İktidar yolu dumanlı

Afganistan harekâtının en hararetli döneminde, tüm o kargaşanın içinde dikkate değer bir nokta, Kuzey İttifakı askerlerinin...

Afganistan harekâtının en hararetli döneminde, tüm o kargaşanın içinde dikkate değer bir nokta, Kuzey İttifakı askerlerinin Taliban karşısındaki gariban görüntüsüydü. Onlar Sovyet malı Ural kamyonlarıyla yolculuk ediyorlar, Taliban Birleşik Arap Emirlikleri'nden ithal Toyota cipleri kullanıyor. Onlar pusula ya da yıldızları kullanıyorlar, Taliban'ın GPS'si var. Onlar özel ulak çıkarıyor, Taliban tam teçhizatlı telsiz ağını çoktan kurmuş bile. Kuzey İttifakı'nın emektar Kalaşnikofları tek tek elden geçirilip onarılıyor, mitralyözler yağlanıyor, oysa Taliban'ın böyle bir şeye ihtiyacı pek yok. Kuzey İttifakı askerleri Taliban'ın tanklarını ve uzun menzilli toplarını uzaklardan seçebiliyor. Bu tabloda zengin ve güçlü olan taraf tabii ki Taliban. Peki bu değirmenin suyu nereden geliyor? Bu sorunun yanıtı elbette yeni Afgan yönetimi için önemli. Afganistan tüm dünyada uyuşturucu üretimi ve dağıtımı konusunda kilit ülke ve bu tip maddelerin ticareti, ekonominin belkemiğini oluşturuyor. Kısaca iktidara giden yol, afyon tarlalarından geçiyor.
Afyon vergisi
Aradaki 'refah' farkının oluşmasında kuşkusuz
dönemin mücahitlerini Ruslara karşı destekleyen Amerika, Pakistan ve Suudi Arabistan'ın büyük rolü var. Ama Afganistan'da gücü belirleyen bir diğer önemli unsur da uyuşturucu trafiğinin kontrolü. 1998 ile 1999 yılları arasında, yani Taliban'ın giderek güçlendiği dönemde Ghani Khel, Sangin ve Musa Kala pazarlarında satılan afyon miktarının neredeyse yüzde 70 oranında arttığı verilerle sabit. 2 bin 700 tonluk pazar 4 bin 600 tona büyüyor. Bu rakam tüm dünyadaki afyon pazarının yüzde 75'i demek.
Afganistan'daki ekimlerin yüzde 96'sı eski Taliban topraklarında gerçekleşiyor. Hem Kuzey İttifakı hem de Taliban bu alanlar üzerinde iki türlü vergi uygulaması yapıyor. Aşar (öşür) denilen ve çiftçilerden toplanan yüzde 10'luk bir vergi ve zekât denilen ve tüm trafikte dönen maldan alınan 20 oranındaki pay. Kabaca bir hesap yapıldığında
tüm bu yüzdelerin anlamı, yalnızca Kâbil çevresinde yılda yaklaşık 30 milyon dolarlık bir uyuşturucu parasının döndüğü. Afyon, Afganistan'dan Tacikistan'a geçtiğinde değeri 80 milyon dolara yükseliyor. Oradan da Avrupa ve ABD'ye katlanarak devam ediyor.
Yasak ama...
2000 yılı temmuz ayında Taliban'ın dini lideri Molla Muhammed Ömer, bir fetvayla afyon ekimini yasakladı. Diplomatik bir iyi niyet ve uluslararası topluma açılma arzusu olarak tercüme edilen bu yasağın, uyuşturucu ticareti üzerinde en ufak bir etkisi olmadı. Çünkü fetva, kullanım, bulundurma ve satışı değil, sadece üretimi yasaklıyordu. Önceki yılların mahsullerinden oluşan stok, Tacikistan ve Özbekistan sınırındaki yüzlerce
depoda tutuluyordu ve bunun erimesi için yıllar geçmesi gerekiyordu. Depoların kontrolü yerel liderler, Taliban'ın sınır memurları ve ittifak askerlerinde bulunuyordu. Kuzey İttifakı'nın merkezi Feyzabad'da şu anda 3 ton eroin ve 4 ton kadar da afyon olduğu sanılıyor. Taliban'ın Kâbil ve çevresinde önceden kontrol ettiği Emam Sahib (400 kg. eroin, 800 kg. afyon), Kunduz (2 ton eroin ile 2.5 ton afyon) ve Taloqan'da (2 ton eroin ve 3 ton afyon) bulunan uyuşturucuların kontrolü, Afganistan'ın kontrolüyle aynı öneme sahip. Afganistan çapındaki uyuşturucu profiline bakıldığında, bu yıl içinde Batı'ya yollanacak eroin miktarı 230 ton civarında. Bu rakam Avrupa ve ABD'nin yıllık ihtiyacının iki katı.
Son yıllarda İran ve Pakistan'ın sınır güvenlik önlemlerini artırmasıyla trafiğin Orta Asya'ya kaydığı biliniyor. Türkmenistan, Özbekistan, Tacikistan, Kırgızistan gibi ülkelere çıkarılan uyuşturucu, Kafkaslar, Rusya Balkanlar ve Türkiye üzerinden geçerek Avrupa'ya ulaşıyor.
Afganistan'dan yurtdışına çıkan uyuşturucunun
yüzde 60'ı Tacikistan'ın Moskowski ve Pyanj kentlerinden karayoluyla geçiriliyor. Sınıra yakın olan Kunduz ve Taloqan'daki depolardan hareket eden arabalar, sınırı geçtikten sonra ilk durak olarak bu iki noktaya uğruyor. Uyuşturucunun kalan yüzde 40'lık bölümü ise eşeklerin sırtında Feyzabad'dan Pamir dağlık bölgesine çıkarılıyor. Pamirler üzerinden Bişkek ve Murgab'da el değiştiren kargo, Çeçen mafyasının kontrolünde Kafkaslar üzerinden Avrupa yolculuğuna çıkıyor.
Eroin sektörü
Tacikistan'ın başkenti Duşanbe'de uyuşturucu kontrol merkezinin başında bulunan general Rüstem Nazarov'un ele geçirdiği paketler arasında, üzerinde üretildiği bölge, laboratuvar ve depo ismi de yazılı olan ve malın saflık derecesini gösteren künyelerin yer aldığı eroin paketleri bulunuyor. Tabii tüm bunların yanında 'Müslümanlar tarafından kullanımı yasaktır' ibaresi de unutulmamış. Yani son derece profesyonel bir sektör söz konusu. Birleşmiş Milletler Uyuşturucu Kontrol ve Suçları Önleme Ofisi (Office For Drug Control and Crime Prevention, UNDCP) Tacikistan sorumlusu Roberto Arbitrio, Moskowski şehrinde, Tacikistan'ın iç bölgelerine ve Kırgızistan'a gitmek üzere hazır bekleyen çok büyük miktarda saf eroin olduğunu söylüyor: "Bu yolu izleyen hammadde Özbekistan'da, buradaki İslami Hareket'e ait laboratuvarlarda işleniyor."
Bu kadar farklı kaynaklardan gelen ve iki anayolla Afganistan dışına çıkan eroin ve afyon, Afganistan için hayati bir önem taşıyor. Zira bu coğrafyaya hâkim olmak için bu dev çarkı da yönetmek şart.
(Derleyen: Mehmet Tez)