'Hükümet bu kadar fütursuzca konuşuyorsa...'

'Hükümet bu kadar fütursuzca konuşuyorsa...'
'Hükümet bu kadar fütursuzca konuşuyorsa...'
Kadın düşmanlığına, kadın cinayetlerine, tecavüzlere ve her türlü tacize karşı kurulan İstanbul Kadın Dayanışması'nın düzenlediği 'Yerel Yönetimler ve Kadın' konulu forum bugün Şişli'de!
Haber: İPEK İZCİ - ipek.izci@radikal.com.tr / Arşivi

“Kadınım, anneyim, etrafımdaki kadınların çok ezildiğini, horlandığını, itilip kakıldığını görüyorum ve buna artık tahammül edemiyorum. Bir şeyler yapmak istedim.”

54 yaşındaki Dilber Hanım, park forumlarından, sendikalardan, odalardan, örgütlü, örgütsüz onlarca kadının bir araya gelmesiyle kurulan İstanbul Kadın Dayanışması’na katılma sebebini böyle anlatıyor. Kadın düşmanlığının, kadın cinayetlerinin, tecavüzlerin, her türlü tacizin ve çocuk yaşta evlendirmelerin bu kadar yaygın olduğu bir ortamda 50’yi aşkın bileşenden kadınlar, Dayanışma çatısı altında her hafta düzenli olarak toplanıyor, sorunlarını dillendiriyor, çözüm arıyor.

Biz de üç temsilci, Dilber Hanım, Nida Karabağ ve Işıl Kurt’la, bugün 14.00 ile 17.00 saatleri arasında Şişli Kent Kültür Merkezi’nde düzenlenecek ‘Yerel Yönetimler ve Kadın’ konulu forum vesilesiyle bir araya geldik, Dayanışma’yı konuştuk.

Söz 25 yaşındaki kimyager Karabağ’da: “Gezi direnişinde yüzde 52’sinin kadın olduğu bir muhalif kitle vardı. Kadınların bu kadar sokağa çıkmasının sebebi kent ama aynı zamanda, bu kadar zamana kadarki bastırılmışlıktı. İstanbul Kadın Dayanışması, bu kadınları bir araya getirecek bir amaç oldu bizim için.”

Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Günü olan 25 Kasım öncesi, Yoğurtçu ve Abbasağa Park Forumları’nın çağrısıyla bir kadın mitingi önerildi ve buna tüm forumlar olumlu yaklaştı. Daha sonra, bu zamana kadar kadın mücadelesine emek veren, kadın çalışması yapan her örgüt, sendika, oda ve kadın komisyonlarının katılımıyla 25 Kasım eylemi yapıldı. Böylece Dayanışma’nın hikâyesi de başlamış oldu.

Çok güncel bir siyaset yürüttüklerini söyleyen grafiker Işıl Kurt “ AKP , ağzını her açtığında, kadınlara düşmanlık edecek bir ifadeyi ağzından çıkarmış oluyor. Mesela Hüseyin Çelik’e göre TIR’larla ilgili konuşmak kimsenin üzerine vazife değilken, kendisi işi gücü bırakıp, Gözde Kansu’nun dekoltesiyle uğraşabiliyor. ‘Kız mıdır-kadın mıdır’, ‘Her kürtaj bir cinayettir’ gibi laflar havada uçuşuyor ve bu, kürtaj olamadığı için kadınların ölümüne yol açıyor. Yeni Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam, ‘Çocuk evlilikler masumane’ dedi, daha sonra toparlamaya çalıştı ama tabii ki toparlayamadı. Kısacası her bir açıklamayla, kadınlar şiddete, tacize uğruyor ve bunun en son raddesi olarak canlarından oluyorlar. Hükümet bu kadar fütursuzca konuşuyorsa, ona karşı aynı cesaretle patır patır konuşan, eylem yapan bir taraf var. Biz o tarafız!”

İstanbul Kadın Dayanışması, eylemlere devam edecek ancak bunun yanı sıra bir de koordinasyon merkezi olma hedefleri var. Türk Tabipler Birliği’nden İstanbul Barosu’na, Kadınlar Dayanışma Vakfı’ndan Mor Çatı’ya, İnsan Hakları Derneği’ne kadar birçok yerle iletişim halindeler. İleriki süreçte hukuk birimi, sağlık birimi, sığınmaevi birimi gibi birimler kurulacak. Dayanışma çatısı altında, “Kadının beyanı esastır” şiarıyla hareket ediliyor. Başınızdan geçenler dinleniyor, talepleriniz doğrultusunda çözüm üretilmeye çalışıyor. Dilber Hanım bu noktada, tecavüze uğradığı ve şiddet gördüğü eski eşi tarafından 11 yerinden bıçaklanarak öldürülen Ayşe Paşalı’yı hatırlatıyor: “Ayşe Paşalı için Taksim’de sabahladık. Ta ki eski koca ceza indirimi almayana kadar... Kadınız, güçlüyüz, kazanacağız!”

İçişleri Bakanlığı’nca 2012 yılı rakamlarıyla hazırlanan Yerel Yönetimler Değerlendirme Raporu’na göre Türkiye ’de belediye başkanlarından 2923’ü erkek, 27’si kadın. Oranlar, yüzde 99.08 erkek ve yüzde 0.92 kadın şeklinde. 31.790 belediye meclis üyesinin ise sadece 1340’ı kadın. İl genel meclislerine üye 3379 kişinin yüzde 96.74’ü yani 3269 üye erkek, yüzde 3.26’sı yani 110 üye kadın. Toplamda 298.052 erkek yerel siyasetçiye karşı, sadece 3709 kadın yerel yönetimlerde aktif olarak siyaset yapıyor. Ortalama oran ise yüzde 98.77’ye karşılık yüzde 1.23 şeklinde.

“Şiddette, tacizde, tecavüzde sokağa çıkıyoruz, tamam. Ama bizi sadece o kısım değil, seçimler de devletin kadın düşmanı yerel politikaları da ilgilendiriyor” diyen Karabağ, çözümün sadece kadın aday göstermek olmadığını söylüyor. Yerel yönetimlerle ilgili kadınların konuşacağı ilk forum olan ‘Yerel Yönetimler ve Kadın’da İlkay Akkaya ve Feryal Öney gibi sanatçıların yanı sıra akademisyenler de yer alacak; kadınlar AKP’nin yönettiği İstanbul’u tartışacak. Güvencesizlikten şiddete, sığınmaevinden kreşe, ulaşımdan aydınlatmaya, kadın düşmanlığının görünür olduğu bütün alanlar üzerine yapılacak konuşmaların akabinde ise “Toplumsal cinsiyetten arındırılmış bir yerel yönetim nasıl kurulur” sorusuna yanıt aranacak.

İstanbul Kadın Dayanışması’nın dikkat çekmek istediği bir diğer konu ise medya. Yakın zamanda üyeleri olan bir arkadaşlarının taciz vakasıyla gündeme gelen bir köşe yazarıyla alakalı durumunu hatırlatan Karabağ, “Her yerde somut bir kadın düşmanlığı söz konusu, medya da bunu en çok yayan yer” diyor: “Bir kadın öldürülüyor, haberde ‘İşten çıkarıldığı için cinnet geçiren kocası öldürdü’ şeklinde bir ifade yer alıyor. Herkes hatırlar, bir gazetenin manşetiydi. Sırtından bıçaklanmış bir kadının sansürsüz fotoğrafı... Bu bir pornografi! Medyanın bu konuda iktidar kadar payı var; bunu meşrulaştırıyor, yaygınlaştırıyor... Toplumu aydınlatması gereken dilde değil, tam tersine kadına karşı düşman, kadını öldürmeye zemin hazırlayan şekilde yazan yazarlar var. Taciz gündemiyle haberleri çıkan, bu basın kuruluşlarında eylem yapılan yazarlar var. Ve hâlâ yazıyorlar... Bunu unutmuyoruz. Adları mıh gibi aklımızda. Takip ediyoruz, peşini de bırakmayacağız.”