'İkinci şans' iyimserliği

'İkinci şans' iyimserliği
'İkinci şans' iyimserliği
Utku Çelik'in tek mekâna hapsolmuş ilk filmi 'Mavi Adam', tek tek ele alındığında önemli cümleler sarf ediyor ama bunları bütüne hizmet edecek biçimde bir araya getiremiyor.
Haber: MURAT ÖZER / Arşivi

Tek mekâna sıkışmış hikâyelerin beyazperdede zordur işleri. Hareket alanı alabildiğine sınırlı olduğu için özellikle diyalogların önemi ortaya çıkar bu gibi durumlarda. ‘Bir yere gitmeyen’ bütün diyaloglar boşlukta sallanır ve hikâyenin takibini zorlaştırıcı işlevler üstlenirler. Utku Çelik’in ilk uzun metrajlı filmi ‘Mavi Adam’ da benzer bir sıkıntıyla karşı karşıya kalıyor ve diyaloglarının yetersizliği nedeniyle ‘anlam’ konusunda etkisiz bir noktaya savruluyor.
2005’te Irak’ta geçen bir hikâye anlatmaya sıvanıyor ‘Mavi Adam’, İngiliz gazeteci John F. Burns’ün makalesinden yola çıkarak. Bir evin bodrumunda yatağa kelepçeli olarak uyanan (Testere/Saw) Kanadalı arkeolog Kevin ve yatakta kaderini bekleyen hamile Sarina’nın dünyasına çekiliyoruz bu hikâyede. Toplu mezarları araştıran Kevin, düzenlenen saldırı sonrası yakalanmış ve bu bodruma hapsedilmiştir. Sarina’nın amcası Mahaz ve onun oğlu Wahid’dir bu durumun sorumluları ama onların pozisyonu da soru işaretleriyle doludur...
Tek tek ele alındığında önemli cümleler sarf ettiğini söyleyebileceğimiz ‘Mavi Adam’, ne yazık ki bu cümleleri bütüne hizmet edecek biçimde yansıtamıyor perdeye. ‘İkinci şans’ meselesine bağladığı hikâyede hem Saddam Hüseyin’in hem de ülkeyi işgal eden Amerikalıların karşısında durduğunu söyleyen film , iki ‘kötü’ arasında kalanların bakışının sözcülüğüne soyunuyor. Ancak burada da örneğin ‘Son Kalan’dakine (Lone Survivor) benzer bir oryantalizmin tuzağına düşüyor, iyi ile kötüyü keskin çizgilerle ayırarak her şeyi netleştirmeye çalışıyor. Baktığı açıdan görünenlerin ‘ezilen halk’ meselesine tutunduğunu söylemek zor, daha çok “Bu ABD ’siz olmaz!” demeye getiriyor sanki, her ne kadar başkahramanı Kanadalı olsa da. Onun “Ben Amerikalı değilim!” haykırışları da durumu özetliyor aslında. Finalde iyice açığa çıkan filmin ‘uzlaşmacı’ tavrının inandırıcılıktan uzak olduğunu da belirtelim bu arada...


    ETİKETLER:

    ABD

    ,

    Irak

    ,

    Survivor

    ,

    hamile

    ,

    Mavi

    ,

    Gazeteci

    ,

    saldırı

    ,

    film

    ,

    ,

    şans

    ,

    hizmet

    ,

    Uzak

    ,

    Karşı