Hikaye düzgün, espriler aynı

Hikaye düzgün, espriler aynı
Hikaye düzgün, espriler aynı

'Celal ile Ceren'de başrolleri, Ezgi Mola ve Şahan Gökbakar paylaşıyor.

Sinema yazarları, Şahan Gökbakar'ın 18 Ocak Cuma günü gösterime girecek yeni filmi 'Celal ile Ceren'i izledi. İşte ilk yorumlar...

Uğur Vardan/ Radikal
Şahan Gökbakar, bir kuşağın hisselerine tercüman olmayı sürdürüyor. Bu kez Recep İvedik’ten bir adım ötede, ‘uygarlık’la ilgisi biraz daha mümkün bir tiplemeyle karşımıza geliyor. Üstelik yanındaki Ceren’e de hem senaryo, hem erkek egemen zihniyet belli ölçülerde hayat hakkı tanıyor. Girişteki ‘Aksaray pavyonu’ bölümü ‘The Hangover’a gönderme. Öte yandan film belden aşağı bölümlerde gezindiği zaman zekâsını ve cazibesini kaybediyor. Özellikle ‘Döşeme kablosu’ ve ‘Sado-mazo’ esprileri çok kötüydü ama buna mukabil çok iyi durum esprilerinin olduğu bölümler de var. Sonuçta genel toplamı itibariyle film güldürüyor. Şahan Gökbakar’la Ezgi Mola da ‘klişe deyimiyle’ uygun bir kimya tutturmuşlar.

Atilla Dorsay/ Sabah
Yer yer çok sempatik durumlar, kişilikler, espiriler ve oyuncular olmasına karşın genelde pek güldürmeyen bir komedi olmuş. Recep İvedik kişiliği daha aşırı ve keskin çizgileriyle çok daha kaba ama aynı ölçüde komikti. Bundaysa o yok. Ama yan oyuncuları, özellikle o ikiz kız kardeşleri çok beğendiğimi söylemeliyim.

Şenay Aydemir/ Radikal
‘Celal ile Ceren’ komedi anlayışı olarak ‘Recep İvedik’ serisinin bir devamı gibi olsa da bazı farklılıklar var. Örneğin hikâye bütünlüğü daha yerinde. Şahan Gökbakar bu kez, kendisinden başka bir karakterin de ‘rol çalmasına’ izin vermiş. Bunda Ezgi Mola gibi bir oyuncuyu harcamama refleksi de söz konusu olabilir. Filmin özellikle ilk yarım saat 45 dakikalık bölümünde oldukça iyi espriler var ve güldürüyor. Sonra biraz sarkıyor, tekrarlar başlıyor. Kendi adıma en çok güldüğüm anların ‘beklenmedik’ espriler olduğunu söylemeliyim. Gökbakar’ın bildik ‘tuvalet komedisi’ne yüklendiği anlarda ise salonda sessizlik hâkimdi. Belki seyirci bunlara da gülüyordur bilemiyorum. Şahan Gökbakar, bu tür esprileri filmlerinden çıkarttıkça daha kalıcı işler ortaya çıkabilir. Bu da biraz seyirci kaybı demek tabii...

Murat Erşahin/ Sinema
Gökbakar kardeşlerin yeni projesi, ‘Recep İvedik’ serisinin dördüncü filmi adeta! Sadece skeç mantığından biraz uzaklaşılıp, öykü bütünlüğüne daha dikkat edilmiş. Öykü ise gülümseten, hatta bazı anlar güldüren ilk yarım saatin ardından yavanlaşıyor. Sarkmalarla ilerleyen anlatı, Hollywood’un uzmanlaştığı kaba mizaha bulanmış. Tanıdık sahne ve oluşlar, avam diyaloglarla sürüyor. Gişede ise başarılı olacağını, Recep İvedik serisinin rakamlarına laşamasa da, yaklaşacağını düşünüyorum.