İkimiz bir fidanın...

İkimiz bir fidanın...
İkimiz bir fidanın...
Eğlenceli ve arka planı 'sözde' siyasi göndermelerle bezeli aksiyonlar hoşunuza gidiyorsa 'Zorlu İkili' haftanın en uygun seçeneği. Denzel Washington ve Mark Wahlberg'in sürüklediği yapımda ara rollerde de çok iyi isimler var.
Haber: UĞUR VARDAN / Arşivi

Kusura bakmayın yine meseleyi futbola bağlamak zorundayım: İngilizlerin deyimiyle ‘güzel oyun’un modernist kuramcıları, savunmanın hücumda başladığını söylerler, ki doğrudur. Mesela bugünlerin milletvekili (sahi AKP , “Futbola siyaseti karıştırmayın” diyor da, açıklasın bakalım niye futboldan milletvekili çıkartıyor, hayır ateistler açıklayamıyor da!) Hakan Şükür, böyle bir mantığın ifadesiydi oynadığı dönemlerde. Ama bu savunma bloku asıl olarak birbirini tamamlayan ikililerden oluşurdu; Uche-Högh, Stumpf-Götz, Ulvi-Gökhan, Maldini-Nesta (bu arada Metin-Ali-Metin başka bir dönemin ifadesi!).
Zeki-Metin, Yavru ile Kâtip!
Gelelim meseleyi bağlama noktasına… Sinemada ikililer başlarda komedinin alanıydı: Laurel-Hardy, Jerry Lewis-Dean Martin, Jack Lemmon-Walter Mattheu, Zeki (Alasya)-Metin (Akpınar), Yavru ile Kâtip (Franco Franchi–Ciccio Ingrasia)... Daha sonra bu ikililik hali, yine komediyle taçlandırılan ama daha çok aksiyona hizmet eden bir yapıya büründü. ‘Tango & Cash’ (Sylvester Stallone-Kurt Russell), ‘Bill ve Ted’ (Keanu Reeves-Alex Winter), ‘48 Saat’ (Nick Nolte-Eddie Murhpy), ‘Lethal Weapon’ (Mel Gibson-Danny Glover), ‘Rush Hour’ (Jackie Chan-Chris Tucker), ‘Cazcı Kardeşler’ (Dan Aykroyd-John Belushi) vs...
Bugün gösterime giren (adı üstünde) ‘Zorlu İkili’ (2 Guns), yukarıda kısa özetini sunduğumuz gelişimin son halkası. İzlanda kökenli Baltasar Kormakur’un imzasını taşıyan yapımda aksiyon komediyle atbaşı gidiyor ve arka planda siyasi konjonktürün ve devlet eliyle işlenen günahların ifadesi eğlenceli bir dille perdeye yansıtılıyor.
Önce kısaca öykü diyelim: Aslında bir narkotik şube ajanı, diğeri ise firari deniz piyadesi olan Robert ‘Bobby’ Trench ve Michael ‘Stig’ Stigman, birbirlerinin kimliklerinden habersiz sürdükleri ikili hayatta, bir bankayı soymaya karar verirler. Hedef, ‘çevredeki en güzel gözlemeleri (yani ‘Punch cake’) yapan lokantanın karşısındaki şubedir (böyle bir deyim varmış da). İkilinin derdi, Meksika’da iş yaptıkları ama kendilerine yüz çeviren Papi Greco’yu cezalandırmaktır. Çünkü Greco ‘kirli’ parasının bir bölümünü söz konusu bankaya yatırmaktadır. Lakin ‘Üç milyon dolar’ olarak hayal ettikleri para, banka soygunu sonucunda 43 milyon dolara çıkar, üstelik bu meb -
laının hangisi Greco’nundur, seri numaraları üzerinden anlayamazlar. Lakin asıl problem paranın peşine düşenlerdir. ‘İkili’ önce yollarını ayırmak zorunda kalır, sonra yeniden birleşerek ortak düşmana karşı mücadeleye girişir…
Peckinpah’a selam olsun
İstanbul Film Festivali izleyicisinin özellikle İzlanda dönemi macerasını yakinen takip ettiği Kormakur, artık Amerikan ellerinde film çeviriyor. ‘Yeni dünya ’daki macerası, eski günlerini aratsa da ‘Zorlu İkili’, bence üzerine düşenleri fazlasıyla yerine getiren bir çalışma olmuş. Özellikle ‘Brotherhood’ adlı TV dizisiyle adını duyuran ‘Blake Masters’ın kaleme aldığı senaryo, gayet iyi bir olay örgüsüne ve zincirleme gelişmelere dayalı. Kahramanların sürekli konumlarını yeniden tanımladıkları, kimin kimin tarafında olduğunun zaman zaman flulaştığı, gelgitlerin çokça yaşandığı ve temel olarak sırtını komediye dayayan ‘Zorlu İkili’, bence sınıfı en azından gidiş yolundan aldığı notla geçiyor.
Filmin başındaki lokantadaki muhabbet bölümü, bende ‘Pulp Fiction’daki ‘Pumpkin and Honey Bunny’ sahnelerini çağrıştırdı. Ama sadece çağrıştırdı. Çantadaki kelle ve etrafındaki sinekler bölümü ise istisnasız Peckinpah’ın ‘Bana Onun Kellesini Getirin’e göndermeydi, ondan eminim… Nitekim filmin geneline sinen sulandırılmış ‘maço’ bakış açısının da Peckinpah’dan izler taşıdığını söylemek mümkün. Filmin ‘politically correct’ cephesinden belki de tek itiraz edilecek yanı buydu, yeni gelmişken hatırlatayım.
Olmos ve Paxton bir harika
Performanslara gelince Denzel Washington benzer bir role ‘Training Day’de soyunmuş ve ‘En iyi erkek oyuncu’ dalında Oscar almıştı. Dolayısıyla burada da fazla bir çaba göstermeden bilinen yeteneklerini sıralıyor. Daha önce Kormakur’la ‘Contraband’da da çalışan partneri Mark Wahlberg ise artık bu tür filmlerin aranılan ismi. Birkaç hafta önce ‘Pain & Gain’le de karşımıza gelen Wahlberg, benim için son dönemlerdeki en önemli işi ‘Ted’di, belirtmeden geçemeyeceğim. ‘Zorlu İkili’nin diğer öne çıkan isimleri ise Meksila emektar uyuşturucu kartel yöneticisi Papi Greco’da Edward James Olmos, CIA şefi Earl’de Bill Paxton ve ikili oynayan norkotik büro ajanı Deb’de Paula Patton’dı. Yalnız aralarında şöyle bir fark vardı; Olmos ve Paxton oyunculuk güçleriyle, Patton da güzelliğiyle dikkat çekiyorlardı!
Sonuç? Bu tür eğlenceli ve arka planı ‘sözde’ siyasi göndermelerle bezeli aksiyonlar hoşunuza gidiyorsa ‘Zorlu İkili’ uygun bir seçenektir derim...