Hit şarkıların arkasındaki kahraman: Fettah Can

Hit şarkıların arkasındaki kahraman: Fettah Can
Hit şarkıların arkasındaki kahraman: Fettah Can
Haber: MUHSİN TOPYILDIZ - mahfuznecip@gmail.com / Arşivi

Onu son birkaç yıl içinde tanıdık. Halbuki en sevilen pop şarkıların altında hep onun imzası vardı. Hande Yener’den Murat Boz’a birçok popçunun hit olan şarkısını yazıp besteleyen isim o: Fettah Can. ‘Hazine’ ve ‘Aklımda Kalanlar’dan sonra üçüncü albümü, tamamen akustik olarak canlı kaydedilmiş ‘Yalanlar Cumhuriyeti’ ile tekrar karşımıza çıkan Fettah Can ile birlikteydik. 
Bir önceki albümünüz Mart 2012’de çıkmıştı. O günden bugüne bir single dışında sessizdiniz. Neler oldu bu bir buçuk yılda?
Daha önceden sektörde söz yazarı olarak tanınırken bu süreçte şarkıcı olarak tanınmaya başladım. Çok fazla konser yaptık ve insanlarla buluştuk. Şarkılar yazmaya devam ettim ve repertuvara karar verince albümü yapmaya başladık. ‘Bilinen bir adam’ olarak albüm yapıyor olduğum için daha fazla insana ulaştı bu albüm.
‘Bilinen bir adam olarak albüm yapmak’ önceki albümlere nazaran daha zor değil miydi?
Bunun baskısını yaşamadım. Popstar olmak gibi bir hayalim yok. Ben bir müzisyenim. Benim duygularımı tatmin eden şarkılar beğenilir diye düşünüyorum. 21 yılda birçok şarkıya imza attım ve artık şunu biliyorum; beni tatmin eden şarkılar insanlar tarafından beğenilir. Normalde albümlerde iki lokomotif şarkı olur, diğer şarkıları taşır. Benim albümüme gelen yorumlarda tüm şarkıların isimlerini ayrı ayrı görüyorum.
Bu albümü tanımlayacak olursak…
Başından sonuna kadar akustik bir albüm. Canlı enstrümanlar kullanılan bir albüm. Bilgisayarı işin içine mümkün olduğunca az soktuğumuz ve tahminimce uzun zaman dinlenecek bir albüm.
Akustik bir albüm ile dijital ortamda yapılmış albümün farkı nedir?
Bilgisayar her şeyi düzeltiyor. İşlerin içinde ufak hataların olmasından yanayım. Nüanslı duymak istiyorum. Bir nota 16 armonikten oluşur, hepsinin ayrı ayrı duyulmasını istiyorum. Ufak gecikmeler şarkıya tat katar.
Bir şarkıyı oluşturma sürecinden bahsedebilir miyiz?
İlham denen şey bir ışık patlaması, beyinde çarpan bir şimşek gibi. Hayatınızdan biriktirdiğiniz bir şeylerin anlık bir patlama yapması. İlham fikri veriyor, ben fikri geliştiriyorum. Bu bazen bir melodi olabilir, bazen melodiyle söz aynı anda gelir. Telefonuma ufak ufak notlar alırım. Onlar önce ham halde bekler. Oluştuğu gün çıkar ve şarkıya dönüşür.
Hazırladığınız bunca şarkı arasından repertuvarınızı nasıl hazırlıyorsunuz?
Yazdığınız şeyin içinde değerli cümleler varsa muhakkak aklınızda kalıyor. Seçim aşamasındaki ipucum şu: Ben unutmadıysam kimse unutmaz. Zira ben unutkan bir insanım.
Başka insanlara verdiğiniz şarkıları tekrar yorumlamak sizi korkutmuyor mu?
Bu şarkıları benden duymak isteyen çok insan oldu. Bunun için okudum aslında. Bir kararım var; bundan sonra 4-5 albüm boyunca eski şarkı okumayacağım. Çünkü insanlar o şarkıları o insanlardan sevdi. Ben de o insanlardan dinlemeyi çok sevdim. Şarkıyı satıp sonra kendimiz okuyoruz gibi bir durum yok yani. Bu bir duygu alışverişidir aslında.
Bu kadar tanınmadığınız dönemde Türkiye ’nin en önemli isimleri şarkılarınızı okuduğunda ne hissediyordunuz?
Yıllar evvel Hande Yener’in albümüne on bir şarkı vermiştim. Bodrum’da bir barın önünden geçerken herkesin şarkıma eşlik ettiğini gördüm. İçeri girip “Bunu ben yazdım” diyebilmeyi düşünmüştüm. O görüntüye bakıp büyük keyif almıştım. Hâlâ aynı heyecanı yaşıyorum.
‘Yonca Bahçesi’ şarkısında çocukluğunuzdan, o günlere özleminizden bahsediyorsunuz. Nasıl bir çocukluk geçirdiniz?
Dünyanın en şanslı çocuğu ben olabilirim. Bir çocuğun yaşaması gereken her şeyi yaşadım. Bir mahallede büyüdüm. Yapmamam gereken her şeyi de yaptım. Annem çok çekti. Ama hiç engellenmedim. Dolu dolu bir çocukluk yaşadım. Mahalle kültürünün olduğu bir yerde büyüdüm diye oldukça şanslı görüyorum kendimi. Şimdiki çocuklar evlerde büyüyorlar, ben sokakta büyüdüm.
Babanızın zoruyla konservatuvara gitmişsiniz…
Biliyorsunuz Türkiye’de sanatla ilgilenmek oldukça zor. Bugün bile aileler böyle bir durumla karşılaştıklarında çocuklarının ikinci bir alternatifinin olmasını istiyor. Kendi tercihlerini çocuklarında görmek istiyorlar. Babam bendeki cevheri fark etmiş ve çok ısrar etti. 16 yaşına kadar gitmedim konservatuvara. “Konservatuvara gitmezsen eve gelme” diyerek zorla okula yolladı beni. Müzik hayatım böyle başladı.
Biz eskiden dinlediğimiz sanatçıların bestecilerini, aranjörlerini, söz yazarlarını tanımazdık. Son iki-üç sene içerisinde hepiniz ortaya çıktınız. Bu nasıl oldu?
İstanbul ’a geliş amacım albüm yapmaktı. 15 yıl önce bir albüm hazırlamıştım ama henüz olmadığımı düşündüğüm için çöpe attım albümü. Lokal alanlarda şarkıcılığa devam ediyordum yıllardır. Yıllarca çevremdeki insanlar albüm yapmamı istedi. Hep direndim. Bu albümler direncimin bittiği noktada ortaya çıktı. Hepimizin ortaya çıkması bir moda değil. Bu insanların ortaya çıkması kesinlikle iyi bir şeydir. İşin mutfağındaki insanlar bu yapının iskeletidir. Mutfak olmazsa yapı çöker. Amerika’da senaristler bir dönem grev yaptılar, ülke karışıyordu az daha. Bu da ona benziyor.

Fettah Can’ın yarattığı bazı hit parçalar

Murat Boz - Özledim
Hande Yener - Armağan
Levent Yüksel - Bu Aşkın Katili Sensin
Gülben Ergen - Yalnızlık
Işın Karaca - Mandalinalar
Yonca Lodi - Milat