Hortkuluk kardeşliği

Hortkuluk kardeşliği
Hortkuluk kardeşliği
Harry Potter'ın hayranları tarafından merakla beklenen final filmi 'Ölüm Yadigarları'nın ilk bölümü hayranlarına bayram hediyesi olarak bugün gösterimde
Haber: ŞENAY AYDEMİR / Arşivi

Harry Potter ve Ölüm Yadigarları: Bölüm 1
Yönetmen:
David Yates
Senaryo: Steve Kloves, J.K. Rowling ( Kitap )
Oyuncular: Daniel Radcliffe, Emma Watson , Helena Bonham Carter, Ralph Fiennes, Alan Rickman, Tom Felton, Bonnie Wright


Bütün dünyayı etkisi altına alacak bir hikâye yaratmak ne kadar zorsa, bu hikâyeyi bir efsaneye dönüştürmek daha da zor hiç kuşku yok ki. Bunu daha yaşarken başarmak ise bir tür ‘milenyum mucizesi!’ olsa gerek.
Kitap olarak yedi bölümlük macerasını tamamlayan, dünyada yüz milyonlarca satış rakamına ulaşan, filmleri ve kitaplarının yarattığı işlem hacmi 30 milyar doları aşan Harry Potter’den bahsediyorum.
Bütün bu başarının arkasındaki kişinin evde çocuklarına bakmakla yükümlü olması beklenen bir kadın, J.K. Rowling, olduğu düşünüldüğünde Harry Potter fenomeninin gerçekten de tam da ‘çağının ürünü’ olduğunu söyleyebiliriz. Öyle ya, benzer bir efsane haline gelen ‘Yüzüklerin Efendisi’nin yaratıcısı Tolkien bir dilbilimciydi sonuçta ve yarattığı eserin ‘efsane’ haline gelişini görmeye ömrü vefa etmedi.
Altı filmi geride bırakan Harry Potter’ın hikâyesinin yedinci ve son bölümünün ilk halkası, sevenlerine bir bayram hediyesi olarak bugün tüm dünyayla aynı anda Türkiye sinemalarında da gösterimde.
Kitabı okuyanlar için ortada sürpriz sayılabilecek bir durum yok aslında. Onların merak ettikleri, okurken zihinlerinde yarattıkları dünyanın ne kadarının ‘beyazperde’de de bir anlam kazandığı. Ama, kitabı okumayanlar, seriyi yalnızca sinemada takip edenler ve ‘Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’nı izlemek isteyenler için film hakkında konuşabiliriz.
Benzerlerinde olduğu gibi Harry Potter’da da hikâye iyiler ve kötüler üzerine kurulu olduğu için, final de kaçınılmaz olarak ‘mutlak iyi’ ve ‘mutlak kötü’ arasında bir savaş olmak zorunda. ‘Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’, ‘Ölüm Yiyiciler’in ‘büyü bakanlığı’ dahil olmak üzere bir çok alanda yönetimi ele geçirdikleri ve tam bir terör ortamı yarattıkları bir evrenin içinde başlıyor. Gücün iyi tarafındakiler öncelikle ‘seçilmiş kişi’ Harry Potter’ı korumak ve daha sonra da kötülerin lideri Voldemort’ın ölümsüzlük sırrını barındıran Hortkuluklar’ı bularak yok etmek üzere harekete geçerler. Ama işler beklenildiği gibi gitmez ve ilk bölümden beri ‘kadim’ dost olan Harry Potter, Ron Weasley ve Hermione Granger bu zorlu görevi yalnız başlarına yerine getirmek zorunda kalırlar.
Artık çocukluktan çıkan ve birer ‘ergen’ haline gelen bu üç arkadaşın ‘dünyayı kurtarma yolculuğu’ aynı zamanda onlar için bir tür iç hesaplaşmaya ve büyüme serüvenine de dönüşür. 

‘Kardeşlik’ tehlikede
Harry Potter’ın ‘Yüzüklerin Efendisi’ ile benzerlikleri daha önce de yazıldı çizildi. Kaldı ki, her ikisinin de aynı toprakların efsanelerinden beslendiği düşünüldüğünde bunda şaşılacak bir durum da yok. Ama ‘Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’ bir film olarak ‘Yüzüklerin Efendisi’ni fazlasıyla andırıyor.
Özellikle, Harry, Ron ve Hermione’ın bir tür ‘yüzük taşıyıcısı’ haline dönüştükleri bölüm dikkat çekiyor. Hortkuluk’un taşıyanı etkisi altına alması ve diğerlerine karşı şüphe duymasına neden olması benzerliği fazlasıyla artırıyor. Hatırlarsak Yüzüklerin Efendisi’nde de yüzük, taşıyıcısı Frodo’ya fazla ağır gelmeye başlamış ve arkadaşı Sam ile aralarının bozulmasına neden olmuştu. Ama Harry Potter’daki bu durumu şöyle de okuyabiliriz pekala: Artık ergen olmuş bu genç kahramanlar ‘sorumluluk almanın ve taşımanın’ ağır yüküyle yüzleşiyorlar. Böyle bir sorumluluğun altından ancak birlikte kalkabileceklerini anlamaları için belki de bunların yaşanması gerekiyor!
Öte yandan ‘Harry Potter ve Zümrüdüanka Yoldaşlığı’ ile ‘Harry Potter ve Melez Prens’i de yöneten David Yates, ‘Ölüm Yiyiciler’in kurduğu düzeni de açık bir biçimde Nazi Almaya’sına benzetiyor. Hukuk dışı yargılamalar, ağır bir bürokratik mekanizma, sorgusuz itaat ve sokaklarda SS subayları gibi dolaşıp ‘büyücü’ avlayan gençler...
‘Harry Potter ve Ölüm Yadigarları’ hakkında toplam bir yargıda bulunmak için mecburen 2011 yaz başında vizyona girecek olan ikinci bölümü de beklememiz gerekecek. Daha önceki filmlerde estetik kalitesini ispatlamış David Yates’in burada da ortalamanın üstüne çıktığını, görsel olarak yine doyurucu bir iş ortaya koyduğunu söylemek gerek. Ama, kitabı okumayan sinemasever için tam ortadan kesilmiş ve açık bir biçimde ‘yarım kalmış’ bir film söz konusu. Bu durum ‘sindire sindire’ bir final yapmak isteyen Harry Potter hayranlarını mutlu edebilir belki, ama para verip sinemaya giden seyirciye ‘yolunacak kaz’ muamelesi yapıldığı da başka bir gerçek.