İçindeki 'vintage'ı ortaya çıkar!

İçindeki 'vintage'ı ortaya çıkar!
İçindeki 'vintage'ı ortaya çıkar!

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

Vintage dünyasına balıklamasına atlamak isterseniz vintage ve ikinci el kıyafetlerin yanısıra haber içeriği de sunan 'vintageinyou' ile tanışın...

Şu sıralar kafamızı nereye çevirsek ‘vintage’ ve ‘ikinci el’e çarpıyoruz. Uzun süre medya sektöründe çalışmış ve sonrasında dijital projelere kafa yormuş bir isim olan Çağla Pınar Tunçel, ‘vintage’ dünyasındaki yeni isimlerden. Tunçel’in kurucusu olduğu ‘vintageinyou.com’ adlı sitede hem vintage ürünler satılıyor hem de videodan habere, günümüz ve belli dönemlerle ilgili içerikler yer alıyor. Tunçel’in haber masalarından vintage tasarımlara ve ‘vintageinyou’ya uzanan öyküsünü dinledik. Tunçel ayrıca sitedeki tasarımlarla bizim için poz verdi. 

Önce gazetecilik geçmişinizi soralım; medyaya haber spikeri olarak girip dijital içeriğe yönelmişsiniz…
Haber spikerliği tamamen medya dünyasına adım atmak için bir araçtı sanırım. Siyaset biliminden mezun olduğum zamanlarda yüzünüz güzelse, bir diksiyon dersi patlatıyorsunuz, hemen işiniz hazır sanki. Elbette böyle bir dünya yok. Haber spikerliği için uzun süre eğitimden geçtim, rahmetli Jülide Gülizar, Rüştü Asyalı gibi öğretmenlerim vardı. Bir dönem Ankara kanallarında ana haber spikerliği yaptım. Kaderimde Hürriyet Daily News varmış. Gazeteciliği öğrenmem gerekiyormuş. Allahtan Murat Yetkin, David Judson gibi yöneticilerim vardı, beni çok desteklediler.

Hürriyet Daily News’te çalışırken ‘Hurriyet.com.tr’ için Tekno TV diye bir kanal kurmaya karar verildi. Spiker arıyorlarmış. Sonra diğer video kanalları için ‘hurriyet.com.tr’ye transfer oldum. Şimdiki ismi HürriyetTV olan video portalinin içerik yöneticisi oldum. Yeni video kanalları ve içerik stratejileri oluşturduğum sıralarda YouTube gibi global şirketlerden iş teklifleri almaya başlayınca yuvadan uçmaya karar verdim. Bir süre global bir şirketin içerik yöneticisi olarak Vodafone Türkiye için müzik içeriğinin lisanslanması projesini yürüttüm. 

Hayata geçirdiğiniz ‘vintageinyou.com’un fikri nasıl gelişti?
Online vintage kıyafet satma fikrim üç sene önce oluştu, henüz Türkiye’de bu konuda e-ticaret şirketi açılmamıştı. Çocukluğumda annemin, anneannemin kıyafetlerini giyerdim. Lisede alışveriş için Ankara’da itfaiye meydanı gibi ilginç pazarlarda dolaşırdım. Hem çok az para ödüyordum hem de özgün giyinme takıntım vardı. Vintage böyle bir şey, artık o ürünün mağazasında dahi satılmadığı için kimseyle pişti olma gibi bir durumunuz yok. Üstelik eskiden vintage dediğimizde “Kostüm partisine mi gidiyoruz?” gibi bir anlayış oluyordu artık vintage ürünleri güncel bir kıyafetle kombine edebileceklerini biliyorlar. Sitede stil danışmanlığı da yapacağız. Ortağımla birlikte her şeyi 360 derece düşündük. ‘Koy askıya instagram üzerinden sat’ mantığında değiliz, bir marka yaratma sürecinde olduğumuzu düşünüyorum.

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN
Bu işin yurtdışında tuttuğu bilinir ama Türkiye’deki müşteriler eski kıyafet giyme konusuna nasıl bakıyor?
Vintage belli bir döneme ait ürün demek, ille giyilmiş olması gerekmiyor, bazı ürünlerimin üzerinde etiketi duruyor. İstanbul’da yaşayan benim yaş grubum rahat, Cihangir ve çevresindeki mağazalardan alışveriş yapıyor. İstanbul dışındakiler ise online satış sayesinde vintage ürünlerle tanışmış oldu; Türkiye’nin her yerine ürün gönderiyorum. Sattığım ürünler genelde markalı olduğu için avantajı daha çok. Bir sezon giyeceği, iki yıkamadan sonra eskiyecek ve ancak toz bezi olarak kullanabilecekleri bir ürüne vereceği parayla, gardırobundan hiç eksik etmeyeceği bir yüksek kalite bir ürünü almayı tercih ediyor. 

Sitedeki büyük beden tasarımlara ilgi nasıl?
Geçen gün bir tartışma dönüyordu Twitter’da. Bir kullanıcı 44 bedenlerle dalga geçti. Ben de 40 bedenim. Amerika’da büyük beden mankenler bu kadar popülerken, hâlâ bazılarının estetik anlayışımızı idealize etmeye çalışması çok acı. Moda endüstrisinin eski hastalıklı görünümlü mankenlerine inat “İstediğiniz gibi giyinebilirsiniz” diyorum ben. Zaten vintage giyinmek de böyle bir şey. Moda endüstrisinin dayattığı ve iki gün sonra toz bezi yapılacak bir kıyafet veya aksesuar yerine, vintage bir ürünü -bu 70’ler veya 60’lar olabilir- çok rahat bir şekilde şu anki kıyafetinizle kombinleyebiliyorsunuz. Daha özgün, daha yaratıcı bir stiliniz oluyor... Üstelik bunu yaparken doğa dostu bir hareket de sergilemiş oluyorlar.

O nasıl oluyor?
Bu bizim ‘vintageadvantage’ dediğimiz bir konunun en önemli bacağı. Vintage giyerek şu anda satılan markalı ürünleri çok uygun fiyata satın alıyorsunuz. Yıllarca kullanıyorsunuz, sıkıldınızsa satıyorsunuz. Bu kendi çapında bir yatırım. Kendinden hiç değer kaybetmiyor, ürününe göre bazen değerleniyor. Bunu yaparken de farkında olmadan doğaya zarar vermemiş oluyorsunuz. Tüketim sektörüne inat, kıyafetlerinizi yıllarca giyiyorsunuz. Düşünsenize bir bebeğin beş aylıkken giydiği bir kıyafet sonrasında iyi ihtimalle tanıdıklara ama yüzde 90 ihtimalle çöpe gidiyor. Herkesin ulaşabildiği bir sitede bebek kıyafetleri, üç tekerlekli bisikletler falan piyasadakinin üçte biri fiyatına satılsa, belki çocuk büyütmek bu kadar maliyetli olmayacak.

Sitede kıyafet satışı dışında içerik de var, neler yapıyorsunuz?   
Güzel bir içerik ekibimiz var. Her hafta ilginç moda akımlarını masaya yatırıyoruz. Sosyal medya kısmı hakikaten marka algısı yaratmak için çok önemli. Liste niteliği taşıyan 90’lar modası gibi içeriklerimiz de var, güncel içeriklerimiz de. Umarım yatırım aldıktan sonra diğer projelerimizi de adım adım gerçekleştiriyor olacağız.