıyor. Geçen 21 yıl boyunca ses getiren defilelerin yanı sıra müze sergilerine, sanat enstalasyonlarına, kısa filmlere ve sahne performans yönetimlerine de ağırlık veren Çağlayan’ın üreticiliğini kutlamak hepimizin boynumuzun borcu. Özellikle de sanata ve üretime en çok ihtiyaç duyduğumuz şu günlerde…