'İlk albümde best of çıkmış; yapabileceğim bir şey yok'

'İlk albümde best of çıkmış; yapabileceğim bir şey yok'
'İlk albümde best of çıkmış; yapabileceğim bir şey yok'

FOTOĞRAF: MUHSİN AKGÜN

90'larda patlayan popun en temiz yüzlüsü, en dokunaklı sesiydi. Zaten o dönemden 'Med Cezir', sonra yaptığı her yeni işin ölçülüp karşılaştırıldığı bir cetvele döndü. Levent Yüksel, dünyanın akımına uydu, kasımda çıkacak yeni albümünden tadımlık bir single'ı görücüye çıkardı
Haber: BAHAR ÇUHADAR - bahar.cuhadar@radikal.com.tr / Arşivi

Tam bir sene önce, Levent Yüksel ile o zamanki söyleşinin konusu Sıfır KM üyeleri Volkan Öktem ve Ant Şimşek’in de bulunduğu bir masada buluşmuş, rock gruplarını ve albümlerini konuşmuştuk. Bu sefer kasımda çıkarmayı planladığı yeni, solo ve pop albümünün ön sunumu, taze çıkmış ‘single’ı ‘Aşk Mümkün müdür Hâlâ?’ buluşturdu bizi. Parçanın soruları Murathan Mungan’dan geliyor. Albümde Sezen Aksu havası da esecek. ‘Hangimiz’ ve ‘Aşk Mümkün müdür Hâlâ?’ aramızda, gerisi kasımda... 

Geçtiğimiz sene Sıfır KM’yi konuşmuştuk. Neler oldu bu arada?
Stüdyodaydım. Sezen’le çalışmaya başladık. Baktım uzuyor. Dört sene ara vermiştim, bir şeyler yaptığımı göstermek istedim. Single çıktı. ‘Aşk Mümkün müdür Hâlâ?’yı üstat Murathan Mungan yazdı. Zaten hayrandık... 

Tanışır mıydınız?
Yok, tanışmıyorduk. Şarkı sözü yazıp bir sürü insana verdiğini biliyordum. İnanılmaz; adama duyduğum saygı arttı. 

Şiirlerini okur muydunuz?
Evet, evet... Şarkıyı dinledim, “Kimin bu” dedim, “Murathan Mungan’ın” dediler. “Allah!” oldum.

Şarkı sizin için yapılmadı yani?
Yok, hazırdı şarkı. Baktım, ‘Beste: Taner Ayan’ diyor. Dört sene önce bir dizi film için yaptıkları besteymiş. Bir de beş sene önce Habil’den (Ceylan) bir CD gelmişti. Sözler yazılmış, beste alâkasız. “Sözler çok güzel ama yeniden bestelesem olur mu?“ dedim. “Olur” dedi. Kapattım telefonu, beş yıl sonra aradım. ‘Hangimiz’ de böyle çıktı. 

Albümün devamı nasıl olacak?
Halil Koçak’ın şarkısı, Soner Sarıkabadayı’nın bir bestesi var. Sezen’den üç parça olacak.  

Artık eğilim, single yapmak. Siz de bu yüzden mi yaptınız?
Dünyadaki akım da bu. İnsanlar önce single yapıyor sonra onun klibi çıkıyor. Single çıkara çıkara 10 şarkıyı tamamlıyorlar. 10 şarkının 10’u da hit oluyor. Bizde komple albüm yapıyorsun, kaç klip çektiysen o kadar şarkın biliniyor. Artık herkes single’ı benimsemiş durumda. Satışlar da iyi gitmiyor. İlk albümüm 1 milyon satmıştı. Şimdi 20 bin satanı kırmızı halılarla karşılıyorlar. 

Türkiye’de pop, sizin de çıkış yaptığınız 90’larda patladı, sonra asla o hareketi yakalayamadı. İsmini duymadığımız sayısız popçu ve albüm var ama ortada kalıcı bir şey yok. 
Aynı konudan ben de şikayetçiyim. Ama yapacak bir şey yok. 70’lerde, 80’lerde arabesk modası vardı. 90’larda pop müzik iyice tavan yaptı. Şimdilerde arabeske dönüş var. Bir de bizim pop müziğimiz her cinsten müziği barındıran bir şey. Arabesk de var, halk müziği de, Türk Sanat Müziği de... Artık popçuyum demeye dilim varmıyor benim (Gülüyor)... Günlük konuşmada 450 kelimeden oluşan bir Türkçemiz var; o da ancak zorladığında 450. Bana sorsan, 150 kelimeyle konuşuyorum. Ne yaparsan yap, bakıyorsun onun şarkısında var o laf. Hit çıkartmak çok zor. 

Siz zorlanıyor musunuz?
Ben şahsen zorlanmıyorum. Zorluğu, beste yaparken yaşıyorum. İnsanlara dinletebilme aşamasına getirmek için çok uğraşıyorum. Şuna benziyormuş, buna benziyormuş... Hiç kimseye benzeyemez çünkü Türkçe müzik dinleyemiyorum. Dinlediklerim belli; MFÖ, Bülent Ortaçgil... Sezen Aksu bile dinleyemiyorum! (gülüyor)

Eski Sezen Aksu’ları da mı dinleyemiyorsunuz?
Artık dinleyemiyorum. Onu takip edemiyorum. Dolayısıyla, direkt kendimle yarışmak durumundayım. 

Takip etmek gerekmiyor mu?
Tabii ki... Ama Sezen’e sorardım, “Yeni şarkılar yapılıyor, hiç dinlemiyorsun. Dinler insan, ne yapmışlar diye...” İstemezdi. Zaman içinde ona uyum sağladım, herhalde. 

‘İş çıkmaz bunlardan’ diye mi?
Yok, hayır. Dinleyemiyorum çünkü kulağım kirleniyor. Bu dönemle ilgili değil.

‘Med Cezir’in üzerine sizden de “İşte budur” dediğim şarkı, albüm yok...
O dönem beş popçuyduk. Şu anda 500 bin... Televizyon modası, klip, CD yoktu. Şimdi çıktığı an MP3 şekline geliyor ve sonra uçuyor. Önemli olan dinlenmek.

Kendi kendinize “Niye olmadı?” dediğiniz oluyor mu?
Katiyen öyle bir şey yok. Sting bir albüm yapıyor. Seneler sonra, “Şu albüm ne güzeldi” diye dinliyorsun. Yeni yaptıklarıyla kıyaslamıyorsun. Bizim insanımızda şöyle bir şey var; ‘Bak bu çocuk çok kaliteli. Magazinsel takılmıyor... Bu çocuğu dinleyin’ falan... Sonra da “Med-Cezir’i aratmayacak albüm yapamadın, Levent!” E, zaten o albümü ben yapmışım. (Gülüyor) Yıllar geçmiş, hâlâ o şarkıyı istiyorlar, zevkle söylüyorum. İnsanın kendisiyle kıyaslanması enterasan. Aynı şeyi yapmaya kalktığınızda, ki bu hataya çok düştüm, insanlar “A, aynı ‘Med Cezir’ gibi ama hiç beğenmedik” diyor. Farklı bir şey yapmaya çalışıyorsun, “Ama ‘Med Cezir’le hiç alakası yok ki...” deniyor. Tamam, ilk albümde ‘best of’ çıkmış ama yapabileceğim bir şey yok buna. 

‘Üvey dedemdi, süper babaydı’
Kısa süre önce babanızı kaybettiniz. Toparlayabildiniz mi?
Babalar Günü’nde aramak istemiştim ancak ablam acı haberi verdi... İki senedir alzheimer’dı. En son geçen yıl bu zamanlar uğramıştım. Alzheimer olsa da sanki gelmeme çok sevinmişti. Neşelenmişti, beni tanıdı.  

Kaç yaşındaydı?
90 yaşına gelmişti. İki senedir ayağa kaldıramıyorduk. Ablamla, ‘Kurtuldu’ diye avunmuyoruz. Çok dağıldım, hakikatten çok kötü oldum. .

İyi baba-oğullardan mıydınız?
Çok iyiydi, süper baba... Haberi aldığım anda ağlamaya başladım, iki gün, üç gün susturamadılar. Sonra bir tatil yaptım, şimdi iyiyim. 

Biyolojik babanız değildi...
Değil, ama biyolojik babamdan on kat fazla babalık yapmış bir adam.

Biyolojik babanız olmadığını öğrendiğinizde bir kırılma hissettiğinizi hatırlıyor musunuz?
Hayır, hiçbir şey değişmedi. Yani o benim babam değil, aslına bakarsan o benim üvey dedemdi üstelik. Dedem bile değil. ‘Anne’ dediğim biyolojik anneannemin, diğer eşi. Hiç kan bağımız yok. Ama o beni süper sevdi, ben onu daha çok sevdim. Aslında çok sert adamdı. Benimle hayatı değişmiş.  

Müzisyen olmaya karar verince ne tepki verdi?
Bir gün tutturdum, “Baba bana bağlama al” diye. 12 yaşında mı neyim... Gitar çalıyordum, bağlamaya merak sardım. Başının etini yedim. “Gel, alalım” dedi. Müzikle çok iç içeydi. “Müzisyen olacağım” dediğinde, “Çalgıcı mı olacaksın?” derlerdi direkt. Olan sanatçı olmuş ama sen öyle olamazsın, durumundalar. Liseyi bitirmek için çalışıyorum, bir yandan Antalya’daki tek beş yıldızlı otelde çalıyorum. Süper de para kazanıyorum ama aynı anda okul yürümüyor. Sonunda “Konservatuvara gideyim” dedim. Girdim, rahatladılar. Albüm çıkmadan annemi kaybettim, o dinleyemedi ama babam yıllarca dinledi. 

Sizde var mı baba olma isteği?
Var; var ama onun için uygun bir kadın lazım... Bir kız var şu anda hayatımda. Niyet de var...