İki büyülü harf; LV

Türkiye'de Louis Vuitton dendiğinde ilk akla gelen, Akmerkez'de fink atan boyalı saçlı kadınlar oluyor.

Türkiye'de Louis Vuitton dendiğinde ilk akla gelen, Akmerkez'de fink atan boyalı saçlı kadınlar oluyor. Her sezon LV logolu deri ürünlerinden birine sahip olmak için çıldıran kadınlar. Bu çantaların onlara toplumda kademe atlatacağını düşünen kadınlar. Aslında bu kadınlar Louis Vuitton'un ardındaki emekten habersizler. Onu öylece, statü simgesi olarak benimsemişler.
Bir de bu markayı kalitesi ve estetiği için tercih edenler var. Onlar statü kaygısıyla yaşamıyorlar. Bunlar toplumdaki yerlerine dikkat çekmek için bir çantaya ya da ayakkabıya gereksinmeyenler. Bunlar gerçek LV tutkunları.
Türk müşterisi önemli
Louis Vuitton'un varisi Patrick Vuitton'un dediğine göre Türkiye, LV için çok önemli bir pazar. Türk müşteriler sadece İstanbul'da
değil, dünyanın diğer birçok kentindeki LV mağazalarından alışveriş ediyorlar. Markaya adını veren Louis Vuitton, bu işe 1854'te seyahat çantaları yaparak başlamış. Türkler bu konsepte çok da uzak sayılmaz. Serde geleneksellik ve göçebelik var. LV imzasında da.
64 ülkede 274 mağazası bulunan markanın yetkilileri, ülkelerin satış sıralamasını vermemeye özen gösteriyorlar. "Türkiye bizim için önemli," diyorlar; o kadar. Japonya 37 mağazasıyla, şüphesiz marka için kayda değer bir pazar. Fransa'daki LV mağazalarında Japonların birden fazla çanta alamalarının yasaklanması, bu yılın ses getiren konularından biriydi. Bu uygulamanın sebebi, LV ürünlerinin Japonya'da neredeyse iki katına satılmasıymış. Uyanık Japonlar da bu yüzden bavul ticaretinde epey profesyonel olmuşlar.
Patrick Vuitton'a göre kalite, geleneksellik ve yenilik LV markasının esas aldığı anahtar sözcükler. Kültüründe bu sözcükler olan ülkelerde büyük ihtimalle Louis Vuitton'u da bulabiliyorsunuz..
Hazır giyimle gelen yeni imaj
Louis Vuitton, ünlü tasarımcı Marc Jacobs liderliğinde artık hazır giyim kulvarında da koşuyor. Her ne kadar geleneksel müşteriler bu koleksiyonların Louis Vuitton'un klasik çizgisinden uzak olduğunu iddia etseler de, moda çevreleri modern LV bakışını övgüyle karşılıyor. Marka, Paris Moda Haftası kapsamında düzenlediği erkek defilesiyle dünyayı yeni imajıyla tanıştırdı. Sportif siluetlerin göze çarptığı koleksiyon, kamp malzemelerinden esinlenerek tasarlanmış. Pastel lila, mavi ve kahverengi renkleriyse sert görünümlü erkekleri biraz yumuşatacağa benzer.



Otomobil tutkusu
Louis Vuitton Classic Otomobil Sergisi'nin 15'incisi, 28-30 Haziran tarihlerinde Paris Bagatelle Parkı'nda düzenlendi. Kimileri "Çantayla araba ne alaka?" diye sorabilir. Ancak tarihe bakıldığında, araba tutkusunun LV'un üçüncü kuşak varisi George Vuitton'dan geldiği anlaşılıyor. Vuitton, 1894'teki Paris-Rouen yarışına da katılmış. Sonraki yıllarda otomobillerin bagajlarına uygun tasarlanmış bavullardan tutun da piknik sepetlerine, buz kutusuna, yedek lastik ve alet çantasına kadar birçok ürüne LV imzası atılmış. Sergi seyahat temasının bir uzantısı. Anlaşılan bu tema sadece aksesuvarlarda esin kaynağı olmamış. Her yıl düzenlenen bu sergi, otomobil meraklılarını bir araya getiriyor. Bu yılki teması Amerikan
Rüyası olan sergide kategoriler şunlardı:
1. Orijinal Otomobiller (Yapımından bu yana hiçbir parçası değişmemiş otomobiller)
2. Öncü Otomobiller (Yüzyılın başında üretilenler)
3. Altın Çağ (Savaş öncesi lüks dönemde üretilenler)
4. Grand Air ('30, '40 ve '50'li yılların üstü açık büyük otomobilleri)
5. Spor (Savaş öncesi döneme ait spor ve yarış otomobilleri)
6. Grand Prix (Tek ve çift kişilik Grand Prix otomobilleri)
7. Bellisima (Savaş sonrası döneme ait güzel İtalyan otomobilleri)
8. Gezinti Otomobilleri ('50'li ve '60'lı yılların cabrio gezinti ve keyif otomobilleri)
9. Ferrari GTO Serisi
Bunlar dışında bir de yüzleri sadece geleceğe dönük, uzay çağına ait olduğu izlenimini veren konsept arabaları vardı.
Alfa Romeo'dan Cadillac'a, Mercedes'ten BMW'ye ve Peugeot'ya kadar teknoloji harikası dokuz otomobil hem teknik donanımları hem de modern tasarımlarıyla dikkat çekti.