Huzurlarınızda, J ve K

Bundan yıllar önce Arnold Schwarzenegger, Terminator'da "I'll be back/Geri döneceğim" dediği zaman, karakterini kastettiğini sanmıştık.
Haber: SEVİN OKYAY / Arşivi

Bundan yıllar önce Arnold Schwarzenegger, Terminator'da "I'll be back/Geri döneceğim" dediği zaman, karakterini kastettiğini sanmıştık. Oysa Arnie'nin sesiyle konuşan Hollywood'un ta kendisiymiş. Hollywood devam filmlerine doymuyor. Bu hafta da payımıza devam faslından Siyah Giyen Adamlar 2/Men in Black II düştü.
Barry Sonnenfeld, Siyah Giyen Adamlar'la, komik bilimkurgu filmi yapmak gibi bir zorluğu aşmayı becermişti. Bu sefer ek bir zorlukla, devam filmi yapmanın zorluğuyla da boğuşmuş. Devam filmi yapmak zor iştir, hele bilimkurgu filmlerinde. Zaman zaman Aliens ya da Empire Strikes Back gibi, ilkinden iyi devam filmleriyle karşılaşıyoruz ama bu sadece bir istisna. Genelde devam filmleri özgün filmlerden kötü, hafif sulandırılmış, sıkıcı olur. Bazen de Highlander II gibi facialarla karşılaşırız. Siyah Giyen Adamlar II bir facia örneği değil, çok şükür. Ama özgün film kadar iyi de değil. Tazelik ve sürpriz unsuru gitmiş, parodisini yaptığı X Files zaten eski parıltısını yitirmiş, paranoya da artık eskisi kadar 'in' değil, ne yazık ki.
Ama Sonnenfeld'in ilk filmden muhafaza ettiği şeyler, yer yer insanda hoş bir aşinalık duygusu da uyandırabiliyor. K ve J'de gene Tommy Lee Jones ile Will Smith var. Patronlarında Rip Torn, uzaylı emanetçi Jeebs'de Tony Shalhoub ve konuşan uzaylı köpek Frank (orijinalinde Tim Blaney'in sesi) bize eskiyi hatırlatan unsurlar arasında. Bir de çeşitli uzaylı yaratığı yaratan Rick Baker var tabii. Ama bizce 'eskiler'in en sevimli olanları, köpek Frank ile MIB karargâhından sepetlenmiş solucan adamlar (ufak bir hırsızlık olayı söz konusu). Yokluğu hissedilen kişi ise ilk filmin senaristi Ed Solomon.
İlk filmi bunca başarılı kılan unsurlardan biri de Tommy Lee Jones ile Will Smith'in karizmalarıydı. O karizma bu sefer de yerli yerinde. Sadece ilk filmde acemi bir uzaylı savaşçısı olan J (Jay), artık Siyah Giyen Adamlar örgütünün hatırlı kişilerinden biri olmuş. İlk filmin sonunda bu hayattan bezerek hafızasında MIB/Siyah Giyen Adamlar örgütüyle ilgili ne varsa silen (biliyorsunuz, bu işi genelde Ajan J ışıklı bir aletle yapıyor) Ajan K ise Truro kentinde posta müdürü. Yerine gelen Linda Fiorentino ya şirketle anlaşamamış, ya senaryoyu beğenmemiş olacak ki, ortalarda yok.
Serin bir salonda 1,5 saat...
Hikâyemiz eski filminkine benziyor. K-Kay (Jones) gittikten sonra, J-Jay (Smith), yeni ortağı T'yle (Tee) çalışmaya başlamıştır (Mükemmel bir tip olan Patrick Warburton). Ne var ki T bir bahaneyle senaristler tarafından saf dışı edilir ve K göreve çağırılarak MIB hafızası yenilenir. Çünkü o sırada dünyayı tehdit etmekte olan uzaylı tehlike hakkında bilgisi olan tek kişi odur. Adı geçen tehlike, filmin başında minik uzay gemisiyle Central Park'a konan Serleena'dır (Lara Flynn Boyle). Ahtapot misali kollu bir yaratıktır (yoksa bir 'yılanlar toplamı' mı desek?), gördüğü ilk şeyin biçimini alır: Bir dergideki iç çamaşırlı manken fotoğrafı. İki kafalı bir uzaylı yaratığı (MTV'nin Jackass'inden Johnny Knoxville) bulur, birlikte Zartha Işığı denen şeyin ardına düşerler. Maksat tüm canlılarıyla dünyayı yok etmektir. Serleena çok geçmeden MIB karargâhını teslim alır, patron Zed de (Torn), K'in yeniden örgüte dönmesine karar verir. J ile K, 'kıdemli' rolleri değişmiş olarak yeniden birlikte uzaylı avlamaya başlarlar. Ray Ban gözlükleri, siyah takım elbiseleri ve müthiş silahlarıyla. Bu arada J, cinayet tanığı bir garson kıza (güzel ve yetenekli Rosario Dawson) öyle tutulmuştur ki, onun hafızasını silmeyi reddeder.
Siyah Giyen Adamlar'ın ilki, 600 milyon dolar hasılat yapmıştı. Yenisi ise ilk üç günde 144 küsur milyon dolara ulaştı. 4 Temmuz tatilini hedefleyen filmler (ki, buna aynı zamanda 'Will Smith hafta sonu' deniyor), birkaç yıldır iyi iş yapıyor. Son yılların rekorları Independence Day/Kurtuluş Günü (1996'da beş günde 85 milyon), Men in Black/Siyah Giyen Adamlar'a (1997'de üç günde 51.1 milyon) ve bu haftaki filmimize ait. Üçünün de başrolünde Will Smith'in oynaması, saygın bir milli bayram hafta sonuna neden onun adının verildiğini açıklıyor.
Siyah Giyen Adamlar II, birincisinin sulandırılmış hali. İlk filmi çok sevenler bunu da sever. Bilimkurgu komedilerinden, uzaylılardan, özel efektlerden hoşlananlar ile Smith ve Jones hayranları da memnun kalabilir. Aslında serin bir salonda 1,5 saat geçirmek için bire bir. İki saatin üstündeki benzer filmleri düşünürseniz, süresi bile yürek ferahlatıcı. Ama fazla bir şey beklemeyin, hatta ilk filmi bile beklemeyin. Salondan çıktığınız anda da, Smith hafızanızı silmiş gibi, her şeyi unutacaksınız.



Siyah Giyen Adamlar II / Men in Black II
Yönetmen: Barry Sonnenfeld Senaryo: Barry Fanaro, Robert Gordon Eser, (çizgi roman) Lowell Cunningham Görüntü: Greg Gardiner Müzik: Danny Elfman. Makyaj / Özel Efekt: Rick Baker Oyuncular: Tommy Lee Jones (Kay), Will Smith (Jay), Rip Torn (Zed), Lara Flynn Boyle (Serleena), Rosario Dawson (Laura Vasquez), Tony Shalhoub (Jeebs), Patrick Warburton (Ajan Tee), Johnny Knoxville (İki başlı uzaylı).


MIIB
Music from the Motion Picture
Columbia

The Simpsons, Instinct, Beetlejuice, Army of Darkness, Maymunlar Cehennemi, Görevimiz Tehlike, Batman, Örümcek Adam... Men in Black II'nin özgün müziği kendi tarzında önemli bir portfolyoya sahip bir ismin, Danny Elfman'ın imzasını taşıyor. Albümde yer alan ilk 18 parça, daha doğrusu episod, klasik müzik ciddiyetiyle bestelenmiş, filmi neredeyse sahne sahne izliyor. Bir an için filmi unutunca her türlü Hollywood macerasına
uygun düşecek bölümlere sahip bir müzikal hikâyeyle karşı karşıya olduğunuzu fark ediyorsunuz. Albüm tabii ki Will Smith'in söylediği Black Suits Comin' (Nod ya Head) ve Tim Blaney'in 'Frank the Pug' olarak söylediği (Baştan aşağı dozunda detone, yani çirkinin estetiği gibi bir şey bu ve cidden komik) I Will Survive ile renkleniyor. Filmi beğendiyseniz albümünü de edinebilirsiniz.