Hâlâ 18'miş gibi dalgalı

Hâlâ 18'miş gibi dalgalı
Hâlâ 18'miş gibi dalgalı
Kolej gruplarının öncülerinden Throwing Muses'ın 10 yıl aradan sonra çıkardıkları albümleri, tıpkı solist Kristin Hersh gibi dalgalı, bir o kadar da 'gerçek'.
Haber: DİLAY YALÇIN / Arşivi

Throwing Muses’ın solisti Kristin Hersh, ilk albümden beri kafasındaki sesleri şarkılara dönüştürdüğünü, ‘henüz bilmediği’ ya da ‘yaşamadığı’ şeylerin, ardı ardına ağzından dökülüverdiğini söyler. Hersh için bu bildiği en etkili iletişim yoludur. Hersh’ün müzik üstünden kendi derinliğiyle iletişimi öyle kuvvetlidir ki, aynı albümü senelerce dinleseniz bile, aklınızda sözler değil, bu insanın yaratıcılığının uçsuz bucaksız, bazen huzur ve bütünlük, bazense kaybolmuşluk ve korku dolu bahçeleri kalır.
Throwing Muses’ı en iyi anlatacak benzetme ‘dalgalar’ olsa gerek. Albümlerdeki iniş çıkışlar; biter gibi olup, kendi kendileriyle sorunlarını asla çözemedikleri için yazarlarını ele geçiren şarkılardaki iniş çıkışlar; Kristin Hersh’ün sesindeki iniş çıkışlar... Kimi zaman -solo çalışmalara Hersh’ten daha erken başlayan kardeş- Tanya Donelly’nin kariyerini takip etmek daha ilginç olduysa da Throwing Muses’ın varoluş sebebi adeta bu çalkantılı ruh haliydi.
Kendileriyle sorunlarını çözememek derken, Hersh’ün, grubun antoloji albümüne seçilen parçalar için söyledikleri akla geliyor: “Gerçek şarkılar zaman içinde değişir, çünkü onlar sabit değildir.” Grubun 10 yıl aradan sonra yayımladığı ilk albümde ise bazı şarkılar gerçekten bitmiyor, aynı isimle birkaç defa diriliyorlar.
Hersh, ilk albüm anlaşmasına imza attıkları, -daha sonra bipolar bozukluğa çevrilen- şizofreni teşhisiyle yüz yüze geldiği ve hemen arkasından hamile olduğunu öğrendiği 1985 yılı günlüklerinde hissettirdiği gibi, sanki hâlâ 18 yaşında. (Belki de tam aksine, 18 yaşındayken bugününü görmüş, ‘Soul Soldier’ı mesela, öyle yazmıştır.) Diğer yandan, dünyanın en güçlü; anlamaya ve dolayısıyla, değişime en açık insanlarından biri.
‘Sunny Border Blue’ ve ‘Learn to Sing Like a Star’ albümlerinin de ortaya çıkardığı üzere, yalnızken gerçekten yapayalnız olan bu insan, arkasında daima ona tepki veren David Narcizo ve Bernard Georges olduğunda ise -bazen 90‘lardaki gibi gürültülü, bazen ‘Purgatory/Paradise’taki gibi sessiz- fırtınalara neden oluyor.


    ETİKETLER:

    hamile

    ,

    Müzik

    ,

    Star

    ,

    Sözler

    ,

    iletişim

    ,

    ruh

    ,

    zaman

    ,

    dolu