Hollywood'da bir Leh prensesi

Asla Yabancılarla Oynama / Joy Ride'da karşımıza çıkan Leelee Sobieski Hollywood'un geleceği en parlak yıldızlarından biri olarak gösteriliyor.

Asla Yabancılarla Oynama / Joy Ride'da karşımıza çıkan Leelee Sobieski Hollywood'un geleceği en parlak yıldızlarından biri olarak gösteriliyor. Gerçek adı Liliane Rudabet Gloria Elsveta Sobieski. Öyle sıradan bir isim değil. Leelee'nin damarlarında asilzade kanı dolaşıyor. Evet, o Polonya'nın son kralı Jan Sobieski'nin (1683'te, Osmanlılar kapılarına dayandıklarında Viyana'nın imdadına yetişen Polonya kralı) torunu. Ve eğer isteseydi, şimdilerde Polonya'da soyadını taşıyan şehirde bir şatoda oturabilir, Sobieski markalı sigaraları tüttürüp yanında da Sobieski vodkasını yudumlayabilirdi, ama hayır, Leelee kapağı Hollywood'a attı!
Televizyondan sinemaya
Daha taze bir 20'lik, 1982 doğumlu. Çocukluğu Fransa'da romantik bir çiftlikte geçmiş, daha sonra da ailecek New York'a taşınmışlar. Babası ressam, annesi de yazar. Eh insanın anne babası sanatçı olunca, sanatsal bir alanda faaliyet göstermekten kendini alamıyor olsa gerek... Edebiyat, resim, seramik... Hepsi ilgi alanına giriyor. Tabii bir de oyunculuk. "Oyunculuğa okul tiyatrosunda başladım. O gündür bugündür de vazgeçemiyorum," diyor. Sobieski'nin oynadığı ilk sinema filmi (daha önce televizyon dizilerinde boy gösterdi) 1997 yapımı Jungle To Jungle. Bir yıl sonra da A Soldier's Daughter Never Cries (1998) ve dikkatleri üzerine topladığı Deep Impact'te (1998). Sobieski'nin bugüne kadar birlikte kamera karşısına geçtiği isimler hiç de öyle yabana atılacak gibi değil. Gözler Tamamen Kapalı / Eyes Wide Shut'ta (1999) Tom Cruise, Never Been Kissed'de (1999) Drew Barrymore, Here On Earth'te (2001) Josh Hartnett ve Chris Klein, My First Mister'de (2001) Albert Brooks. Yanlış anlama olmasın, bunlar birlikte oynadığı isimler, çıktıkları değil! Genç aktris rol arkadaşlarıyla aşk yaşamanın doğru bir şey olmadığına inanıyor. "Diyelim çok büyük bir kavga ettiniz ve ertesi gün de bir sevişme sahnesi var. Ne kadar kötü düşünsenize!" Böyle diyor, ama bizden duymuş olmayın Johnny Depp'in oyunculuğuna ve tipine hayran. Hem de öyle böyle değil! Kim bilir belki günün birinde...
Saç koleksiyoncusu
İlginç bir takıntısı var bu arada. Ünlü kişilerin saçlarından bir tutam alıp, koleksiyon yapıyor. "Saçlarda kişilerin DNA'sı bulunuyor, imzadan daha gerçek ve özeller." Tom Cruise, Stanley Kubrick, Jay Leno, Kevin Kline kurbanları arasında. Sık sık Helen Hunt'a benzetiliyor. Diğer taraftan biraz genç Jodie Foster'ın havasından da yakalamak mümkün. Sinema dünyasında yeni sayılmasına rağmen şimdiden keşfedilişi bir efsane olarak dolaşıyor ortalıkta. Efendim, Leelee okulun kafeteryasında otururken bir yönetmen yaklaşmış yanına ve ondan asistanıyla görüşmesini istemiş. Leelee de bu görüşmenin hayatını değişterecek bir olay olduğundan habersiz, denileni yapmış. Meğer bu Interview With a Vampire / Vampir ile Görüşme için mülakatmış. Gerçi rolü Kirsten Dunst kapmış ama bu görüşme onun için buradar bakıldığında gayet parlak görünen kariyerinin başlangıcı olmuş.



"Mezuniyet balosuna gidemedim"
Asla Yabancılarla Oynama'nın yönetmeni John Dahl, senin filmde oynadığın karakterle senaryodaki karakterin birbirinden farklı olduğunu söylüyor. Senaryoyu okuduğunda bu rolde seni cezbeden neydi?
Çok iyi bir senaryoydu. Gerçekten de çok ürkütücü ve eğlenceliydi. Senaryoyu ilk defa iki yıl önce okudum. Çok beğendim. Ayrıca John Dahl'in de çok iyi bir yönetmen olduğunu düşündüm ve onunla çalışmak istedim. Fakat benim oynayacağım biraz fazlaca 'tipik bir kız' gibiydi. Ben ise hiçbir zaman tipik bir kız olamadım. Filmde harika sahneler var. Uzun süre sandalyeye bağlı kalmak nasıl bir duygu? (Leelee filmde kötü adam tarafından sandalyeye bağlanıyor.)
Beni gerçekten sandalyeye bağladılar ve kollarım çok ağrıdı. Ama bu çok kötü değildi. Esas sandalyenin devrilme sahnesini çekerken çok zorlandım. Sandalyeyi her devirdiklerinde kolum kırılacakmış gibi hissediyordum, çünkü her seferinde kolumun üzerine düşmem gerekiyordu! Sahneyi tekrar ve tekrar çektik. Son defa bu sahneyi çektiğimizde arkadaşlarım mezuniyetlerini kutluyorlardı ve ben sonradan filmde kullanılmayacak bir sahne yüzünden mezuniyet geceme katılamadım!
Asla Yabancılarla Oynama'da çok seksi görünüyorsun.
Büyüyorum! Rolün seksi olmanı gerektiriyorsa, seksi görünmek zorundasın. Ayrıca kadınların seksi görünmesi çok doğal. Mesela Marilyn Monroe'yu çok beğeniyorum.
Filmde oynadığın karakter korkunç biri tarafından kovalanıyor. Gerçek hayatta hiç böyle fanatik bir hayranın oldu mu?
Hayır. Nedense senim bütün hayranlarım çok nazik kişiler. Gerçi bazı fazla ısrarcı hayranlarım yok değil, ama onlar da durmaları gereken yeri biliyorlar. Bir hayranım benim için web sitesi yapmış. Uygunsuz şeylerin yazılmasına izin vermiyor.
(Söyleşi agirlsworld.com sitesinden alındı.)


ASLA YABANCILARLA OYNAMA / JOY RIDE
Yönetmen: John Dahl
Oyuncular: Steve Zahn, Paul Walker, Leelee Sobieski,
Jessica Bowman, Stuart Stone 2001, 96 dk.
Lewis Thomas (Paul Walker), rüyalarının kızı Veena (Leelee Sobieski) ile romantik bir yolculuğa çıkmayı düşlerken, başı beladan bir türlü kurtulmayan ve hiçbir zaman yıldızının barışmadığı abisi Fuller (Steve Zahn) planlarını alt üst eder. Fuller, Lewis'i, CB radyo hatlarını kullanarak bir kamyoncuyla dalga geçmeye ikna eder. Lewis, kadın taklidi yaparak Rusty Nail adındaki kamyoncuya bir otelde randevu verir. Her şey çok eğlenceli gibi görünmektedir. Ta ki gerçek bir baş belası olan Nail aptal bir oyuna alet edildiğini öğrenip, intikam yemini edene kadar.