Hoşçakal Medcezir ve batılı hayat

Hoşçakal Medcezir ve batılı hayat
Hoşçakal Medcezir ve batılı hayat
12 Haziran'da final yapacak MedCezir'in bitmesiyle birlikte ekranlarda batılı hayat tarzını anlatan, merkezine orta ve üst sınıfı alan dizilerin de sonu geliyor. Devam eden dizilerin hemen hepsi erkek egemen düzenin hâkim olduğu, muhafazakâr hayatları konu alıyor... /DEFNE AKMAN

2013’ten bu yana milyonları cuma akşamı ekrana bağlayan MedCezir, 12 Haziran gecesi sona eriyor. ABD yapımı gençlik dizisi The O.C’den uyarlanan dizinin yönetmeni Ali Bilgin'e, senaryosu ise Ece Yörenç’e ait. MedCezir, Tozludereli Yaman’ın Altınkoy’a gelmesi ile birlikte hayatının değişmesini, istemeden bir suça bulaşmış olan delikanlıya şans verilerek umut vaad eden bir geleceğe erişmesini, bu süreçte aşkla tanışmasını ve başka bir dünyaya adım atmasını konu alıyor. MedCezir’in bitmesiyle birlikte ekranlarda batılı hayat tarzını anlatan, merkezine orta ve üst sınıfı alan dizilerin de sonu geliyor. 'Paramparça' da dahil olmak üzere 'Kaderimin Yazıldığı Gün', 'O Hayat Benim', 'Kara Ekmek', 'Asla Vazgeçmem', 'Kiraz Mevsimi' ve hatta 'Güllerin Savaşı' bile feodal, erkek egemen düzenin hâkim olduğu, muhafazakâr hayatları konu alıyor.
MedCezir, her yaştan, cinsiyetten ve sosyal sınıftan karakterlerin yer aldığı bir dizi. Hepsinin sosyal hayatı, toplumda bir yerleri var. Yalnız kendi aralarında iletişimde değiller, sınıflar arası etkileşim mevcut. Ayrılmalarına karşın yine de eski kız arkadaşı Mira’nın yanında olan Orkun, geceleri çıkıp aynı sitenin çocuklarıyla birlikte eğlenen, dans eden Sedef Teyze, Miraların köpeği Safari, moda blogger'ı Eylül, çizgi romancı Mert ve Uzay, sevgilisine olan düşkünlüğü yüzünden oğullarıyla arası açılan pavyon şarkıcısı anne gibi, çok çeşitli insanlık halleri ve karakterler var. Mira, yalnızca ailesinin sunduğu imkânları sömüren ve tek derdi güzel görünmek olan bir kız değil. Piyano çalan, şarkı söyleyen, cana yakın, arkadaşlarını seven, sevgisini ve ilgisini göstermekten çekinmeyen, cesur bir karakter. Zevkleri var ama snob değil. Bu zevkler ille parayla birebir ilgili değil.
Asım Şekip Kaya, Bay AŞK faal bir karakter. Yarı yaşındaki Sude Beylice ile evlenmeden önce de sevgilileri oldu, yemeklere çıktı, hediyeler aldı. Mira’nın annesi Sude Beylice kendinden küçük ve daha düşük sınıftan bir erkekle birlikte oldu ve hamile kaldı. Mert’in babası Selim Serez ise karısının ölümünün ardından önce Deniz daha sonra da Sedef ile sevgili oldu. Yani yetişkinler diğer dizilerde olduğu gibi eline yününü yumağını alıp bir köşede oturmuyor, sevişiyorlar, dışarı çıkıyorlar, sağlıklı insanlar gibi yaşıyorlar. Buna karşılık diğer dizilerde yaşça büyük insanların flört etmesi düşünülemez bile. Eğer karakterler 30’dan büyükse, onlardan beklenen çocuklarının dertleriyle meşgul olmaları. Durağan, adetlere bağlı, olağan dışı her durumdan çok korkan tipler olarak resmediliyorlar. Örneğin 'Asla Vazgeçmem’deki Aytül Hanım, 'Kaderimin Yazıldığı Gün’deki Kıymet Hanım, 'Güllerin Savaşı’ndaki Cahide Hanım gibi karakterler için gelenek ve süreklilik önemli. Çünkü onların dünyasında adetler, tutarlılık ve düzen sağlar. Tek boyutlu olarak planlanmış karakterler olduklarından da sonsuz sıkıcılar. Dolayısıyla kısıtlı bir alanda türlü entrikalar yapmaktan başka ilginç bir şey yaptıkları yok. 
Zaten seks erkeklerle ilgili bir konu. Sevişme isteği genelde erkek karakterler tarafından geliyor, kadınlar erkekler onlara dokunmak ya da sevişmek istediğinde utanarak yere bakmalı, hatta işi el şakasına kadar vardırmalı, adamı yapma diye itelemeli. 'Kara Ekmek’te Asiye iltifat duyduğu zaman bile karşısındakini tersleyen bir tip örneğin. Ve eğer bu dizilerde olur da biriyle yatarsalar bunun sonucunda ille hemen çocuklarının olması gerekiyor. Dizi dünyasında doğum kontrol beklemeyin, en azından son yıllarda bu pek mümkün değil. Allah verdi mi veriyor işte. Mira’nın evlenmeden kendi isteğiyle sevişerek hamile kalması ise muhafazakâr dizi dünyası için sarsıcı bir durum. Gerçi 'Kara Ekmek’te Asiye karakteri de hamile kalıyor ama o kenar mahalle kızı olduğu için başı bir türlü beladan kurtulamıyor. Ayrıca nedendir bilinmez koskocaman bir kadın olmasına karşın nişanlısını soyunurken giyinirken her görüşü büyük olay oluyor.
MedCezir, erkek rolleri açısından da alışılmadık karakterler sergiledi. Anlayışlı, affedici, eşitlikçi, şefkatini gösteren olumlu erkek karakterleri ağırlıktaydı. Örneğin Selim Serez’in karısının ölümünün ardından Yaman ve Mert’i alıp bütün yazı teknede yelken yaparak geçirmesi dikkate değerdi. Diğer dizilerde de tekne var, ama bu tekneyi karakterler kendi kullanmıyor; tahminen denizle çok haşır neşir tipler olmadıkları için de deniz ütüsüne benzeyen motorlu tekneler görüyoruz. Yani tekne, statü gösteren bir araç, denizi sevmekle, yakınlarınla güzel anları paylaşmakla pek ilgisi yok. MedCezir’de kadınlar çalışıyor. Sedef, restoran işletiyor, Sude şirkete ortak, Mira moda tasarımcısı, Eylül ise moda bloggerı. Diğer dizilerde ise erkekler eve para getirmekle yükümlü ve kararlar alınırken onların tercihleri önde geliyor. Yalılarda, çiftliklerde oturup entrikalar planlayan ev kadınları ağırlıklı olarak gösteriliyor. Kadın karakterler çalışsa bile genelde domestik faaliyetler gösteren işler yapıyorlar. Çalışanlar hizmetçiler, kocalarını ayartmaya çalışan kötü kadınlar olabilir. Çalışan kadınların hayatlarında bir şeyler eksik, bunlar ilişkileri yürütemeyen kişiler.
'Güllerin Savaşı’nda Gülfem’in ve Gülru’nun işlerini önemsemeleri negatif bir özellik olarak yansıtılırken aynı durum Ömer için geçerli değil. 'Asla Vazgeçmem’de ana karakter Nur, çocuk bakıcılığı yaptığı sürece kabul edilebilir bir iş yapıyor, modellik ajansında çalışmaya başlayınca tehlike çanları çalıyor. Nur’un kuzeni holdingde sekreter olarak çalışan Elmas ise evli çiftlerin arasına giriyor. Zaten çalışan annelerin çocuklarını duygusal anlamda ihmal ettikleri vurgulanıyor. Örneğin Paramparça’daki Gülseren hayatı boyunca çalışmak zorunda olduğu için Hazal ile tam olarak ilgilenemedi ve Hazal sorunlu bir çocuk oldu. 
Teknoloji kullanımına gelecek olursak, MedCezir’de Eylül’ün aktif olarak ilgilendiği moda blogu, instagram, YouTube, Twitter hesapları, Samsung Galaxy Note saati var. Mira ve arkadaşları teknolojinin tüm imkânlarından faydalanıyorlar, Skype’ın başından ayrılmıyorlar, gerektiğinde drone bile kullanıyorlar. Öte yandan diğer dizilerde eski tip iletişim yöntemlerinin kullanıldığını görüyoruz. 'Asla Vazgeçmem’deki ana kadın karakterin cep telefonu bile yok örneğin. Bu durum da karakterin saf ve temizliğini vurguluyor. 'Kara Ekmek’te ise anneanne maili silmek için laptop'u balyozla kırdı.
MedCezir, bize iki yılı aşkın süredir inanılır hayatları ve hikâyeleri anlattı. Yalnızca güzel insanların her hafta ne giyeceklerini merak etmedik, aynı zamanda o karakterlerin karanlık ve neşeli yönlerine de tanık olduk, onları bütün olarak kabullendik. Genç insanların yapacağı şeyleri yaptılar, aşık, sarhoş, sinirli, komik, kıskanç oldular. Yapılmaması gereken şeyleri yaptılar, kurallara kimi zaman karşı ve kimi zaman da razı geldiler. İşte onları bu yüzden inanılır bulduk ve sevdik.
'Kiraz Mevsimi' de bir uyarlama ve gençlik dizisi. Ama onu izlerken kendimi daha çok emeklilerin hikâyesini izler gibi hissediyorum. Çünkü sürekli birbirine küsmek, bir yakınlaşıp bir uzaklaşmakla meşguller ve neyi neden yaptıkları belli değil. 'Güllerin Savaşı’nda ise Gülru Gülfem’e oranla daha genç olmasına karşın tam bir haminne gibi endişeli, planlı ve sıkıcı. Sadece çalışıyor ve ev halkıyla itişiyor. Buna karşılık Gülfem biraz daha aktif bir hayat yaşıyor en azından spora gidiyor, yemeklere çıkıyor, masaja gidiyor. MedCezir’de karakterlerin neleri önemsediği, nelerle rahatladığı, hobileri, yaşantıları, motivasyonları ve amaçları belli. Tozludere ya da Altınkoy halkının her bir üyesinin zaafları, kusurları, korkuları, şüpheleri ile ete kemiğe büründüğünü, zorlukları aşmalarını izledik, büyüdüklerini ve geliştiklerini gördük. Bu nedenle kendimizi onların yerine koyarak yolculuklarına tanık oluyor, onlar için heyecanlanıyor, seviniyoruz. Başka hangi düğün için bu kadar heyecanlanırdık yoksa? Öte yandan iyi bir uyarlama olmasına karşın 'Paramparça’da bile karakterler ve motivasyonları inanılır değil. Cihan gibi şık bir restoranın sahibi, yalıda oturan, varlıklı bir adamın yarı yaşında model kızlarla kulüplerde fink atması gerekirken neden börekçi Gülseren’le birlikte olduğu belli değil. Cihan neden durduk yerde başına dert alıyor? Onun konumundaki bir adam ortak zevki, ilgi alanları olmayan bir kadınla sırf çok şefkatli ve ev yemeği yapıyor diye bu kadar çok vakit geçirir mi?
MedCezir, çocukların fikrini açıkça savunabildiği, önemsendiği, yetişkinlerin de hayattan zevk aldığı, kişilerin çalışarak başarıya ulaştığı, bireysellik, mutluluk, kişisel haklar ve teknolojinin bolca yer aldığı bir diziydi. Daha kariyer odaklı, bağımsız düşünebilen karakterler vardı. MedCezir’in finaliyle birlikte ekranlarda artık duygularıyla hareket eden, ataerkil, erk sahibi ana erkek karakterin etrafında onu ilah gibi kabul eden kişilerin yer aldığı diziler göreceğe benzeriz. MedCezir’deki genç karakterlerin tek başına çıktıkları tatiller yerine, yetişkin insanların bile yemeğe çıkarken kırk takla atmaları gereken evler; eğilmez, sabit doğrulardan kurulu karakterler ve dünyalar bizi bekliyor gibi görünüyor.