İdo Tatlıses: Aleviliği merak ediyorum

İdo Tatlıses: Aleviliği merak ediyorum
İdo Tatlıses: Aleviliği merak ediyorum
Onu İbrahim Tatlıses ve Derya Tuna'nın oğlu olarak tanıdık. Büyüyünce babası gibi o da müziği seçti. Ve magazinde 'yeni Tatlıses' dönemini ateşledi. Kaşları, dövmeleri ve kıyafetleri gündemi uzun süre meşgul etti. İlginç bir 'hayalimdeki kadın' tarifi olan İdo Tatlıses'le Hürriyet gazetesinden Hakan Gence konuştu.

İlk buluşmamızın üzerinden 1.5 yıl geçti. Hayatında neler değişti?
Çok şey. Arabam, evim... İki yılda parayı buldum abi. Anlıyorsundur az çok (gülüyor).

Zaten paran yok muydu?
Parayı buldum derken, koyduğum yerde buldum, orada duruyormuş! Şaka bir yana, yokluk görmedim. Ama ne olduğunu biliyorum, öyle arkadaşlarım vardı. Şimdi bana “Baba parası harcıyorsun” diyorlar. E babam çocukları rahat etsin diye kazanmış... Şimdi kendi paramı kazanıyorum, yine aynı şeyi söylüyorlar. Değişime dönersek; artık İbrahim Tatlıses’in oğlu olarak değil, İdo Tatlıses olarak tanınıyorum. Kendi müziğimi yapıyorum. Kendime has bir tarzım var. Yine de sokakta bazen “A ‘şemmame’nin oğlu değil mi” diyenler çıkıyor.

Kaşlar da biraz incelmiş sanki... 
Onun ayarını tutturamadık. Bir de yeni bir şey öğrendim: Kaş küsüyormuş. 

Seninkiler küsmüş mü?
Evet, küsmüş. Bir süre çıkmadı. Dediler ki; “Kaş küsmüş”.

İki şöhretli ismin oğlusun, müzisyensin, şöhretsin, e paran pulun da var... Hayat sana mı güzel?
Benim de hayatımda sıkıntılar oldu. 100 lirayla bir ay geçinmek zorunda kaldığımı bilirim.

Ne zaman böyle bir şey yaşadın?
20 sene falan oldu.

Kaç yaşındasın ki?
23. O zamanlar paraya ihtiyacım yoktu abi. Şaka bir yana... İlk albüm çıkmadan önce biraz öyleydi. Babamdan veya annemden para almak istemiyordum. Sonra kazandıkça paramı tuttum.

Babanın birliktelikleri olurken annenin hayatına kimse girmedi. Onun evlenmemesinde senin payın ne?
Hiç payım yok. Anneme hiç karışmadım. Demek ki kendisi yakıştırmadı...

Anneye mi babaya mı daha bağlısın?
Ayırmak olmaz ama yüzde 51’lik hissem annemde, kalanı babamda diyelim.

Anne-babanın ayrılığı senin ilişkilere bakışını etkiledi mi?
Herkes kendi yaşadığından sorumlu, bende bir güvensizlik yaratmadı.

İdo Tatlıses aradığı aşkı buldu

Kaç dövmen var?
60-70 tane... En fazla 5 tane daha yaptırırım.

Hangi noktada iş çığırından çıktı? 
Kültürümüzde de yok mu? Osmanlı zamanında da vardı. Doğu’daki kadınların da alt dudaklarında oluyor. Bazıları sever, bazıları sevmez... Ben ilk dövmemi 17 yaşımda yaptırdım.

Baban ne tepki veriyor?
İlk dövmede “Bir tek Derya mı yazıyor” dedi, “Evet” dedim. Sonra yine sordu. O zaman anladım ve ertesi gün onun ismini de yazdırdım. Amerika’dan dönünce kolumu dövmeyle kaplı gördü ve “Eskiden eşeklere damga basardık, şimdi sen kendine mi yapıyorsun” dedi.

Gelelim göğsündeki Türk dövmesine. Instagram’da bir paylaştın, magazinin gündemi oldun...
Bunda gündem olacak ne var? Yaşadığımız yer belli. 

Tamam ama bir insan neden vücuduna ‘Türk’ yazdırmak ister?
Amerika’da kaldığım dönemde oradaki insanlarda gördüm; mesela İspanyolların vücutlarında kendi memleketlerine ait bir sürü dövme vardı. E ben de Türkiye’de yaşıyorum...

Bunun altında ırkçı bir tavır arayıp seni eleştirenler oldu...
Asla yok. Ona bakarsan sırtımda da Kürtçe ‘Seni seviyorum’ yazıyor. 

Bu kimin fikri?
Benim. ‘Seni seviyorum’ hangi dilde olursa olsun güzel.

İdo Tatlıses: Keşke babam tekme tokat dövseydi

Çapkınlık babadan oğula geçiyor mu?
Biraz düşüneyim... Olabilir. Aslında ben o kadar çapkın değilim. Gece falan gezmem. Allah kısmet eder de bir kız arkadaşım olursa evde oturup film izlemek beni daha mutlu eder.

Ama Instagram’a koyup bir süre sonra sildiğin fotoğraflar öyle söylemiyor...
Yakalamışsın abi! Bu dediğin bir kere oldu ama. Hadi bilemedin iki. Ya tamam, en fazla 5-6 kere olmuştur! Bakma öyle, tamam, itiraf ediyorum 10’u geçmez... 

Hayalindeki nasıl bir kadın?
Mesela kırtasiye toptancılığı yapsın ama o işin de dış ticaretiyle uğraşsın. 

Hiçbir şey anlamadım...
İşinde gücünde olsun yani. İşkadını olsun. 

Sıla gibi mi? Instagram’da Sıla’ya bir gönderme yaptın....
Çok güzel bir kadın. “Sıla gibi bir sevgilim olsun, 100 milyon borcum olsun” dedim. Az bile söylemişim. Sen beğenmiyor musun abi? Sesi de kendi de çok güzel.

Babanla birlikte düet yapacağınız doğru mu?
Eğer onaylarsa yapacağız. O her tarzı okuyabiliyor. Ben okuyamadığım için onu benim tarzıma davet edeceğim.

Şarkılarını nasıl buluyor?
Beğeniyor ve seviyor.

İstesen Sezen Aksu’dan da şarkı alabilirsin. Neden yeni isimlerle çalışıyorsun?
Çekingen bir çocuğum. Kraliçe’ye “Müsaitseniz gelip şarkı dinleyebilir miyim?” diyemem. O kadar rahat değilim. Olmayayım da. Yoksa değişirim.

Baban sana şarkı yazmadı mı?
İlk kez burada söyleyeyim. Yazdı. Hem de pop ve günümüz ağzıyla...

Babanın sonraki evliliği seni üzdü mü?
Yok. Hiç takılmıyorum. Hatta şimdi babama “Gel sana Brezilya’dan bir abla bulalım” diyorum. Büyüdükçe anlıyorsun; onun kendi hayatı... Ve tilkinin dönüp dolaşıp geleceği yer kürkçü dükkânı. 

Sağlığı nasıl şimdi?
Allah’a şükür her gün daha iyiye gidiyor.

Şarkılarında sık sık sevgiden bahseden İbrahim Bey’den ‘Seni seviyorum’ lafını çok duydun mu?
Evet ama daha çok “Seninle gurur duyuyorum”u duydum. Bu da çok güzel.

Geçmişine dair bir şeyi silmek elinde olsa neyi silerdin?
Babamın vurulma olayını...

Hayattaki kırılma noktan neydi?
Amerika’da yaşadığım dönem. 19 yaşımda okumak için Berkeley’e gidip 16 ay kaldım. İlk kez tek başıma yaşadım. Kendi giysilerimi yıkadım, ütü yaptım, yatak çarşaflarını değiştirdim...

Otoparktaki meşhur dansına gelelim... Arabadan inip birdans ettin ve sosyal medya gündemine yerleştin...
Sevdiğim parça çalarsa her yerde dans ederim. O gün birden Justin Bieber çaldı. Ben de dans etmeye başladım. Yaptığım sahne işi, estetik görünmek önemli. Dans dersi alıyorum. Bazıları “Ne biçim dans ediyorsun” diyor ama takılmıyorum. 

Röportaj için spor salonunda buluştuk. Estetik görünme çalışmaları orada da mı devam ediyor?
Yazın yanında çatal-bıçak olsun. Baklavaları yedireceğim sana!

Etrafımızdaki takım elbiseli adamlar korumaların mı?
Evet, iki tane var.

Neye karşı koruyorlar seni?
Aşırı sevgiden üstüme çullananlar oluyor. Beni de incitebiliyorlar. Sadece onları biraz daha sakinleştirmek amaçlı.

Neler okursun, izlersin?
Şimdi ‘Aleviliğin ABC’si diye bir kitap okuyorum. Amacım daha iyi bilmek. Bilimkurgu filmler izlemeyi seviyorum.

Alevi misin?
Değilim ama yaşam standartlarını, cemevlerini merak ediyorum. (Hürriyet)

Armağan Çağlayan yazdı. "Sırtımda da 'Ez te hezdıkım' yazıyor"

İdo Tatlıses'ten güldüren paylaşım

İdo Tatlıses Engincan'a rakip oluyor!